Tarihi İpekyolu
Turizm alanındaki gelişmeler dünya ekonomisinde özellikle son yıllarda giderek artan bir önem kazanmaktadır. Dünyada en hızlı gelişen sektörlerden biri olan turizmin hacmi, son 40 yılda, yıllık ortalama yüzde 7,4′lük bir ivme ile artış kaydetmiştir.
Turizmdeki bu gelişme sürerken, Türkiye’de de turizm yatırımlarına verilen önem giderek artmış ve son yıllarda da dünyadaki tanıtım çabalarının da sonucu olarak turizm sektöründe çarpıcı gelişmeler kaydedilmiştir.
Bakanlığımız , değişen tüketici tercihlerini de göz önüne alarak turizmin çeşitlendirilmesi, ülke sathına yaygınlaştırılması, değerlendirilmemiş turizm potansiyeline işlev kazandırılması amacıyla, ülkemizin tüm yörelerinde mevcut doğal ve kültürel değerlerin araştırılması ve turizme kazandırılması çalışmalarını yürütmektedir.
Bu çalışmalardan biri olan “ıpek Yolu–Han ve Kervansarayların Turizme Kazandırılması” projesi kapsamında; Kültürel mirasımızın en önemli unsurlarından ve çoğu doğaya, çevresel etkenlere yenik düşmüş olan han ve kervansarayların korunması, bir koruma kullanma dengesi içerisinde yaşatılarak “Tarihi ıpek Yolu”nun canlandırılması planlanmıştır.
İpek Yolu, bugün de olağanüstü bir tarihsel ve kültürel zenginlik sunmaktadır.
Bu yol, Orta Asya’yı Avrupa’ya bağlayan bir ticaret yolu olmasının ötesinde, 2000 yıldır bölgede yaşayan kültürlerin, dinlerin, ırkların da izlerini taşımaktadır.
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin de bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra, ıpek Yolu ‘nun hem bir ticaret yolu, hem de tarihsel ve kültürel değer olarak yeniden canlandırılması gündeme gelmiştir. Bu nedenle, ilk etapta ana tur güzergahları ile çakışan ıpek Yolu üzerinde değerlendirilmesi düşünülen, han ve kervansaraylara ilişkin ön etüdler yapılmış ve 11 adet kervansaray belirlenmiştir. Belirlenen bu kervansaraylardan 2 tanesi ilimizde yer almaktadır.Akhan Kervansarayı:
Denizli–Afyon karayolunun 7. Km.sinde bulunan han, aynı adı taşıyan köyün hemen girişinde yer alır. Anadolu Selçuklularının batıdaki son kervansaraylarından olan ve iki kitabesi bulunan Ak Han sultan hanları şemasına uymakla beraber, oldukça küçük bir handır.Han’ın iki kitabesi bulunmaktadır. Kapalı olan kısmı 1253 (H.651) yılında, avlu 1254 (H.652) de tamamlanmıştır. Yaptıran Vali Seyfettin Karasungur bin Abdullah’tır. Kitabede II. ızzettin Keykavus’un adı geçmektedir. Simetrik bir plan göstermeyen kervansaray açık ve kapalı bölümlerden oluşmaktadır. Toplam 1100m2′lik bir alan üzerine oturmakta olup, kare bir avlu ve derinlemesine dikdörtgen bir holden oluşmaktadır. Kapalı mekan derinlemesine iki sıra paye ile üç sahına ayrılmıştır. Ortada bulunan sahın yan sahınlardan daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Üst kısım tonoz ile örtülmüştür. Sivri kemerli niş biçiminde portali, basık kemerli giriş kapısı ile yarım metre dışa taşmıştır. Üzerinde bulunan kitabesi ile oldukça sade bir görünüşe sahiptir. Kapalı mekanın simetrik düzenlemesine karşın avluda asimetrik bir plan karşımıza çıkmaktadır. Avlu girişinin sağ tarafındaki bölümde, iki katlı mekanlar, bir eyvan ve iki kapalı birim yer almasına rağmen, diğer tarafta revaklar ve kapalı mekana bitişik tonozlu iki mekan yer almaktadır.
