Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Afyon Turistik Yerler
18 Mayıs 2009

Müzeler

1-Arkeoloji Müzesi
Adresi : Konya Yolu Üzeri AFYON
Telefon : 0-272-215 11 91
Fax : 0-272-213 39 75

Bölgedeki 40 kadar höyük, 20 kadar antik şehirden derlenen eserlerle, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Hellenistik,Roma ve Bizans devrine ait kazı çalışmaları sonucu bulunan eserleri sergilemektedir. Ayrıca müzenin bahçesinde Herakles, İmparator Hadrion tipi kolossal(büyük) heykeller, İon, korinth tipi sütun başlıkları, üzerleri yazıtlı veya kabartmalı ve bölgenin tipik eserleri arasında olan “Kapı Tipi Mezar Stelleri”, pişmiş toprak lahidler ve çeşitli mimari eserler sergilenmektedir.

Afyon Arkeoloji Müzesi Pazartesi hariç haftanın altı günü saat 8.30-12.00 13.00-17.30 arası ziyarete açıktır. Müzenin içerisinde fotoğraf çekimi yasak olmakla beraber bahçesinde serbesttir.

2-Zafer Müzesi (Başkomutan Tarihi Milli Park Müdürlüğü):
Adresi : Anıtpark Karşısı, Hükümet Konağı Yanı Afyon
Telefon : 0-272- 212 09 16

1913-1914 yıllarında yapılmıştır. Zemin katta 10 oda, 1 toplantı salonu ve sahnesi, üst katta 9 oda ve sergi salonu vardır. Başkomutan Meydan Muharebesinin planlandığı ve taarruz emrinin verildiği yerdir. Zafer Müzesinde, Başkomutan savaşı ile ilgili bilgi verilmesinin yanında, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa ve Batı Cephesi Harekat Şube Müdürü Tevfik Bıyıkoğlu anısına, kaldıkları odalar düzenlenmiştir.

Zafer Müzesi Hafta içi mesai saatleri içerisinde gezilebilir.

Afyonkarahisar Müzesi Müdürlüğü

Cumhuriyet’in kuruluşunun ilk yıllarında Afyon’da kurulan Asar-ı Atika Muhipleri Cemiyeti’nin çabaları sonucunda, Gedik Ahmet Paşa Medresesi (Taş Medrese), çevredeki eski eserlerin toplandığı bir depo haline getirilmeye başlanmıştır.

Cemiyetin Başkanı olan Öğretmen Süleyman Gönçer, 1931 yılında resmi müze deposu haline getirilen medreseye memur olarak atanmıştır. Aynı zamanda Halkevlerinin Müzecilik ve Sergi Kolu Başkanı da olan Süleyman Bey, resmi kuruluşların ve Halkevinin de desteğiyle depoyu zenginleştirmiştir. 1933 yılında Müze Müdürlüğü haline gelen müze Cumhuriyetimizin 10. yılında resmen açılmış ve başına Süleyman Bey getirilmiştir.

1933 yılından 1970 yılına kadar karma müze olarak hizmet veren Afyon Müzesi, 1971 yılında Müze Müdürlüğü ve Arkeoloji Müzesi’nin bulunduğu yeni binasına taşınmıştır.

1971 yılından itibaren etnografik özellikli taş eserlerin deposu durumunda bırakılan Gedik Ahmet Paşa Medresesi, 1978 yılında başlatılan ve 1994 yılına kadar süren onarımı, teşhir ve tanzimi sonucu 1995 yılında Türk İslam Eserleri Müzesi olarak ziyarete açılmış, ancak binadaki giderilemeyen yoğun rutubetin eserlere zarar vermesi nedeniyle, 1996 yılında kapatılarak eserler Müdürlük bünyesindeki depoya alınmıştır. Burada yeniden teşhir ve tanzimi yapılacaktır.

Arkeoloji Müzesi, oldukça zengin bir koleksiyona sahiptir. Burada Eski Tunç, Hitit, Frig, Lidya, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait önemli eserler yer almaktadır. Bunlar arasında mermer heykelleri, şehir sikkeleri, Kusura kazısı buluntuları, Hitit ve ana tanrıça heykel ve figürleri de vardır.

Müze Müdürlüğünde;

Arkeolojik Eser: 13.276 Adet

Etnoğrafik Eser: 4484 Adet

Sikke: 26. 564 Adet

Arşiv Vesikası: 26 Adet

El Yazması Kitap: 33 Adet

TOPLAM: 44.383 Adet

Adres: Kurtuluş Cad. Afyon
Tel: (272) 215 11 91

ZAFER MÜZESİ

(Başkomutan Tarihi Milli Park Müdürlüğü Zafer Müzesi)

Afyonkarahisar’ın, şehir merkezinde “Zafer Anıtı” ile Afyonkarahisar Kalesi’nin karşısında mutenâ bir mevkide yer alır. 1915-1920 Cumhuriyet öncesi Saitoğlu Mehmet Sait Efendi tarafından iki katlı olarak yaptırılmıştır. Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin planlandığı ve taarruz emrinin verildiği yerdir. Bina genel hatları ile neo-klasik özellik taşımaktadır. Plan itibariyle de tipik Anadolu evleri tarzında (orta hayat denilen büyük bir sofa, yanlarında bu sofaya açılan odalar) olduğu görülür. Zemin kat (10 oda, 1 toplantı salonu ve sahnesi) ve üst kattan (9 oda ve sergi salonu) oluşan müzede hem Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile ilgili bilgi verilmekte hem de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa ve Batı Cephesi Harekât Şube Müdürü Tevfik Bıyıkoğlu anısına düzenlenen odalar sergilenmektedir.

Şimdiki Belediye binasının yapıldığı 1930′lu yıllara kadar “Afyon Belediye Binası” olarak hizmete devam etmiştir. Daha sonra yeni Belediye binasının tamamlanması ile bina “Emniyet Müdürlüğü’ne” tahsis edilmiştir.

Bina, 1985 yılında Milli Emlak Müdürlüğü’nce “Zafer Müzesi” olmak üzere, Başkomutan Tarihi Milli Park Müdürlüğü’ne tahsis edilmiş, Müdürlüğümüz ise binayı 11.09.1986 tarihinde teslim almıştır. 1992 yılında Müdürlüğümüz bu binaya taşınmıştır.

Dekorasyon ve düzenleme çalışmalarının devam ettiği bu binanın önemi, tüm ulusun ölüm-kalım mücadelesi verdiği bir döneme (1919-1922) ait olmasından, 27 Ağustos 1922′de Afyon Karahisar’ın düşman işgalinden kurtuluşunu müteakip, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Garp Cephesi Komutanı İsmet İnönü, Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa ve Garp Cephesi Hareket Şube Müdürü Tevfik Bıyıklıoğlu’nun bu tarihi binada kalmalarından ve burayı karargâh olarak kullanmalarından ileri gelmektedir.

Müze Tel : (+90-272) 212 09 16
Ziyarete açık saatler : 08.30-12.00 ve 13.00-17.30 arası
Ziyarete açık günler : Pazartesi hariç her gün

Bolvadin Müzesi

Afyon İli’nin 60 km. doğusunda yer alan Bolvadin İlçe merkezinde yer almaktadır. Belediye sineması olarak yapılan ve daha sonra Belediye Kültür Merkezi olarak kullanılan bina, 1987 yılında Bolvadin Belediye Meclisi’nin aldığı bir kararla Belediye Müzesi şeklinde düzenlenerek hizmete açılmıştır.

Daha önceleri Afyon Müze Müdürlüğü denetiminde Bolvadin Lise Müdürü Muharrem Bayer tarafından lise bahçesinde toplanan arkeolojik eserler, müzenin nüvesini oluşturmuştur. Daha sonra çevreden toplanan arkeolojik ve etnografik eserlerle ve Afyon Müze Müdürlüğü’nden gönderilen eserlerle çok güzel karma bir müze oluşturulmuştur.

