Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ardahan Turistik Yerler
20 Mayıs 2009

KALELER

Ardahan ve çevresi tarihin en eski dönemlerinden beri çeşitli uygarlıklarca

iskan olunmuş önemli bir yöremizdir. Urartu, Med, Pers, Roma, Sasani,

Selçuklu, İlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safavi ve Osmanlı uygarlıklarına

ev sahipliği yapan yörede birçok tarihi eser ve kalıntı bulunmaktadır. İl

genelinde Urartu Kalelerinin özelliklerini andıran kaleler, bu yörede

yaşamış gayrimüslim tebaanın yaptığı küçük şapel niteliğinde kiliseler,

tarihi camiler, Ardahan ve çevresine özgü mimari özellikleri­ne sahip

evler, hamamlar, çeşmeler, çeşitli dönemlerin izlerini taşıyan heykel ve

figürler bulunmaktadır.

1. ARDAHAN KALESİ:

Şehir merkezinin kuzeyindeki Halil Efendi mahallesi ile, şehir merkezini

birbirinden ayıran Kura Nehri’nin hemen sol kıyısında bulunmaktadır. Tarihi

oldukça eskilere dayanan ilk inşa evresi kesin olarak bilinmeyen

Ardahan Kalesi’nin, Selçuklular tarafından yapıldığı ve Osmanlılar

döneminde de sürekli olarak kullanıldığı bilinmektedir.

Kalenin inşasında mimari açıdan dikdörtgen bir plan düzeni esas alınmıştır.

Klasik Osmanlı hisarları görünümündeki kalenin, ana girişi batıdandır ve

giriş kapısının eyvan tarzında yüksek bir kemeri bulunmaktadır. Giriş

kapısının üzerinde 963 H. tarihli bir inşa kitabesi vardır. Dikdörtgen plan

oluşturan sur duvarları baştan başa kare tabanlı ve çokgen planlı çok

sayıda kule ile desteklenmiştir. Kale içerisinde bir mescit ve hamam

kalıntısı bulunmaktadır. Kale dendanları, duvar örgü tekniği, çokgen

kuleleri ve konumlandırılış biçimi ile Rumeli Hisarının küçük ölçüde ele

alınmış bir varyasyonu gibidir.

2. KAZAN KALE:

Ardahan’ın yaklaşık 12-13 km kuzeydoğusunda Kura vadisinin nehrin

akış yönüne göre sağında yer almaktadır. Kesin tarihi bilinmeyen kale

çevresinde eski yerleşim izleri mevcuttur. Büyük oranda yıkılmış olan

kaleden, sadece doğu yöndeki kule kısmı ayakta kalarak günümüze

ulaşabilmiştir. Bu kulenin MS 8-9. yüzyıllarda Türkistan’daki Kazan

bölgesinden gelip, bu yörede yaşadıkları bilinen Türkler tarafından inşa

edildiği anlaşılmıştır. Yüksekliği 15 metre olan bu kulenin, burada daha

önce mevcut olan bir yerleşim üzerine sonradan inşa edildiği anlaşılmıştır.

3. ALTAŞ (UR) KALESİ:

Ardahan-Hanak karayolunun 18. km’sindeki Altaş (Ur) köyünün

doğusunda yer alan sivri bir tepe üzerine kurulmuştur. Tarihi

kaynaklarda sadece adı ve yeri belirtilen kalenin, ilk yapım tarihi

kesin olarak bilinmemektedir. Ancak VH.-VTII. yüzyıldan beri bu

kalenin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Çevresinde eski yerleşim

izlerinin mevcut olduğu tespit edilen kalenin, Türk dönemi öncesine

ait kalıntılar üzerine, Türk döneminde inşa edilmiş olması kuvvetle

muhtemeldir.