Han’ın avlu portali geometrik ve plastik süslemeleri ile oldukça görkemlidir. Portalde görülen en önemli özellik ise, Konya-Karatay Han ile rekabet edecek derecede figürlü süslemelere sahip olmasıdır. Geyik, sfenks, kuş, kartal, aslan, ejder vb. hayvan figürleri, gamalı hac motiflerinin aralarına yerleştirilmiş, oldukça grift bir süsleme oluşturulmuştur. Mimari bakımdan önemli bir şaheser olan Ak Han’ın bazı bölümlerinde ince işçilik istemeyen kesme taş kullanılırken, avlunun güney ve batı cephesi orijinal düzgün mermer kaplamadır. Yapının içinde ve dışta devşirme taş malzeme yoğun olarak göze çarpmaktadır.
Çardakhan Kervansarayı
Denizli–Afyon karayolunun solunda ve Çardak ilçe merkezinin içinde bulunan bu han, portali üzerindeki yedi satır kitabesine göre, Alaeddin Keykubat zamanında, onun azadlı kölesi ve emirlerinden Esededdin Ayaz bin Abdullah el şahabi tarafından yaptırılmıştır. 1230 (H.627) yılı Ramazan ayında bitirilmiş ve kitabesine göre “Ribat” olarak yapılmıştır. Doğu-batı doğrultusunda inşa edilen han, oldukça geniş kare avlusu ve altı bölümlü, beş sahından oluşan holü ile sultan hanlarının sadeleşmiş bir benzerini oluşturmaktadır.Kapalı mekan doğu-batı ekseninde dikdörtgen planlıdır. Derinlemesine dört sıra halinde ve her bir sırada beşer paye kullanılması ile beş sahın oluşturulmuştur. Han Dinar ilçesine bağlı olduğu dönemlerde “Hanabat” ismiyle anılmakta ve Kurtuluş Savaşı sırasında da zahire ambarı olarak kullanıldığını kaynaklardan öğreniyoruz.
- -Sivil Mimarlık Örneği ve Tarihi Kültürel Yapılar
- İlimizde, Selçuklu ve Beylikler dönemine ait birkaç yapı ayakta kalabilmiştir. Bunlardan; 13.yy. Selçuklu döneminde inşa edilen, Çardak Han ve Akhan Kervansarayları, mimari özellikleri bakımından diğer Selçuklu Hanlarına benzerler. Gene bu döneme tarihleyebileceğimiz Çal-Mahmutgazi Köyü’nde Mahmutgazi Türbesi ile 15.yy. Osmanlı türbe mimarı karakteri arz eden Baklan bucağı Hüsamettin Dede türbesini sayabiliriz. Zamanın tahribine uğrayan köprülerden tespit edebildiğimiz iki köprü bulunmaktadır.
- Büyük Menderes nehri üzerine inşa edilen ve Osmanlı dönemine ait, Denizli-Çivril yolundaki Çıtak köprüsü, Çal ilçesi yakınındaki köprü kayda değer mimari özellik gösterirler. Camilerden; Çivril-Emirhisar kasabası yakınındaki mimari özelliklerden dolayı13.yy.a tarihleyebileceğimiz Dedeköy camii ile 18.yy. ve 19.yy. Osmanlı mimarisinde moda haline gelen ve yapı özellikleri bakımından 13.yy. Selçuklu ağaç direkli camilerini hatırlatan Avrupa etkili resimlerle süslüdür. Acıpayam’da Yazır, Çivril’de Savran (Serbanşah), Baklan’da da Boğaziçi camileri vardır.
- Hamam olarak; 14.yy. Beylikler döneminde inşa edildiği anlaşılan ve il merkezi Uçancıbaşı mahallesinde bulunan, Uçancıbaşı hamamı, Türk hamam mimarisi plan şemasıdır. Yukarıda sözünü ettiğimiz yapılarda malzeme olarak erken döneme ait olanlarda tuğla-moloz ve kesme taşlarla birlikte yer yer devşirme malzeme de kullanılmıştır, köy yerleşim yerlerinde ise ucuz malzeme olan kerpiç ve taşın bir arada kullanıldığı görülmektedir. İlin özel bir mimari özelliği bulunmamaktadır. Ege Bölgesi yöresinde görülen yapılardaki mimari özellikler görülmektedir.