Bolvadin Belediye Müzesi bahçe ve bina teşhirinde Eski Tunç Çağı, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait taşınabilir kültür varlıkları yanında yöresel gelenek ve göreneklerimizi yansıtan etnografik malzemeler sergilenmektedir. Ayrıca Bolvadin İlçesine özgün haşhaş üretimi ve kullanımı ile Eber Gölü yöresindeki kamıştan yapılma hasır işçiliğini, fotoğraf malzemeleri ile birlikte müzede görmek mümkündür.

Bolvadin Belediye Müzesi bünyesinde bulunan 200 kişilik konferans salonu da kültürel etkinliklerin kutlandığı vazgeçilmez bir mekân olarak hizmet vermektedir.

Frig Vadisi

M.Ö. 3000-2000 yıllarını kapsayan Eski Tunç döneminden başlayarak günümüze kadar hüküm süren uygarlıklar içerisinde Frigler ayrı ve özgün bir yere sahiptir. Hititlerin M.Ö. 1700’den başlayarak 500 yıl süren egemenliklerinin ardından M.Ö. 1200 yıllarında parçalandıkları sırada, Anadolu’ya batıdan gelen ve sonradan adlarına Frig denilen bir kavim göçü başlamıştır. Bu göçler sırasında Anadolu, 400 yıl süren karanlık bir dönemin ardından M.Ö. 8. yüzyılın II. yarısında (M.Ö. 750) Friglerin siyasi üstünlük elde etmeleri ile aydınlanmış ve Frigler efsanevi kralları Midas döneminde güçlü bir devlet konumuna gelmişlerdir. Afyonkarahisar bölgesi de Friglerle bu dönemde tanışmış olmalıdır. Hititler gibi Anadolululaşan ve Afyonkarahisar-Eskişehir-Kütahya illerinin birleştiği bölgede özgün bir kültür oluşturan Frigler bu bölgede kült mezar ve mezar anıtları biçiminde, büyük boy kaya blokları üzerine işlenmiş Ana Tanrıça Kübele kültüne ait tapınak cepheleri ile yine Ana Tanrıça Kübele kültüne ait aslan kabartmalarıyla dünyanın en ilginç ve en değerli eserlerinin yaratılmasını sağlamışlardır. Özellikle Afyonkarahisar’ın kuzeyinde bulunan Göynüş Vadisi ve Döğer Bölgesi’nde bulunan Aslantaş, Yılantaş, Matlaş, Kapıkaya I ve Kapıkaya II gibi dünyada eşi bulunmayan Frig Kaya Anıtları bunların başlıcalarıdır. Frigler M.Ö. 6. yüzyıl sonlarından itibaren siyasi üstünlüğü yitirmiş olmalarına rağmen Afyonkarahisar ve çevresinde Frig kültürü, dini, mitolojisi yüzlerce yıl daha devam etmiş, bölgede bin yıl Frig dili konuşulmuştur.

Dünyada eşi bulunmayan kaya anıtlarını yapan Friglerin ardından bölgede hüküm süren Roma ve Bizans dönemlerinde de Şifalı Frigya topraklarında tüf kaya kütleleri insan eliyle oyularak, günümüze kadar ulaşan Metropolis, Bin İnler, İnpazarcık, Ornaş gibi yerleşim birimleri, Avdalaz, Demirli, Bayramaliler, Asar Kale gibi savunma mekânları, Selimiye, Alanören, Devrent, Elicek gibi mezar odaları, Kırkinler gibi dini mekânlar, Yedikapılar gibi yer altı yerleşimleri meydana getirilmiştir.

İhsaniye/Döğer Örenyeri

İhsaniye ilçesine 12 km. uzaklıktaki Döğer kasabası Frigler döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Aslankaya, Kapıkaya I ve II, Tanrıça Kübele adına yapılmış açık hava tapınağı özelliğinde M.Ö.7. yüzyılda yapılmış kaya anıtları ile Asar ve Eski Döğer’de Frig yerleşim yerleri vardır.

Roma ve Bizans dönemine ait kaya yerleşim ve mezar odaları ile kiliseler, çevrede oldukça çok görülmektedir. Sulu İn, Memeç, Alaca Asma, Urumkuş I ve II (Karamusa), Nallıhan ve Kırkmerdiven kayalıkları belli başlı olanlarıdır

Kapıkaya I

İhsaniye ilçesine bağlı Döğer kasabasından Leğen köyüne giden yol üzerindedir. M.Ö. 7. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Tek parça bir kayanın doğu yüzü ve yanları kesilerek sade ve üçgen çatılı bir tapınak cephesi yapılmıştır. Cephenin alt ortasındaki niş içinde, ayakta durur vaziyette tanrıça Kübele, kabartma olarak işlenmiştir. Kabartmanın altına dört basamak merdiven yapılmıştır.

Kapıkaya II

İkinci Kapıkaya aynı bölgede Emre Gölü kıyısından Üçlerkayası köyüne doğru uzanan kayaların arasındadır. Üst başı erimiş bir kaya parçasının batı yüzü kesilerek yapılmış ahşap bir tapınak benzetmesidir. Kayanın yapısı gevşek olduğu için üstteki üçgen çatı bölümü erimiştir. Ön yüzde süslü iki bölüm arasında bir niş açılmış, içine tanrıça Kübele’nin ayakta kabartması yapılmıştır. Anıtın önünde dinî törenler için bir sahanlık vardır. M.Ö.7. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Aslankaya

İhsaniye ilçesi, Döğer kasabası, Emre Gölü kıyısındadır.

Aslankaya, yüksek bir kayanın güney yüzü, dikey kesilmiş üçgen çatılı bir tapınak cephesidir. Üçgen çatının kiriş boşluklarında karşılıklı iki sfenks (insan başlı kanatlı aslan), ana cephede niş içinde iki aslan arasında Kübele bulunmaktadır. Ana cephe, geometrik desenli kabartmalarla süslüdür.

Anıtın iki yan yüzleri de kesilmiş, kuzey yanına kükremiş ve iki ayağı üzerine şaha kalkmış bir aslan yapılmıştır. M.Ö. 7. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

İhsaniye/Kayıhan Kasabası Göynüş Vadisi Örenyeri

Afyonkarahisar-Eskişehir karayolunun 32.km’den 1,5 km batıya dönülerek ulaşılan bir vadi içinde Göynüş Kalesi, üzerinde aslan kabartmaları bulunan Aslantaş ve Yılantaş mezar odaları ile Kübele açık hava tapınağı olan Maltaş ile Kumcaboğazı bulunmaktadır.

Aslantaş: Ön yüzüne bir kapı boşluğu açılarak mezar odası oyulmuş kapı boşluğunun her iki yanında kükremiş iki heybetli aslan ve ayakları altında birer yavru aslan ile kapı üzerinde aslanları içine alan hayat ağacı kabartması yapılmıştır.

Mezar odası; üçgen tavanlı, sol tarafta ölüyü yatırmak için kline (sedir) bulunan küçük bir odadır.

Aslantaşın önemli bir kralın mezarı olduğu ve M.Ö.7. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Yılantaş: Aslantaş’ın batısında aynı kayalıkların bulunduğu yerdedir. Anıt parçalandığı için onun iç kirişleri görülmekte olup, anıtın dış tarafında bir aslan kabartmasının sadece baş ve bir ayak kabartması vardır.

Yılan kabartması anıtın ön yüzünde alt tarafındadır. Kapıda birbirine sarılmış iki yılan kabartması ile kapının iki yanında da mızraklarıyla yılana saldıran iki savaşçı vardır. Bugün ters dönen kaya altında olduğundan görülmemektedir. M.Ö.700 yıllarında yapıldığını sanılmaktadır.

Maltaş : Birbirine yakın Aslantaş ve Yılantaş anıtlarından yaklaşık olarak 500 m. uzaklıkta olup bugün zemine gömülü durumdadır. Üçgen çatılı geometrik motifli ve yazıtlı tapınak cephesi yapılmıştır. M.Ö. 7.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

İhsaniye/Ayazin Köyü Örenyeri (METROPOLİS)

Afyonkarahisar-Eskişehir karayolunun 27.km’den sağa doğru 4,7 km daha gidilerek ulaşılan Ayazin köyü- nün, Frigler döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Roma ve Bizans dönemlerine ait aile ve tek kişilik kaya mezar odaları, Bizans dönemine ait kiliseler ve kaya yerleşimleri arazinin bu tür bir yerleşime elverişli olması nedeniyle oyularak yapılmış eserleridir. Aslanlı mezar odaları, sütunlu mezar odaları ile kayaya dış ve iç mimarî olarak oyulmuş kilisesi gibi sanat şaheseri eserler bulunmaktadır. Ayrıca kaya kütlesinin oyularak yerleşime dönüştürüldüğü içinde sarnıç bulunan Avdalaz Kalesi vardır. Beldede her yıl Turizm şenlikleri düzenlenmektedir.