4. KİNZİ KALESİ:

Ardahan’ın 30 km. batısında Bağdeşen köyünün kuzeyinde yer

almaktadır. Kalenin inşa tarihi bilinmemekle birlikte, önemli bir

geçit noktasında bulunması, buranın milattan önceki asırlardan

beri mevcut olduğunu göstermektedir. Konum ve altyapı özellikleri

bakımından Urartu kalelerinin genel karakteristik özelliklerini akla

getirmekte olup, çevreden yaklaşık 130 metrelik yüksekliği ile

ortaçağ şatolarını andırmaktadır. Üç yönden derin vadilerle çevrilmiş

yüksek bir dağın dil biçimindeki uzantısı üzerine kurulmuş olan

kalenin, iç ve dış bölümlerden oluştuğu anlaşılmaktadır.

5. ŞEYTAN KALESİ:

Çıldır ilçe merkezinden l km. uzaklıktaki Yıldırımtepe köyünün

yaklaşık 1,5 km. kuzeydoğusunda Karaçay vadisinde oldukça sarp

ve müstahkem bir alana kurulmuştur. Yapım tarihi kesin olarak

bilinmemektedir. Yörenin diğer kalelerinde olduğu gibi bu kalenin

de mimari özellikleri Urartu kalelerini andırmaktadır. Tarihi kaynaklarda

bu kaleye Çıldıran Kalesi, Kal’a-ı Şeytan, Kaçiş, İblis Hisarı gibi adlar

verilmiştir.

Bugün Çıldır yönünden tek bir yolla gidilebilen kalenin, üç yanı

oldukça derin bir yataktan dolaşarak akan Karaçay’ın sınırladığı sarp

bir yarımada üzerine kurulmuş olması, kaleyi kolay kolay ele

geçirilmeyecek müstahkem bir konuma sokmuştur. Kalenin oturtulduğu

oldukça yüksek, sarp ve yalçın kayalık alan, yapının güvenliği açısından

en az burçlar kadar önemlidir. Kayalık konumun etrafı yaklaşık 2 metre

yükseklikte sur duvarları ile çevrilmiştir. Kale surlarının içinde bir şapel

ve su sarnıcı bulunmaktadır. Ayrıca suya inen gizli bir su yolunun

mevcudiyeti günümüze yıkıntı halinde gelen izlerden anlaşılmaktadır.

Şeytan Kalesi yöredeki en önemli kalelerden biri olup, tarihte birçok

savaşın bu mevkide yapıldığı bilinmektedir. Kale, sırasıyla Med, Pers,

Roma, Sasani, Selçuklu, İlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safavi ve

Osmanlı gibi çeşitli uygarlıklara yerleşim yeri olmuş, bu dönemlerde

kaleye birtakım onarım ve ve eklemeler de yapılmıştır.

CAMİİLER

ARDAHAN MERKEZ MEVLİD EFENDİ CAMİİ

Ardahan şehir merkezinde Halil Efendi Mahallesi’nde, kalenin yaklaşık

150-200 m. doğusunda yer almak­tadır. Giriş kapısında bulunan kitabeye

göre, ilk yapının 1701 tarihinde inşa edildiği anlaşılmaktadır. Ancak

bu caminin, yakın tarihlerde gövde du­varlarının yandan yukarısı ve

üst ör­tüsü yenilenmiştir. İç mekanın yakın tarihlerde yapı­lan onarım

ve eklemelerle orijinal özelliği tamamıyla bozulmuş durum­dadır.

Yapının kuzeybatı köşesinde yer alan kübik kaide üzerine silindirik

gövdeli ve tek şerefeli minare, ca­miye son onarımlar esnasında

ilave edilmiştir. Cami avlusunda Arap (Yanık) Camii’nden getirildiği

ifade edilen kitabeli bir çeşme taşı bulunmaktadır. Bu taş üzerindeki

kitabede 1288 H./1871 m:, tarihi ile birlikte “Uçmalı (?) Zade Hacı

Halil Ağa Hayratı” ibareleri bulunmaktadır.

ARAP (YANIK) CAMİÎ

Ardahan şehir merkezinde, Halil Efendi Mahallesinde, kalenin

yaklaşık 150-200 m. kuzeybatısında bulunan camidir. Yörede,

1915 yılından itibaren batılı devletlerin de yardım ve katkısıyla

Ermenilerin Türklere karşı yaptığı katliamlara kadar, cami ayaktaydı.