![]()
Honaz Karaçay Köyü İlkokulu ve Lojmanı
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
Kızılcabölük Cumhriyet İlkokulu
Çivril 30 Ağustos İlkokulu
Servergazi Türbesi ( Yeşilköy ) :
Merkez ilçeye bağlı Yeşilköy yakınındadır. Türbenin 1210 yılında Denizlinin fethi sırasında, Mehmet Gazi ile şehit olan Selçuklu komutanı Servergaziye ait olduğu bilinmektedir.Mehmet Gazi Türbesi (Büyük Mezarlık):
1210 yılında Denizlinin fethi sırasında şehit olan Selçuklu Uç Beyi Mehmet Gaziye ait olan bu türbe, büyük mezarlıktadır.Fatma Hanım (Yıldız) Türbesi (B.Mezarlık):
Haçlı Savaşlarında Denizli ve çevresini koruyan Yıldız Beyin kızı, Fatma YILDIZa aittir. Türk Jandarkı diye anılan Fatma Yıldız Hanım Türbesi, büyük mezarlıktadır. Mermerden yapılmıştır.Üçler Türbesi:
İl Merkezinde Leylekler Kavağı diye anılan semttedir. Türbenin ınançoğullarının ileri gelenlerine ait olduğu bilinir. Tamamen harap haldedir.Ahi Sinan Türbesi :
Denizlide Ahinin kurucusu Ahi Sinana aittir. Türbe, Yeni Sanayi Sitesinin Dere Tekke tarafına giden yol üzerindedir. ıl de Dedebağı kurucusu Ahi Sinandır.Mahmut Gazi Türbesi:
Çal ilçesi Mahmut Gazi Köyündedir. Bizans ordularıyla yapılan savaşta şehit olan Mahmut Gaziye aittir.Yatağan Baba Türbesi :
Acıpayam ilçesinin Yatağan kasabasındadır. Muhtemelen 14. Yüzyıl yapısıdır. Yatağan Baba adlı kumandanın mezarı bu türbededir.Arasta Camii:Merkez, Kaleiçi Çarşısı içindedir. Onarım geçirmiş olan cami kırma çatıyla örtülüdür. Caminin giriş cephesinde Osmanlıca mermer kitabesi bulunmaktadır. H. 1323 ve H. 1325 tarihi okunmaktadır.
Un Pazarı Camii:Merkez, Kaleiçi Çarşısı içinde yer almaktadır. İki katlı yapının zemin katı dükkan, üst katı cami olarak kullanılmaktadır. Kırma çatılı caminin üzeri alaturka kiremitle kaplıdır.
Hacıbaki Camii:Merkez İlçe’de bulunan caminin dış cephesinde dikdörtgen pencereler açılmıştır. Üzeri kırma çatıyla örtülü olup, alaturka kiremitle kaplıdır. Caminin mihrabı barok süslemelerle hareketlendirilmiştir. Duvarlardaki kalemişi süslemeler geçtiğimiz yıllarda boya ile kapatılmıştır.
Kayalık Hatipoğlu Camii :Yaklaşık kare planlı harim bölümüne ve önünde sonradan ilave edilmiş kapalı bir son cemaat yerine sahip Camii, kırma ahşap çatılı olup alaturka kiremit kaplıdır. Geniş ahşap saçakları vardır. Kerpiç malzeme ile yığma tarzda inşa edilen yapının güney cephesi dışındaki cepheleri sıvalı ve boyalıdır. Güney ve batı cepheleri tamamen sağır olan yapının doğu cephesinde üç adet dikdörtgen fonlu basit pencere yer almaktadır. Yapıdaki tüm doğramalar ahşaptır. Köşede konumlanan taşınmazın bahçe duvarları üzerinde karo taşlarla kaplanmış bir çeşme yer almaktadır. Çeşmenin devamında yer alan bahçe duvarları babalara sahip iken sonraki dönemde araları örülerek bahçe duvarı yükseltilmiştir.