Kumcaboğaz : Maltaş’dan yaklaşık 1 km uzaklıkta Kayıhan’a doğru giden yol üzerindedir. Zemine gömülü durumda küçük bir kaya parçası üzerine niş içinde Kübele kabartması vardır.

İscehisar/Sarıçayır (Selimiye) Kayalıkları

İscehisar ilçesine bağlı Sarıçayır köyünün çevresinde bulunan kayalıklarda Bizans döneminde kayaya oyma aile ve tek mezar odaları, mezar tekneleri ve barınaklar yapılmıştır. Yüzeyi kabartma ve bezemelerle süslenmiş olan mezarlara kimlere ait oldukla

İscehisar/Seydiler Kalesi ve Kırkinler Kayalığı

İscehisar ilçesi, Seydiler Kasabası içinde bulunan kale ile Afyonkarahisar-Ankara karayolunun 32.km.’sinde bulunan Kırkinler kayalığı Bizans döneminde yapılmıştır. İçerisinde yerleşim yeri, kilise, şapel ve mezar olarak kullanılmış kaya kütleleri vardır. Kırkinler kayalığının, Frig döneminde de kullanıldığı kaya üzerindeki izlerden anlaşılmaktadır.

Peri Bacaları

Volkanik arazilerde görülen peri bacaları, sellenme sularının neden olduğu, farklı aşınma sürecinde oluşan sütun, pramidal sütun görünüşlü yer şekilleridir. Afyonkarahisar ilinin jeolojik yapısı gereği, volkanik arazi üzerinde bulunan İhsaniye, İscehisar, Bayat ve Bolvadin ilçelerinde değişik biçimlerde, şapkalı veya şapkasız çok sayıda peri bacaları bulunmaktadır. Bunlardan Bolvadin İlçesine bağlı Özburun Kasabası’nın Minareli Deresi’nde yer alan peri bacaları, diğer yörelerdeki peri bacalarından farklı oluşumlarıyla dikkat çekmektedir. Ayrıca Bayat İlçesi’nin İnpazarcık Mevki’i ile Mekân Yaylası’nın karşısında bulunan Eyerli Dağı’nın yamaçlarında peri bacalarına rastlanılmaktadır.

Peri bacalarının en yoğun olduğu bölgeler ise, İscehisar İlçesi’nin Seydiler Kasabası’ndan başlayarak İhsaniye İlçesi’nin Döğer Kasabası’na kadar uzanan ve Afyonkarahisar Valiliği tarafından yaptırılan Turizm Kuşağı Yolu ile birbirine bağlanan güzergâh çevresinde görülmektedir.

İscehisar İlçesi Seydiler Kasabası’nın içinde ve çevresindeki vadilerde irili ufaklı çok sayıda peri bacası bulunmaktadır. Afyonkarahisar-Ankara karayolunun kenarında bulunması nedeniyle ulaşımı kolaydır. Bunun yanı sıra Karakaya Köyü’nün Veliler Mahalle’sinde, Ağın Dağı’nın eteklerindeki kaya yerleşimlerinin önünde, Çatağıl Köyü’ne 2 kilometre kala orman içinde bulunan Ornaş Kayalıkları civarında bol miktarda peri bacaları bulunmaktadır.

İhsaniye İlçesi’ne bağlı Kıyır Köyü’nün sırtını yasladığı dağın eteklerinde; Ayazini Kasabası’nın çevresinde, Göynüş Vadisi ve Demirli Köyü civarında; Bayramaliler Köyü çevresinde; Döğer Kasabası’nın eski döğer ve Asar Kale civarında, Üçlerkayası Köyü ve çevresinde Afyonkarahisar İli’nin en büyük şapkalı veya şapkasız peri bacaları veya peri bacası vadileri bulunmaktadır. Yaklaşık olarak 110 kilometrelik köy yolları ile birbirine bağlanan bu bölgede, doğal güzelliklerin yanı sıra tarihi örenyerleri de bulunmaktadır.

Örenyerleri

Afyonkarahisar/İhsaniye İlçesi Ayazini Kasabası Örenyeri (Metropolis):
Afyonkarahisar-Eskişehir karayolunun 27.km.den sağa doğru 4,7 km. daha gidilerek ulaşılan Ayazini kasabasının Frigler döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Roma ve Bizans dönemlerine ait aile ve tek kişilik kaya mezar odaları, Bizans dönemine ait kiliseler ve kaya yerleşimleri arazinin bu tür bir yerleşime elverişli olması nedeniyle oyularak yapılmış eserleridir.

Aslanlı mezar odaları, sütunlu mezar odaları ile kayaya dış ve iç mimari görünümlü olarak oyulmuş kilise ve şapeller bulunmaktadır.

Dinar Örenyeri(Geleneia-Apameia):
Afyonkarahisar-Denizli karayolunun 90.km.sin de Dinar ilçesindedir.Kuruluşu kesin olarak bilinmemekle birlikte Truva savaşına katılan Ahiya Prenslerinden Geleneios’un savaş sonrasında İç Anadolu’ya gelerek yerleşmesiyle kurulmuş ve bu nedenle GELENEİA adını almıştır. Şehir daha sonraları M.Ö. 6. Yüzyıldan itibaren önemli bir merkez olmuştur.Daha sonraları klasik, Hellenistik ve Roma dönemlerinde daha gelişerek şehir bugünkü yerleşim yerine doğru inmiş ve APAMEİA adını almıştır. Anıtsal yapıtlardan olan stadyum ve tiyatro kısmen özelliğini koruyarak kalmıştır.

Emirdağ/Hisarköy Örenyeri (Amorium):
Synnadik (Santral Frigya) ilinin bir ilçesidir. Amorium şehri, Emirdağ ilçesinin 12 km. doğusundaki Hisarköyü toprağındadır. Amorium şehri geniş bir ilçenin pazarı, ekin ve ticaret merkezi idi. Batıdan Dokimya’dan, doğudan Flomelyum (Akşehir) ve kuzeyden Dorileum (Eskişehir) den gelen üç yolun kavşağındadır.

Dinar Örenyeri(Geleneia-Apameia):

Afyonkarahisar-Denizli karayolunun 90.km.sin de Dinar ilçesindedir.Kuruluşu kesin olarak bilinmemekle birlikte Truva savaşına katılan Ahiya Prenslerinden Geleneios’un savaş sonrasında İç Anadolu’ya gelerek yerleşmesiyle kurulmuş ve bu nedenle GELENEİA adını almıştır. Şehir daha sonraları M.Ö. 6. Yüzyıldan itibaren önemli bir merkez olmuştur.Daha sonraları klasik, Hellenistik ve Roma dönemlerinde daha gelişerek şehir bugünkü yerleşim yerine doğru inmiş ve APAMEİA adını almıştır. Anıtsal yapıtlardan olan stadyum ve tiyatro kısmen özelliğini koruyarak kalmıştır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir.