1915′te başlayan bu mezalim sırasında cami, içerisinde namaz

kılan Müslüman cemaatle birlikte yakılmıştır. Bu tarihlere kadar

Arap Camii olarak bilinen yapının, tahrip edilmesiyle günümüze

kadar temel seviyesinde kaldığı bilinmektedir.

Bugün bütün özelliğini yitirmiş olan caminin bir kısmı park

olarak değerlendirilmekte ve halk arasında Yanık Cami olarak

anılmaktadır.

MÜDERRİS İBRAHİM EFENDİ CAMİİ

Ardahan il merkezinde Halil Efendi mahallesinde, kalenin yaklaşık

100 m. kadar kuzeybatısında bulunmaktadır. Giriş kapısı kemer

köşeliğinde yer alan ve “Amele Osman sene 1185″ ibarelerinin geçtiği

usta kitabesinden, caminin 1711 yılında yaptırılmış olduğu

anlaşılmaktadır.

Cami toplam 7 mazgaldan ışık almaktadır. Batı duvarında ve güneybatı

köşede yer alan mazgal pencere altındaki panoda “14 Ramazan 1315″

(1897) tarihi boya ile ve Osmanlıca olarak yazılmıştır. Bu tarih, caminin

1897′de onarım geçirdiğini ve sıvandığını göstermektedir. Aynı panonun

kuzeyinde yer alan bir başka panoda ise okunamayacak derecede

silinmiş bir Osmanlıca kitabe bulunmaktadır. Camiyi aydınlatan mazgal

pencereler, Doğu Anadolu’da birçok taş yapıda görüldüğü gibi dışarıdan

içe doğru genişleyerek içerinin daha fazla aydınlatılmasına ve içerdeki

ısı kaybının azaltılmasına uygun bir tarzda inşa edilmiştir.

Yapı, Dedeşen Köyü Camii’nden sonra, yöredeki sağlam kalmış ikinci en

eski tarihi cami olma özelliğini taşımaktadır. Ancak bugün özel mülkiyet

elinde bulunan ve samanlık olarak kullanılan bu yapının, bakımsız ve

mezbelelik durumdan kurtarılarak kısa zamanda restorasyonunun

yapılması ve işlevsel hale getirilmesi gerekmektedir.

DERVİŞ BEY CAMİÎ

Ardahan şehir merkezinde, kalenin güneybatısında ve Alabalık Deresi

yakınında bulunmaktadır. Giriş kapısı kemerinin sağındaki kitabede,

“Lâ şerefe a’la mine’l-İslâm” (İslâm’dan şereflisi yoktur) ibaresi,

solundaki kitabede ise “Hüvel hallakü’l-bâki” (baki olan Allah’tır)

ibaresi ve “sene 1285″ tarihi yer almaktadır. Bu kitabeden caminin,

1285 H./l868 M. tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Kare planlı ve ahşap tavanlı olarak inşa edilmiş caminin, ön tarafına

sonradan iki katlı bir giriş bölümü eklenmiştir. İbadet mekanının Kuzey

yönünde ikisi serbest, ikisi duvara bağımlı dört sütunla taşınan bir

mahfil bulunmaktadır. Mahfile çıkış, doğu yönünde yer alan duvara

bitişik bir merdivenle sağlanmaktadır. Ahşap minber, devrinin

özelliklerini göstermekte, oldukça abartılı ahşap süslemeli bir taç

kısmına sahiptir. Cami 8 pencere ile aydınlatılmaktadır. Caminin

malzeme bakımından tamamıyla düzgün kesme taştan inşa edildiği

görülmektedir.