Yapının giriş mekanının ahşap saçakları ve çatısı cami harim üst örtüsünden farklı düzenlenmiştir. Çatı harimden ayrıdır. Bu giriş mekanı ahşap bir merdiven ile ulaşılan ve ahşap dikmelere oturan ahşap döşeme ve tavana sahiptir. Cami harimi de ahşap tavanlı olup, güney duvarında yarım daire profilli basit bir mihrabı vardır. 20.yy’ın hemen başlarında yapılmış olan yapı, konumu, boyutları ve yöresel malzeme kullanımı ve cephe düzeni ile korunması gerekli bir yapıdır.
Yapının son cemaat yeri gibi düzenlenen giriş kısmı içten tamamen açılarak, cami harimine dahil edilmiştir. Kurul kararı ile cami parseli içinde bulunan tek katlı imam evi yıkılarak kaldırılmıştır. Ayrıca yakın zamanda batı beden duvarındaki belverme nedeni ile duvarı desteklemek üzere beton destek duvarı yapılmıştır. Caminin boyası yenilenerek rengi değiştirilmiştir. Giriş mekanı önüne de sac malzeme ile ilave bir bölüm yapılmıştır.Delikliçınar Yeni Camii :Denizli, Delikliçınar mahallesindedir. Yapı kare planlı harim mekanı ve kuzeyindeki son cemaat yerinden oluşmaktadır. Doğu ve batı köşelerde düzgün kesme taştan inşa edilmiş minareler, pabuç bölümüne kadar onarım amacı ile yıkılmıştır. İnşa malzemesi düzgün kesme taş, betonarme ve demirdir. Avlusunda Klasik Osmanlı Mimari tarzına uygun şadırvanı bulunmaktadır.
Yapının içinde zengin bir süsleme programı dikkati çeker. Mihrap duvarında Kütahya işi çini duvar panoları bulunmaktadır. Klasik Osmanlı Dönemi çini süsleme programına uygun olarak 20.yy’da yapılmış olan bu panoların üstünde vitray pencereler bulunmaktadır. Mihrap nişinin içi de bitkisel motiflerin ağırlıkta olduğu bir çini süsleme programına sahiptir. Mihrap duvarı ve yapının diğer duvarları üzerinde alçı süslemeler bulunmaktadır. Merkezi kubbenin iki yanında birer küçük kubbe yer almaktadır. Kuzeydeki kadınlar mahfili doğu ve batı yönlerde “U” şeklinde güney duvarına dek uzanmaktadır. Kuzey kesimde duvarların yanı sıra iri payeler taşıyıcı unsur olarak kullanılmıştır. Küçük kubbeler ile merkezi kubbe arasında yer alan karşılıklı ikişer sütun taşıyıcı sistem olarak değerlendirilmiştir. Mimber, kürsü ve yapıdaki tüm pencere kapı çerçeveleri ayrı ayrı süsleme şeridi ile hareketlendirilmiştir.
Yapının onarım amacı ile iki minaresi de pabuç bölümüne kadar yıktırılmıştır. Bursa kemerli açıklıklarla dışa açılan son cemaat yerine 10 basamaklı bir merdivenle ulaşılır. Zemin kat seviyesi altında bodrum katı vardır. Camide yapıyla ilgili olmayan, burada muhafaza edildiği anlaşılan 1329/1913 ve 1319/1903 tarihli iki kitabe bulunmaktadır. Kayıtlardan yapının 1952 yılında inşa edildiği anlaşılmaktadır.İlbadı Mezarlığı ve Camii:Denizli merkezinde, bugün şehir içinde kalmış olan ve İlbadı Mahallesi yolu ve Eski Sarayköy yolu üzerinde bulunan mezarlık geniş bir yamaç ve tepe üzerindedir.Tespit edilebilen en eski mezar Denizli’nin fethi sırasında Bizanslarla yapılan savaşta şehit düşen Mehmet Gazi’dir. Türbeninde H. 660 tarihi vardır. Ayrıca haçlılar tarafından şehit edilen Fatma Yıldız Hanımın mezarı (H. 702), İnançoğullarından yedi kişinin “ Yediler Türbesi Mezarı “ ( H. 710-511) , Şirvani Dede’nin Türbesi ( M. 1529) bulunmaktadır.