Emirdağ/Hisarköy Örenyeri (Amorium):
Synnadik (Santral Frigya) ilinin bir ilçesidir. Amorium şehri, Emirdağ ilçesinin 12 km. doğusundaki Hisarköyü toprağındadır. Amorium şehri geniş bir ilçenin pazarı, ekin ve ticaret merkezi idi. Batıdan Dokimya’dan, doğudan Flomelyum (Akşehir) ve kuzeyden Dorileum (Eskişehir) den gelen üç yolun kavşağındadır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir

İhsaniye Döğer Örenyeri :
İhsaniye ilçesine 12 km. uzaklıktaki Döğer kasabası Frigler döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Aslankaya, Kapıkaya I ve II, Tanrıça Kybele adına yapılmış açık hava tapınağı özelliğinde M.Ö.7.Yüzyılda yapılmış kaya anıtları ile Asar ve Eski Döğer’de Frig yerleşim yerleri vardır. Roma ve Bizans dönemine ait kaya yerleşim ve mezar odaları ile kiliseler çevrede oldukça çok görülmektedir. Suluin, Memeç, Alacaasma, Urumkuş I ve II (Karamusa), Nallıhan ve Kırkmer- diven kayalıkları belli başlı olanlardır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir

İhsaniye/Ayazin Köyü Örenyeri (Metropolis) :
Afyonkarahisar-Eskişehir karayolunun 27.km.sinden sağa doğru 4,7 km. daha gidilerek ulaşılan Ayazin köyünün Frigler döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Roma ve Bizans dönemlerine ait aile ve tek kişilik kaya mezar odaları, Bizans dönemine ait kiliseler ve kaya yerleşimleri arazinin bu tür bir yerleşimee elverişli olması nedeniyle oyularak yapılmış eserlerdir. Aslanlı mezar odaları, sütunlu mezar odaları ile kayaya dış ve iç mimari görünümlü oyulmuş kilisesi sanat şaheseri eserler bulunmaktadır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir

İhsaniye/Kayıhan Kasabası Göynüş Vadisi:
Afyonkarahisar-Eskişehir karayolunun 32.km.de 1,5 km. sola dönülerek ulaşılan bir vadi içinde Göynüş Kalesi, Aslantaş ve Yılantaş üzerinde aslan kabartmaları bulunan mezar odaları olup, Maltaş Kübele açık hava tapınağıdır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir

İscehisar/Sarıçayır(Selimiye) Kayalıkları:
İscehisar ilçesine bağlı Sarıçayır köyünün çevresinde bulunan kayalıklarda Bizans döneminde yapılan kayaya oyma aile ve tek mezar odaları, mezar tekneleri ve barınaklar yapılmıştır. Yüzeyi kabartma ve bezemelerle süslenmiş, kimlere ait olduklarını belirten kırmızı boyayla yazılar yazılmıştır. . Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir

İscehisar/Kırkinler ve Seydiler Kalesi:
İscehisar ilçesi, Seydiler köyü içinde bulunan kale ile Afyonkarahisar-Ankara karayolunun 32.km. de bulunan Kırkinler kayalığı; Bizans çağında yapılmış, yerleşim yeri, kilise, şapel ve mezar olarak kullanılmış kaya kütleleri vardır. Kırkinler kayalığının, Frig döneminde de kullanıldığı kaya üstündeki izlerden anlaşılmaktadır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir

Şuhut/Bininler Kayalığı:
Şuhut’un 6 km. batısında bulunan Senir köyü yakınlarında bir kayalık olup, kayalar iki ve üç katlı tek veya çok odalı olarak oyulmuş, altları hayvan üniteleri ve insanların barınma yerleri olan bir yerleşim yeridir. Bizans yerleşimi olan bu kayalığın alt eteğinde yine Bizans kilisesi ve manastır yapı kalıntıları bulunmaktadır. Ayrıca Geç Roma Dönemi kapaklı kayaya oyulma mezar tekneleri vardır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir.

Bolvadin/Kemerkaya Yedi Kapı Kaya Yerleşim ve Öreni:
Bolvadin-Emirdağ Kara yolu üzerinde, Bolvadin Kemerkaya Kasabasının 3 km. kuzeyinde karayolunun 1 km. doğusunda yer almaktadır.1997 tarihinden itibaren Afyonkarahisar Arkeoloji Müze Müdürlüğü tarafından kurtarma kazısı yapılmaktadır.

Çalışmalar sırasında askeri garnizon veya idari binalar olabileceği tahmin edilen kayaya oyma kompleks yapı grubu ile halkın sığınak olarak kullandıkları yer altı kentinin bir bölümü ortaya çıkarılmıştır. Geç Roma ve Erken Bizans dönemine tarihlenen yerleşimdeki çalışmalar devam etmektedir. Afyon bölgesinde bulunan yer altı kentlerinin ortaya çıkarılması için yapılan çalışmaların ilki olduğu için çok önemlidir. . Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir.

Kaleler

HİSARLAR

1-Afyonkarahisar Kalesi:
Volkanik bir kaya kütlesi olan ve 226 m yükseklikteki kale, M.Ö.1350 yıllarında Hitit İmparatoru II.Murşil zamanında, Arzava seferinde müstahkem mevkii olarak kullanılmış ve Hapanuva adını almıştır. Daha sonra Bizans ve Selçuklular zamanında da önemli çarpışmalara sahne olmuştur. Kale zirvesinde M.Ö.1200-700 tarihleri arasında Anadolu’da yaşamış olan Frigler dönemine ait kültür izlerine rastlanmakta olup, Ana Tanrıça Kübele’ye adanmış birçok tapınma yerleri ile 4 adet büyük sarnıç (su çukurları) bulunmaktadır. Surları Seçuklu Sultanı Alâaddin Keykubat zamanında kale dizdarı olan mimar Bedrettin Gevhertaş tarafından 1235 yılında onarılmış, ayrıca kaleye küçük bir mescit ile yanına saray yaptırılmıştır. 1573’te Osmanlı Sultanı II.Selim’in emri ile Mahmut Bey tarafından burçları, sarnıçları ve kulesi tekrar onarılmıştır.

İl Özel İdare Müdürlüğünden temin edilen ödeneklerle surları onarılmış ve çıkış merdivenleri yenilenmiştir.

2-Sandıklı Kalesi:
Germiyan Sultanı I.Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. Eski Tunç Çağından beri yerleşim yeri olan höyük üzerine sur ile çevrilmiş küçük bir kale olup, şimdi yalnız 8-10 metrelik sur duvarı parçası kalmıştır.

3-Avdalas Kalesi:
Afyonkarahisar-Gazlıgöl Kaplıcasından 10 km uzaklıktaki Ayazin köyündedir. Tüf kayaya oyulmuş çok katlı ve çok odalı sarnıçlı bir kaya kütlesi olup, yerleşim yeri olarak kullanılmıştır.

4-Bayramaliler Kalesi:
İhsaniye ilçesinin Döğer kasabası ile Bayramaliler köyü arasındadır. Sarıcaova köyü yolu üzerinde bulunmaktadır. Bizans döneminde Leonto Kefal adlı bir yerleşim yeridir.

Camiler

Ulu Cami: Afyon şehir merkezi Çavuşbaş Mahallesindedir. Ziyaret saatleri sadece namaz  vakitlerinin hemen öncesi ve sonrasıdır. Camiikebir Caddesi’ndedir. Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahrettin Ali’nin oğlu Afyon Sancak Beyi Nasredüddin Hasan tarafından 1273 yılında yaptırılmıştır. Minberi, Emirhaç Bey, süslemeleri ise Nakkaş Mahmut Oğlu Hacı Murat tarafından yapılmıştır. Doğu, kuzey ve batı yönlerinde üç kapısı vardır, minaresi tuğladandır ve 40 ahşap sütun ve başlık üzerine oturtulmuş, düz toprak damlıdır. 1341’de onarılmıştır.

İmaret Camii: Afyon şehir merkezi Kurtuluş caddesindedir. Gündüzleri istenilen saatte ziyaret etmek mümkündür. 1472 yıllarında Fatih Sultan Mehmet’in vezirlerinden Gedik Ahmet Paşa tarafından Mimar Ayas Ağa’ya yaptırıldığı bilinmektedir ve Osmanlı döneminin en güzel eserlerinden biridir. Üzeri altı sütun üzerine sivri kemerli sekizgen kasnaklı bir kubbeyle örtülüdür. 1795’te onarımı yapılmıştır.

Mısri Camii: Mısri mahallesinde Hacı Eyüp Mısri sokağındadır. Gündüzleri istenilen saatte ziyaret etmek mümkündür. Akşemseddin’in halifelerinden Abdurrahim Karahisari adına Şahkancioğlu Evliya Kasım Paşa tarafından 1466 yılında yaptırılmıştır. Tek kubbeli mescit biçimindeyken, sonradan etrafı açık dört kubbeli cemaat bölgesi eklenerek camiye dönüştürülmüştür.