ÖLÇEK KÖYÜ CAMİİ

Ardahan’ın 15 km. doğusundaki Ölçek Köyü’nde bulunmaktadır. 1895

yılında yaptırılmış olan bu cami, 1966 yılında büyük bir onarım

geçirmiştir. Dikdörtgen planda inşa edilmiş olan caminin kapalı bir son

cemaat yeri bulunmaktadır. Caminin ahşap tavanı, dört ahşap sütunla

desteklenmektedir. Dıştan kırma çatılı ve saç kaplamalı bir örtüye sahip

olan Ölçek Köyü Camii, kuzey yönde ahşaptan bir kadınlar mahfiline

sahiptir. Mahfili taşıyan sütun başlıkları ve korkulukları, ahşap

süslemecilik bakımından oldukça ince bir işçilik gösterir. Cami 5 pencere

ile aydınlatılmaktadır. Caminin kubbe çevresinde 4 ahşap sütun

bulunmaktadır.

Caminin biri kuzeydoğu biri de kuzeybatı köşede olmak üzere iki

minaresi bulunmaktadır. Kuzeydoğu köşede yer alan minare,

ahşaptan olup orijinal minaredir. Yöredeki tek ahşap minare olmasıyla

dikkat çekmektedir. Kuzeybatı köşede yer alan düzgün kesme taşlı

ikinci minare, son onarımda buraya eklenmiş ve iki minare arasındaki

uyumsuzluk ve farklı inşa tarzı ilk bakışta dikkati çekmektedir.

Caminin önünde bir mezar ve doğusunda da bir hazire yer almaktadır.

Ermeni mezaliminden Ölçek Köyü de nasibini alan yörelerimizdendir.

Ermeniler 1919 Şubat ayında Ölçek Köyünü basarak halkı samanlığa

doldurarak yakmışlardır.

BÜLBÜLAN VE BOTANİK YAYLASI

İl Merkezine 15 km uzaklıkta Yalnızçam dağlarının üzerinde bulunan

eşsiz güzelliklere sahip Bül­bülan Yaylası ilimizin Doğu Karadeniz Bölgesine

açılan penceresi konumundadır. Zengin bitki çeşi­di ile ilkbahar aylarında

eşsiz bir güzelliğe kavuşmaktadır. Birçok yerleşim yeri arasında

(Ardahan, Artvin, Göle, Şavşat) bir kesişme noktası olan yayla, yaz aylarında

bu yöre insanlarının bir araya gele­rek ticaret yaptıkları bir pazar

görünümündedir. Tamamlanmak üzere olan Ardahan-Yalnızçam-

Ardanuç karayolununu hizmete girmesi ile alternatif bir festival alanı

olacaktır.

ÇILDIR GÖLÜ

İl merkezinin 45 km doğusunda ve deniz seviyesinden 1.959 m

yükseklikte bulunmaktadır. 123 km2 lik bir alana sahip olan bu tatlı

su gölü Doğu Anadolu Bölgesinin Van Gölünden sonra en yük­sek

gölüdür. Çıldır Gölü; adası, kuşları ve balıkları ile ayrı bir güzelliğe

sahiptir. Çevresinde bulunan tarihi eserler ve doğal güzellikleri ile

önemli bir turizm potansiyeline sahiptir. Göl içerisinde 16 tür balık

yaşamaktadır. Göl yüzeyinin kış aylarında buzla kaplanmasıyla birlikte

insanların burada at kı­zakları ile dolaşması ve buzları kırarak balık

tutmaları ilginç görüntüler oluşturmaktadır

AKÇAKALE ADASI

Çıldır gölü içerisinde yer alan Akçakale adası 1. derecede sit alanıdır.

Tarih boyunca bir çok uygarlığın yerleşime sahne olması nedeniyle üzerinde

birçok tarihi kalıntı bulunmaktadır. İlkbahar ayının gelmesi ile birlikte çeşitli

kuş türlerine de ev sahipliği yapan ada, bu kuşların yavrularının çıkması ile

güzel görüntüler oluşturmaktadır

Bu haber toplam 7 defa okunmustur
YORUM EKLE
Ad Soyad: *
E-Mail Adresiniz: *
Yorumunuz: *
DIGER HABERLER
reklam
site ekle film izle film izle erotik film izle online film izle film izle film izle program indir dizi izle oyun oyna Online Hd Film İzle Metinsarac.Com film izle