Mezarlık kaynaklara göre 9 Temmuz 1920 günü Denizli’yi yakmak isteyen Demirci Mehmet Efe tarafından efenin yemini yerine gelmesi için yakılmıştır. Bu nedenle mezar taşları üzerinde yapılan incelemede daha eski tarihlere ait mezarlar hakkında bilgi edinilememiştir. Tespit edilebilen mezar taşları üzerindeki tarihlendirmeler türbeler dışında mezarlarda tespit edilebilen tarihler H. 973’ten günümüze kadar gelmektedir. Ziyaret yeri olarak kullanılan mezarlık koruluğu ile bir bütün arz etmektedir. Denizli maden ve motor sanayi nedeniyle oluşan kirlilik mezar taşlarını tahrip etmektedir. Denizli Eski Mezarlığı, Denizli fethinden itibaren kullanılmaya başlanılan Denizli’nin en eski ve en büyük mezarlık ve ziyaret yeridir. Denizli Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü tarafından koruması yapılmaktadır.Öküzbattı Mescidi:Merkez Günbattı Mahallesi’nde yer alan 19 yüzyıl sonunda inşa edilen yapı düz ahşap tavanla örtülü kare planlı bir yapıdır. Tavan dıştan kırma çatı ile kaplıdır. Kısmen moloz taş kullanılmakla birlikte ağırlıklı olarak kerpiç ile inşa edilmiştir. Bitişiğinde aynı özelliklere sahip bir kahvehane binası vardır. İçten ve dıştan sıvalı ve boyalıdır. Pencereler ahşap doğramalıdır. İç mekanda ahşap bir kadınlar mahfili yer alır. Minber ahşap malzemeden yapılmıştır.
Yazır Kasabası Çarşı Camii:Giriş açıklığı üzerindeki kitabesine göre “Hacı Ömer Ağa” adlı bir zat tarafından 1802-3 yılında inşa ettirilmiştir. Derinlemesine dikdörtgen olan cami, altısı bağımsız on adet ahşap destek ile mihraba dik üç sahına ayrılmıştır. Harim duvarları ve tavanında yer alan süslemeleriyle döneminin en gözde örneklerinden biridir. Duvarlarda yer alan resimlerde minyatür üslubu ağırlığını hissettirmektedir. Resimlerin panolar halinde duvar yüzeylerine çizilişlerinde gösterişten kaçınıldığı gözlenmektedir. Bu resimlerde özellikle cami, natürmort, bitki ve ağaç motiflerine yer verilmiştir. Ayrıca caminin tavanı da çıtalarla küçük karelere ayrılmış ve bu kareler, belirli aralıklarla serpiştirilmiş bitki motifleriyle süslenmiştir (Çakmak 1991).
Yukarı Camii :Akköy İlçesi merkezinde bulunan camide dikdörtgen plan tipi uygulanmıştır. Harimin kuzey tarafında iki katlı ahşap mahfili bulunmaktadır. Caminin orta bölümü gizli kubbeyle örtülmüştür. Harimin güneybatı köşesinde ahşap minberi yer almaktadır. Daha önce minber mihrabın sağ tarafında bulunduğu halde sonradan ahşap tavana atılan ahşap destek direklerine engel teşkil ettiğinden bugünkü yerine taşınmıştır. Harimin doğu, batı ve güney cephesinde, altta büyük üstte küçük ikişer pencereyle iç mekan aydınlatılmaktadır. Caminin kuzey cephesinde, sonradan kapalı hale getirilen son cemaat yeri dışa altı adet ahşap direkle açılmaktadır. Harimin kuzey duvarında sade bir mihrap nişi bulunmaktadır. Yapıya sonradan son cemaat yerinin doğu tarafına bir minare inşa edilmiştir.