Ot Pazarı Camii: Tuzpazarı Caddesi’nde, sebze hali (bugünkü Belediye Çarşısı) bitişiğindedir. 1590’da Tellalzade Süleyman Çavuş yaptırmış, yıkılan minaresi 1958’de yenilenmiştir. Kesme taş ve kare planlı tek kubbelidir. Kuzeyde camla kaplı olan son cemaat yeri sonradan eklenmiş olup, üç sivri kemer üzerine üç kubbeyle örtülmüştür. Minaresi tek şerefelidir. Mihrabı sonradan yapılmış ve beyaz mermerle kaplıdır.

Yeni Cami: Çarşı içindedir. 1711 yılında Abdi Çavuş tarafından yaptırılmıştır. 1839 yılında onarılmış ve Yeni Cami adını almıştır. Medresesi günümüzde ilköğretim okulu olarak kullanılmaktadır.

Mevlevi (Türbe) Camii: Sultan Veled’le başlayan Mevlevilik, burada Sultan Divani ile doruğa ulaşmış ve buradan dünyaya yayılmıştır. Bugünkü camii 1844’de Abdülmecit tarafından camii ve dergah olarak yaptırılmış, 1905’de II. Abdülhamit zamanında da büyük onarım geçirmiştir. Camii içinde Sultan Divani ve diğer Mevlevî şeyhlerinin mezarları bulunduğu için Türbe Camii de denilmektedir.

Sandıklı Ulu Camii: Sandıklı ilçe merkezinde, çarşı içinde önce mescit iken sonradan camiye dönüştürülmüştür. Cami, Bahaddin Ömer Bin Alaaddin tarafından Mimar Aydemir’e 1379 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı tek kubbeli minareli bir yapıdır. Daha sonra da son cemaat yeri eklenmiştir.

Sinan Paşa Camii: Sincanlı ilçesindedir. 1525 yılında Lala Sinan Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bahçesinde Lala Sinan Paşa türbesi vardır.

Rüstem Paşa Camii: Bolvadin ilçesindedir. Sadrazam Rüstem Paşa 1500-1560 yıllarında Mimar Sinan’a yaptırmıştır.

Kiliseler

Ayazini Kilisesi:
İhsaniye ilçesi, Ayazini kasabası girişinde yol kenarında tüf sarp kayalık içinde, kayaya oyulmuş bir kilisedir. Kilise yapısının özelliği dış cephe olarak kaya yüzeyine oyulmuş apsisli ve kubbeli olmasıdır. Çevresine bitişik kaya odalarıyla birlikte 1000’li yıllarda yapılmış manastır yapısıdır.

Ağın Kaya Kilisesi :
İscehisar ilçesi, Olukpınar köyü, Ağın Dağı mevkiinde tüf sarp kayalık yüzeyine oyulmuş kaya kilisesidir. Çevresine bitişik kaya odalarıyla birlikte 8.-10. Yüzyıllar araında yapılmış manastır yapısıdır.

Memeç Kaya Kilisesi : İhsaniye ilçesi, Döğer kasabasının 4 km. kadar güneydoğusunda Emre Gölü yolu üzerinde, tüf sarp kayalık yüzey ortasına oyulmuş kilisedir. Kilisenin ön bölümünün dış duvarı yıkılmış ve açık olarak görülmektedir. Çevresine bitişik kaya odalarıyla birlikte 8.-10. Yüzyıllar arasında yapılmış manastır yapısıdır.

Eğerli Kaya Kilisesi:
Bayat ilçe merkezi ile İscehisar ilçesinin Doğlat köyü arasında, Eyerli Dağı’nın batı yamaçlarındadır. Afyon ilinde bulunan kaya kiliselerinin içinde en sağlam ve eksiksiz olanıdır. Kilise içinde kiremit renkli kök boya ile işlenmiş desenler vardır.

Böcü İnleri Kilisesi : İhsaniye ilçesi, Kıyır köyünde tüf sarp kayalık yüzeylere oyulmuş aralıkl ıüç kilise bulunmaktadır. Kiliseler tonoz yapılıdır. Çevresindeki kaya odalarıyla birlikte 8.-10.yüzyıllar arasında yapılmış manastır yapısıdır.

Yedikapılar Manastırı : Bolvadin ilçesi, Kemerkaya kasabası, Yedikapılar mevkiinde, devlet karayolu yakınında tüf sarp kayalık yüzeye oyulmuş, birbirine bitişik tonoz tavanlı lkilise ve odalardan oluşan, 8.-10.yüzyıllar arasında yapılmış manastır yapısıdır.

Çarşılar, Bedestenler

1- Taşhan:
Afyonkarahisar şehir merkezinde bulunan Taşhan 17. yüzyıl ortalarında Kadı Abdullah Efendi tarafından yaptırılmıştır. İki kat olarak yaptırılan taşhan moloz taştan kargir olarak ve sıralı taşlar arasında tuğla da kullanılarak yapılmıştır. Tüm odaları üstü açık avluya bakmaktadır.

2- Bedesten:
Tarihi Bedesten Çarşısı binası 1914 tarihinde, Hacı Bekir Tiryaki tarafından Fransız mimara ve Ermeni bir ustaya yaptırılan Bedesten Genç Dönem Osmanlı yapılarındandır.

Çeşmeler

1-Cılkoğlu Çeşmesi: Bolvadin ilçesinde bulunan çeşme, 1871 yılında Cılkzâde Hacı Süleyman Ahmet tarafından yaptırılmıştır. Önceleri üzeri kara örtü iken 2. Dünya Savaşı sırasında bugünkü duruma getirilmiştir. Kütahya çini örneklerinden olan panolarda “Maşallah” ve “Yâ Hâfız” yazılıdır.

2-Şıhlar Çeşmesi: Bolvadin merkezindeki Üğılönü Mahallesinde, H.1163 yılında, Karahisarlı Paşazade Hacı Mustafa tarafından yaptırılan üzeri bitkisel süslemeli, yuvarlak kemerli, yazıtı olan bir çeşmedir.

3-Hodalı Çeşmesi:Afyon merkezinde eski mahallelerde bulunan bir Osmanlı çeşmesidir. Kesme taş kaplamalı olup üzeri ahşap saçaklıdır. Kemer yüzeyi içindeki yazıt, Selçuklu Sultanlarından II. İzzeddin Keyhusrev oğlu Keykavus dönemine ait Şemseddin Ömer tarafından yaptırılan bir konak yazıtıdır.(H.648, M.1250)

4-Aliçavuş Çeşmesi: Sandıklı merkezinde Hisar mahallesinde Çavuş camiine bitişik bulunan bir Osmanlı çeşmesidir. Kesme taş kaplamalı olup her iki kemer ayağındaki mermer yazıtlar, Sandıklı kalesinin Germiyanoğlu I.Yakup tarafından bugün Hisar denilen höyük üzerine kale yapıldığını gösteren kale yapım yazıtlarıdır. Çeşme 19. Yüzyılda yapılmıştır ve yapım yazıtı, kemer iç yüzeyine yerleştirilmiştir.

5-Halime Kadın(Cevizaltı) Çeşmesi: Afyon merkez Kahil mahallesindeki Gedik Ahmet Paşa(İmaret) külliyesinin Kurtuluş caddesi köşesinde, kesme taştan yapılma kemerli yüzeyli bir Osmanlı çeşmesidir. H.1178(M.1764) yılında Halime kadın tarafından yaptırıldığı kemer içindeki yazıttan öğrenilmiştir.

6-Taşpınar Çeşmesi: Afyon-merkez Taşpınar Mahallesinde mesirelik yerinde bulunan bir çeşmedir. Çeşme ve çamaşırlık biraradadır. H.1214/M.1800 yılında Mehmet Çelebi tarafından tamir edilen çeşme cephesinde, İslâmi mezar taşı ile Bizans Mimarisi parçaları süs olarak kullanılmıştır.

7-Olucak Çeşmesi: Afyon-merkez Olucak Mahallesindeki mesirelik yerinde bulunan bir çeşmedir. Dilimli kemerli, yazıtlı, selvi ve geometriksel bitki süsüleme cephelidir. H.1214/M.1794 yılında Turşan Hacı Ali tarafından yaptırılmıştır.

8-Sultandağı Laleli Çeşmesi: Sultandağı ilçe merkezinde kervansarayın yanında, hafif sivri kemerli, iki lüleli bir çeşmedir. Yazıtı yoktur ve ne zaman yapıldığı bilinmemektedir.

9-Burmalı Çeşme: Merkez Çakırköyü’nde bulunan geç Roma döremine ait üzerinde meduza, nike ve kadın-erkek büstleri kabartma olarak yapılmış bir lahit teknesinden oluşmuş, dört sütunlu ve bakır kaplamalı çatı ile örtülmüş olarak 1986 yılında T.M.O tarafından restore edilmiştir.

10-Aliağa Çeşmesi: Afyon şehir merkezinde Çavuşbaş Mahallesi fırın sokak üzerindeki çeşme kesme taşlarla Çavuşoğlu mahallesi sakinlerince R.1322-1324(M.1906) tarihinde yapılmıştır.

Anıtlar, Meydanlar

1-Kocatepe Atatürk Anıtı ve Kitabesi: Afyon’un 20 km. güneyinde Büyükkalecik Kasabasında, 1874 rakımlı tepededir.Milli Mücadelede Şehit düşen kahramanlarımız adına 1972 yılında yaptırılmıştır. Sürekli açık olup giriş ücretsizdir.

2- Kocatepe Anıtı: Şehir merkezinde Örnekevler mahallesinde bulunmaktadır. 1970 yılında yaptırılmıştır. Sürekli açık olup giriş ücretsizdir.

3- Büyük Taarruz Şehitliği:Afyon’a 16 km. mesafede Afyon-Antalya yol kavşağında bulunmaktadır. 1993 yılında yapılmıştır. Sürekli açık olup giriş ücretsizdir.

4- Zafer Anıtı: Şehir merkezinde anıt park içinde kübik bir kaide üzerinde Türk ve Yunan güçlerinin sembolu iki insanın bulunduğu Türk’ün zaferini anlatan 1936 yılında açılan bir anıttır. Sürekli açık olup giriş ücretsizdir.

Kervansaraylar

İshaklı (Sahipata) Kervansarayı: Sultandağı ilçesinin İshaklı bölgesindedir. 1249 yılında II. İzzettin Keykavus’un vezirlerinden Sahipata Fahrettin Ali tarafından yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılan kervansarayın avlusunun etrafında odalar ve ortasında köşk mescidi bulunmaktadır.

Döğer Kervansarayı: İhsaniye ilçesinin Döğer beldesindedir. 1434 yılında II. Murat tarafından yaptırılmıştır. Alt katında ahır, üst katında ise yolcu konaklama odaları bulunmaktadır.

Çay Kervansarayı: Çay ilçesinde bulunan yapı Selçuklu dönemi taş mimarisi örneklerindendir. Avlulu ve kapalı kervansaray tiplerindendir. Avlusu tahrip olmuş, yalnızca kışlık kapalı kısmı ayakta kalmıştır. Merkezde dört fil ayağı ve çevresinde on iki ayak üzerinde tonoz örtülü ışıklıklı, kale görünümlü, kâgir bir yapıdır.

Eğret Kervansarayı: Anıtkaya kasabasındadır. Selçuklu ve Osmanlı kervansaraylarına benzememektedir. Germiyanoğulları dönemi yapıtı olduğu tahmin edilmektedir.

Mezarlar ve Tapınaklar

Göynüş Vadisi Açık Hava Tapınağı: İhsaniye İlçesi Kayıhan Mahallesinde, Afyon-Eskişehir karayolunun 32.km.de 1,5 km. sola dönülerek ulaşılan bir vadi içinde olan Göynüş Kalesi, Aslantaş ve Yılantaş üzerinde aslan kabartmaları bulunan mezar odaları olup, Maltaş Kybele Açık Hava Tapınağıdır.

Sarıçayır(İscehisar) Kaya Mezarları: İscehisar ilçesine bağlı Sarıçayır köyünün çevresinde bulunan kayalıklarda Bizans Dönemi’nde kayaya oyma aile ve tek mezar odaları, mezarlar ve barınaklar yapılmıştır. Yüzeyi kabartma ve bezemelerle süslenmiş, kimlere ait olduklarını belirten kırmızı boyayla yazılar yazılmıştır.

Şuhut – Bininler Kayalığı: Şuhut’un 6 km. batısında bulunan Senir köyü yakınlarında bir kayalık olup, hayvan üniteleri ve insanların barınma yerleri olan bir yerleşim yeridir. Bizans yerleşimi olan bu kayalığın alt eteğinde yine Bizans kilisesi ve manastır yapı kalıntıları bulunmaktadır. Ayrıca Geç Roma Dönemi kapaklı kayaya oyulmuş mezarlar vardır.

İpek Yolu

Bolvadin/Kırkgöz Köprüsü:

Bolvadin ilçesinde, Eber Gölü’ne akan Akarçay üzerindedir. Köprü kuzey ve güney olmak üzere iki bölümden oluşur. Güney bölümü Bizans İmparatoru I.Manuel Kommen tarafından yaptırılmıştır. Mermer ve yontulmuş bazalt taştan yapılmıştır. Kuzey bölümü ise, Mimar Sinan tarafından uzatılmış ve buraya bir namazgah ve kitabe ilave edilmiştir. B ubölümü mermerden yapılmıştır. İpek yolu üzerinde bulunan köprü Mimar Sinan tarafından 64 göze kadar uzatılmış olup, 200 m. uzunluktadır.

Antik Kentler

SYNNADA: Yerleşim yeri Şuhut ilçe merkezindedir. Geçmişi ET.Ç.’na kadar uzanmaktadır. Hellen, Roma ve Bizans dönemlerinde Merkezi Frigyanın başkenti olmuş büyük bir kenttir. Burada Apemeia gibi Hellen döneminde tam özerk, Roma döneminde yarı özerk bir konuma ulaşmış; imparator adına ve Hieropolisle ortaklaşa, gümüş cistophorus ve bronz sikkeleri bastırılmıştır.

APAMEIA: Bügünkü Dinar ilçesinde bir kent. Kentin daha önceki adı ise Keleneia’ dır. Pers, Hellen ve Roma dönemlerinde kent, Batı Anadolu’nun satraplık merkezi olmuştur. Dönemin Ephesus’la birlikte ikinci büyük kentidir. Hellen dönemdeki özerk konumuyla imparator adına gümüş cistophorus ve bronz sikkeler bastırmıştır. Ephesus’la birlikte bastırdığı bronz sikkeler de vardır. Roma döneminde de yarı özerk olarak İmparator adına sikkeler bastırmıştır.

DOCIMEIUM:İscehisar ilçe merkezinde, Hellenistik dönemde Makedonyalılar tarafından kurulmuş bir kenttir. Roma döneminde yarı özerk konumuyla imparator adına bronz kent sikkeleri bastırmıştır

AMORİUM: Emirdağ’a bağlı Hisarköy’de bir kent. Geçmişi E.T.Ç.’na kadar uzanmaktadır. Hititlerin döneminde bu kent Aura diye adlandırılmıştır. Amorium ise kentin Klasik çağdaki adıdır. Hellenistik dönemde tam, Roma döneminde ise yarı özerk olan kent lmparator adına bronz sikkeler bastırmıştır Bizans döneminde önemi artmış, Istanbul’dan sonra ikinci büyük kent konumuna yükselmiştir. Bizans Döneminde yönetimi eline geçiren ve Frıg Sülalesi olarak bilinen sülalenin kökeni Amoriuma dayanır ve 3 tane imparator çıkarmıştır.

BEUDUS VETUS (PALAEOBEUDUS):Bu kentin yerleşim yerinin Bolvadin ilçesi yakınlarındaki Bolvadin-Çobanlar karayolu üzerinde ki halkın Dura yeri olarak adlandırdığı bölge olduğu sanılmaktadır. Hadrianus’un kenti ziyareti sırasında, bronzdan kent sikkesi bastırılmıştır.