Caminin duvarları; temeli taş, üzeri kerpiç malzeme kullanılarak yapılmış olup, üzeri sıvalıdır. Çatısı kırma çatı olup, Marsilya tipi kiremitle kaplanmıştır. Cami harimin güney, doğu ve batı duvarlarındaki kalem işi süslemeler iki pano halinde iç cepheyi dolanmaktadır. Bunun üzerinde çatıya geçiş bölümü yer almaktadır. Burada bir sıra çiçek demeti motifi, bant halinde bütün cepheyi çevrelemektedir. Harimin duvarlarını süsleyen panolar ve kubbe içi harimin kuzey cephesindeki mahfil altındaki duvarlar, tamamen bitkisel motifler ve bunun yanında cami, terazi ve kandil tasvirleri ile bezenmiştir.Yapının mihrabı harimin güney cephesinde, iç içe iki kemerle derinleştirilen niş halindedir. Mihrabın iki tarafı sütuncelerle sınırlandırılmış olup, içi çiçek ve kandil motifi ile süslenmiştir. Harimin tavanında, minberinde, kapısında, mahfilinde zengin oyma ahşap işçiliğini görmek mümkündür.
Bunun dışında harimin güney, doğu ve batı tarafında devam adan içi yazılı madalyonlar bulunmaktadır. Güney duvarındaki pano içindeki madalyonlarda, soldan sağa Allah, Muhammed, Ebubekir; doğu duvarındaki madalyonlarda Ömer, Osman, Ali; batı duvarındaki süsleme panolarının içindeki madalyonlarda ise Hasan, Hüseyin, Bilali Habeş-i’nin adları okunmaktadır.Kubbe içindeki Osmanlıca yazıda ise beşinci ayın on dördü, 1327, Cemaüzevvel Mayıs 1 okunmaktadır. Bu tarih yapının inşa tarihi mi yoksa onarım tarihi mi bilinmemektedir. Camideki süsleme ve mimari özelliklerinden dolayı batılılaşma sürecinde (18.-19. yy.) inşa edilen camilerdendir.Belenardıç Köyü Camii:Akköy ilçesine 20 km. mesafede bulunan Belenardıç köyü cami, kareye yakın dikdörtgen planlı bir yapıdır.Ahşap destekli ve ahşap tavanlıdır. Kitabesine göre Halil Ağa tarafından 1884 yılında inşa ettirilmiştir. Harimin kuzeyinde son cemaat yeri ve bu cephenin batı ucunu kapatan bir minaresi mevcuttur. İnşa malzemesi moloztaştır. Duvarları sıvalıdır. Yapının üzeri toprak dam şeklinde inşa edilmişken yakın bir tarihte toprak tabakası alınarak kırma çatı ve kiremitle örtülmüştür.Harime yuvarlak kemerli dikdörtgen formlu bir kapıdan girilmektedir. Son cemaat yerinin tüm duvarları kalem işi süslemelerle bezenmiştir. Harimin tavanı, üçü serbest diğerleri duvara bitişik ondört ahşap destekle taşınmaktadır. Duvarlara bitişik destekler kare kesitli, serbest destekler sekizgen kesitlidir. Onarım görmüş olan batı duvarı haricinde son cemaat yeri ve harimin bütün duvarları, zikzak motiften oluşan yatay bir şeritle bölünerek, dikdörtgen panolar elde edilmiştir. Panolar yeşil, kahverengi, siyah, mavi renkte muhtelif kalem işi süslemelerle doldurulmuştur. (Çakmak 1994).
Boğaziçi Kasabası Eski Camii:Baklan İlçesi’ne bağlı Boğaziçi Kasabası’nda bulunan cami, dikine dikdörtgen planlı ve üç sahınlıdır. Hicri 1181’de yapılmıştır. Duvarları temel seviyesine kadar taş, üzeri kerpiç örgülüdür. Dikdörtgen planlı harim, ahşap desteklerle üç sahına ayrılmıştır. Destekler birbirine Bursa kemeriyle bağlanmıştır. Yan duvarlar içten ve dıştan kare şeklindeki ahşap direkler ile desteklenmiştir. Mihrap, mukarnaslı kavsara ile örtülü yarım daire kesitli bir niş şeklindedir. Ahşap minberi ve vaaz kürsüsü süslemesizdir.Tavan ve ahşap destekler, zengin kalem işi süslemelere sahiptir. Harim duvarları, bitkisel ve geometrik süslemeler ve mimari tasvirlerden oluşan duvar resimleriyle bezelidir. Camiinin üzeri düz toprak dam iken toprağı alınarak dört yöne eğimli çatı ile kaplanmıştır (Çakmak 1995).