JULİA (İPSOS) :Yeri kesin belirlenememiş ise de Çay ile Bolvadin yörelerinde M.O. 301 yılında yapılan ipsos meydan savaşıyla önem kazanmış bir kenttir Roma döneminde julia adını almış; yarı özerk konumuyla, imparator adına bronz kent sikkeleri bastırmıştır.

PENTAPOLİS KENTLERİ

BRUZUS: Sandıklı ilçesi Karasandıklı köyünde kurulan kent Pentopolis olarak adlandırılan beş kentten birisidir ve kentlerin kuzeyinde yeralmaktadır. Roma döneminde yarı özerk konumuyla imparator adına ve Ocoklei ile ortak bronz sikkeleri bastırmıştır.

EUCARPEIA: Sandıklı ilçesi Emirhisar köyünde kurulan Pentapalis kentlerinden biridir. Roma döneminde yarı özerk konumuyla, imparator adına bronz kent sikkeleri bastırmıştır.

HİEROPOLİS:Sandıklı ilçesi, Koçhisar köyünde kurulan Pentapolis adlı kentlerinden biridir. Aynı zamanda Phrygia Salutaris (Şifalı Frigya)’nın merkezidir. “Kutsal Kent” olarak adlandırılmıştır. Roma döneminde yarı özerk konumııyla, imparator adına bronz kent sikkeleri bastırmıştır.

OTRUS:Hocalar ilçesi Yanıkören köyünde kurulmuş Pentapolis kentlerinden biridir. Roma döneminde yarı özerk konumuyla, imparator adına bronz kent sikkeleri bastırmıştır.

STECTORiUM:Sandıklı ilçesi Menteş kasabasında kurulan Pentapolis kentlerinden biridir. Burada Roma döneminde yarı özerk konumuyla, imparator adına bronz kent sikkeleri bastırılmıştır.

DIOCLEIA: Kent yerleşim yerinin Hocalar ilçesi Ahurhisar kasabasında olduğu sanılmaktadır. Roma İmparatoru Elagabalus (M.Antonius) ‘un kenti ziyareti anısına bronz kent sikkesi bastırmıştır.

SIB1DUNDA:Şuhut ilçesi Atlıhisar kasabasında kurulan bir kenttir. Burada, Roma döneminde imparator adına bronz kentsikkeleri bastırılmıştır.

OCOCLIA:Şuhut ilçesi Karacaören köyünde bir kenttir. Roma döneminde yarı özerk konumuyla, imparator adına ve Bruzus kentiyle ortaklaşa bronz kent sikkeleri bastırmıştır.

LYSİAS:Şuhut ilçesi Arızlı köyünde bir kenttir. Roma döneminde yarı özerk konumuyla, imparator adına bronz kent sikkeleri bastırmıştır.

METROPOLİS:
Dinar ilçesi Tatarlı kasabasında kurulmuş, bir kenttir; Campus Metropolitanus veya Frig Metropolisi adıyla bilinir. Roma döneminde yarı özerk konumuyla, imparator adına ve Sardes kentiyle ortaklaşa bronz kent sikkeleri bastırmıştır.

CİDYESSUS : Sincanlı ilçesi Küçükhöyük kasabasında höyük mevkiindedir. Burada döneminde imparator adına bronz kent sikkeleri bastırılmıştır.

PRYMNESSUS:Merkez ilçe Sülün köyünde Frigler tarafından kurulmuş büyük kentlerdendir. Hellen döneminde özerk, Roma döneminde yarı özerk konumuyla, imparator adına bronz kent sikkeleri bastırmıştır. Afyon Arkeoloji Müzesinde bulunan devasa boyutlu Herkül Heykelinin bulunduğu antik kenttir. Kazı çalışması yapılmamıştır.

SANAUS:Dazkırı ilçesi Sarıkavak köyünde kurulan bir kenttir. Burada M.Ö. 2. veya l.yy.’a ait olduğu tahmin edilen tek bir bronz kent sikkesi bastırılmıştır.

Başkomutanlık Tarihi Milli Parkı:

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasına temel olan, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, Türk Ordusunun Zaferi ile sonuçlanan, savaşımızın son evresi “26-30 Ağustos 1922” Başkomutan Meydan Savaşının geçmiş olduğu Kocatepe, Beytepe, Belentepe, Kurtkayası, Kalecik Sivrisi, Erkmentepe, Çiğiltepe, Tınaztepe, zafertepe, Berberçamtepe, Adatepeler ile Çalköy ve Dumlupınar gibi yerleşim alanlarını da içine alarak, Murat dağlarının doğuya bakan yamaçlarına kadar uzanan, tarihi savaş alanlarının korunması, mevcut ve gelecek nesillere aktarıl- ması, öğretilmesi ve tanıtılması amacı ile, Bakanlar Kurulu’nun 31.08.1981 tarih ve 8/3580 sayılı kararları ile kurulmuştur. Milli Park sahasının büyüklüğü 40.769 ha.dır. Kocatepe ve Dumlupınar olarak iki bölümden oluşturulmuştur. Milli Park içinde 11 adet anıt ve şehitlik, 1 adet tanıtım parkı ve 2 adet müze bulunmaktadır.

Afyon/İhsaniye İlçesi Ayazini Kasabası Örenyeri (Metropolis):
Afyon-Eskişehir karayolunun 27.km.den sağa doğru 4,7 km. daha gidilerek ulaşılan Ayazini kasabasının Frigler döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Roma ve Bizans dönemlerine ait aile ve tek kişilik kaya mezar odaları, Bizans dönemine ait kiliseler ve kaya yerleşimleri arazinin bu tür bir yerleşime elverişli olması nedeniyle oyularak yapılmış eserleridir.

Aslanlı mezar odaları, sütunlu mezar odaları ile kayaya dış ve iç mimari görünümlü olarak oyulmuş kilise ve şapeller bulunmaktadır.


Dinar Örenyeri(Geleneia-Apameia):

Afyon-Denizli karayolunun 90.km.sin de Dinar ilçesindedir.Kuruluşu kesin olarak bilinmemekle birlikte Truva savaşına katılan Ahiya Prenslerinden Geleneios’un savaş sonrasında İç Anadolu’ya gelerek yerleşmesiyle kurulmuş ve bu nedenle GELENEİA adını almıştır. Şehir daha sonraları M.Ö. 6. Yüzyıldan itibaren önemli bir merkez olmuştur.Daha sonraları klasik, Hellenistik ve Roma dönemlerinde daha gelişerek şehir bugünkü yerleşim yerine doğru inmiş ve APAMEİA adını almıştır. Anıtsal yapıtlardan olan stadyum ve tiyatro kısmen özelliğini koruyarak kalmıştır.

Emirdağ/Hisarköy Örenyeri (Amorium):
Synnadik (Santral Frigya) ilinin bir ilçesidir. Amorium şehri, Emirdağ ilçesinin 12 km. doğusundaki Hisarköyü toprağındadır. Amorium şehri geniş bir ilçenin pazarı, ekin ve ticaret merkezi idi. Batıdan Dokimya’dan, doğudan Flomelyum (Akşehir) ve kuzeyden Dorileum (Eskişehir) den gelen üç yolun kavşağındadır.

Dinar Örenyeri(Geleneia-Apameia):
Afyon-Denizli karayolunun 90.km.sin de Dinar ilçesindedir.Kuruluşu kesin olarak bilinmemekle birlikte Truva savaşına katılan Ahiya Prenslerinden Geleneios’un savaş sonrasında İç Anadolu’ya gelerek yerleşmesiyle kurulmuş ve bu nedenle GELENEİA adını almıştır. Şehir daha sonraları M.Ö. 6. Yüzyıldan itibaren önemli bir merkez olmuştur.Daha sonraları klasik, Hellenistik ve Roma dönemlerinde daha gelişerek şehir bugünkü yerleşim yerine doğru inmiş ve APAMEİA adını almıştır. Anıtsal yapıtlardan olan stadyum ve tiyatro kısmen özelliğini koruyarak kalmıştır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir.

Emirdağ/Hisarköy Örenyeri (Amorium):
Synnadik (Santral Frigya) ilinin bir ilçesidir. Amorium şehri, Emirdağ ilçesinin 12 km. doğusundaki Hisarköyü toprağındadır. Amorium şehri geniş bir ilçenin pazarı, ekin ve ticaret merkezi idi. Batıdan Dokimya’dan, doğudan Flomelyum (Akşehir) ve kuzeyden Dorileum (Eskişehir) den gelen üç yolun kavşağındadır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir

İhsaniye Döğer Örenyeri :
İhsaniye ilçesine 12 km. uzaklıktaki Döğer kasabası Frigler döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Aslankaya, Kapıkaya I ve II, Tanrıça Kybele adına yapılmış açık hava tapınağı özelliğinde M.Ö.7.Yüzyılda yapılmış kaya anıtları ile Asar ve Eski Döğer’de Frig yerleşim yerleri vardır. Roma ve Bizans dönemine ait kaya yerleşim ve mezar odaları ile kiliseler çevrede oldukça çok görülmektedir. Suluin, Memeç, Alacaasma, Urumkuş I ve II (Karamusa), Nallıhan ve Kırkmer- diven kayalıkları belli başlı olanlardır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir

İhsaniye/Ayazin Köyü Örenyeri (Metropolis) :
Afyon-Eskişehir karayolunun 27.km.sinden sağa doğru 4,7 km. daha gidilerek ulaşılan Ayazin köyünün Frigler döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Roma ve Bizans dönemlerine ait aile ve tek kişilik kaya mezar odaları, Bizans dönemine ait kiliseler ve kaya yerleşimleri arazinin bu tür bir yerleşimee elverişli olması nedeniyle oyularak yapılmış eserlerdir. Aslanlı mezar odaları, sütunlu mezar odaları ile kayaya dış ve iç mimari görünümlü oyulmuş kilisesi sanat şaheseri eserler bulunmaktadır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir

İhsaniye/Kayıhan Kasabası Göynüş Vadisi:
Afyon-Eskişehir karayolunun 32.km.de 1,5 km. sola dönülerek ulaşılan bir vadi içinde Göynüş Kalesi, Aslantaş ve Yılantaş üzerinde aslan kabartmaları bulunan mezar odaları olup, Maltaş Kübele açık hava tapınağıdır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir

İscehisar/Sarıçayır(Selimiye) Kayalıkları:
İscehisar ilçesine bağlı Sarıçayır köyünün çevresinde bulunan kayalıklarda Bizans döneminde yapılan kayaya oyma aile ve tek mezar odaları, mezar tekneleri ve barınaklar yapılmıştır. Yüzeyi kabartma ve bezemelerle süslenmiş, kimlere ait olduklarını belirten kırmızı boyayla yazılar yazılmıştır. . Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir

İscehisar/Kırkinler ve Seydiler Kalesi:
İscehisar ilçesi, Seydiler köyü içinde bulunan kale ile Afyon-Ankara karayolunun 32.km. de bulunan Kırkinler kayalığı; Bizans çağında yapılmış, yerleşim yeri, kilise, şapel ve mezar olarak kullanılmış kaya kütleleri vardır. Kırkinler kayalığının, Frig döneminde de kullanıldığı kaya üstündeki izlerden anlaşılmaktadır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir

Şuhut/Bininler Kayalığı:
Şuhut’un 6 km. batısında bulunan Senir köyü yakınlarında bir kayalık olup, kayalar iki ve üç katlı tek veya çok odalı olarak oyulmuş, altları hayvan üniteleri ve insanların barınma yerleri olan bir yerleşim yeridir. Bizans yerleşimi olan bu kayalığın alt eteğinde yine Bizans kilisesi ve manastır yapı kalıntıları bulunmaktadır. Ayrıca Geç Roma Dönemi kapaklı kayaya oyulma mezar tekneleri vardır. Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir.

Bolvadin/Kemerkaya Yedi Kapı Kaya Yerleşim ve Öreni:
Bolvadin-Emirdağ Kara yolu üzerinde, Bolvadin Kemerkaya Kasabasının 3 km. kuzeyinde karayolunun 1 km. doğusunda yer almaktadır.1997 tarihinden itibaren Afyon Arkeoloji Müze Müdürlüğü tarafından kurtarma kazısı yapılmaktadır.

Çalışmalar sırasında askeri garnizon veya idari binalar olabileceği tahmin edilen kaya ya oyma kompleks yapı grubu ile halkın sığınak olarak kullandıkları yer altı kentinin bir bölümü ortaya çıkarılmıştır. Geç Roma ve Erken Bizans dönemine tarihlenen yerleşimdeki çalışmalar devam etmektedir. Afyon bölgesinde bulunan yer altı kentlerinin ortaya çıkarılması için yapılan çalışmaların ilki olduğu için çok önemlidir. . Haftanın 7 günü açık olup, giriş ücretsizdir

Mesire Yerleri

Çağlayan Parkı: Çay ilçesindedir. 28 m. yükseklikten su akmaktadır. Çağlayanın sesi ve görüntüsü sıcak yaz günlerinde serinlik vererek, hoşca vakit geçirmenizi sağlar.

Suçıkan Parkı: Dinar ilçesine 1 km. uzaklıktaki park Menderes nehrinin kaynağında bulunmaktadır.

Horan Parkı: Bolvadin ilçesinde 1 km. uzaklıktadır. Parkın girişinde üstü açık bir türbe ve şehitlik abidesi bulunan mesire yeridir.

Bal Mahmut: İzmir yolunda 15 km. uzaklıkta mesire yeridir.

Önemli Piknik Alanlarımız: Hıdırlık, Selevir, Tazlar Ormanı, Turgut Özal Parkı, Başkomutanlık Tarihi Milli Parkı, Gebeceler, Seyitgazi yolu üzerindeki Suçıkan, Mutalip bağları (Afyon’a 4 km. uzaklıktadır. Kocatepe’nin arka tarafına düşmektedir).

Köprüler

Bolvadin – Kırkgöz Köprüsü: Bolvadin ilçesinde, Eber Gölü’ne akan Akarçay üzerindedir. Köprü kuzey ve güney olmak üzere iki bölümden oluşur. Güney bölümü Bizans İmparatoru I. Manuel Kommen tarafından mermer ve yontulmuş bazalt taştan yaptırılmıştır. Kuzey bölümü ise, Mimar Sinan tarafından 64 göze kadar uzatılmış ve buraya bir namazgah ve kitabe ilave edilmiştir.

Altıgöz Köprüsü: Afyon’da Akarçay üzerinde iki istasyon arasında Cirit kayası eteğinde bulunan altı kemerli köprüdür. 1214 yılında Akkoyunlular tarafından yapılmış, Osmanlı devrinde tamir edilmiştir. Köprünün güneydoğu yüzünde beyaz mermer üzerine yazılmış kitabeler vardır.

İscehisar Köprüsü: Geniş açıklıklı yüksekçe hafif sivri kemerlidir. Bazalt ve devşirme mermer parçalardan yapılmıştır. Bizans dönemine ait olduğu sanılmaktadır.

Dört Göz Köprüsü: Kuzey – Güney doğrultulu dört gözlü bir yapıdır. Orta iki göz yandakilere oranla daha büyüktür. Kemerler yuvarlak olup kemer kaburgaları düzenli taştandır. Kemerler arasında yine kesme taşlardan ama düzensiz örgülüdür. Üstte ise her iki yana bir dizi taş korkuluk olarak dizilmiştir.

Köprünün batı yüzünde Roma Dönemi’ne ait mermerden yapı taş parçaları devşirme olarak kullanılmıştır.

Bu haber toplam 94 defa okunmustur
YORUM EKLE
Ad Soyad: *
E-Mail Adresiniz: *
Yorumunuz: *
DIGER HABERLER
reklam
site ekle film izle film izle erotik film izle online film izle film izle film izle program indir dizi izle oyun oyna Online Hd Film İzle Metinsarac.Com film izle