Dörteylül Mahallesi Camii :Denizli, Buldan İlçesi, Dört eylül Mahallesindedir. 1956 tarihinde inşa edilen cami, enine dikdörtgen planlı bir harime sahiptir. Taş malzeme ile yığma teknikle inşa edilmiştir. Çatısı kırma çatıyla örtülü olup alaturka kiremit ile kaplıdır. Minaresi caminin güneybatı köşesinde yer almaktadır. Tuğla örgülü minare tek şerefelidir. Sadece harim kısmından meydana gelen caminin tavanı ahşap tahtalarla kaplanmış, mihrap ise sade bir nişten oluşmuştur. Arazi kullanımı açısından parsele uyumu, yöresel ve geleneksel yapım tarzının son örneklerinden olması, mahalle mescidi tipinin örneği olarak belirginleşmesi, bindirme saçak ve köşe girişi gibi özellikleri ile önemli bir yapıdır. Bugünkü sahibi ve bakımından sorumlu olan kuruluş Vakıflar Genel Müdürlüğü’dür.
Çarşı Camii :Buldan İlçesi, Çarşı Caddesi’nde bulunmaktadır. Cami 17. yy’da inşa edilmiştir. Taş malzeme ile inşa edilen yapı, düz ahşap tavanla örtülü ve kırma çatı ile kaplıdır. Yapı, hemen yanında yer alan tescilli han ile birlikte Buldan eski çarşı dokusu hakkında önemli bir belge niteliği taşımaktadır.
Kocaköy (Şalvan)Camii:Özgün adı Şalvan (Şeyh Elvan) olan Kocaköy’deki Cami, doğu-batı yönde eğimli bir arazi üzerinde, moloz taş duvarlarla çevrili bir avlu içerisindedir. Caminin yaklaşık 30 m. güneybatısında, kitabesinden 1194-1780 tarihinde inşa edildiği anlaşılan sivri kemerli bir çeşme bulunmaktadır. Avluya, kuzeybatı köşedeki, yuvarlak kemerle örtülü bir açıklıktan girilmektedir. Yapı, uzunlamasına dikdörtgen planlı bir harim, harimin kuzeyindeki son cemaat yeri ve kuzeydoğu köşesindeki minareden oluşmaktadır. İnşa malzemesi moloz taştır. Duvarlar sıvalı ve beyaz badanalıdır. Doğu ve güney cephelerinde altta ve üstte ikişer pencere, batı cephesinde ise altta dört, üstte üç pencere vardır. Pencerelerin tümü dikdörtgen şekillidir. Yapının üzeri toprak damlı iken, 1960 yılında kırma çatı ve kiremitle kaplanmıştır (Çakmak 2007).
Harimin kuzeydoğu köşesinde yer alan minare, girişinin üst kesimindeki kitabeye göre 1961 yılında yapılmıştır. Kare kesitli bir kürsü üzerinde yükselen silindirik bir gövdeye sahip olan minarenin kürsü ve pabuç kısımları kesme taşlarla, gövde ve yukarısı tuğlalarla inşa edilmiştir. Minareye, batıdaki basık kemerli bir açıklıktan girilmektedir (Çakmak 2007).
Son cemaat yeri, düz ahşap tavanla örtülüdür. Tavan, kuzeyde iki devşirme sütun üzerine yerleştirilmiş birer ahşap destekle taşınmaktadır. Destekler birbirlerine dilimli ahşap kemerlerle bağlanmıştır. Son cemaat yeri, 1990 yılında dilimli kemerlerle dışarı açık durumda iken, 2006 yılında kemer araları perde duvarlarla kapatılmıştır. Yine 1990 yılında, son cemaat yerinin basit ahşap süslemeler içeren tavanı, bugün düz tavan tahtalarıyla değiştirilmiş durumdadır (Çakmak 2007).Harimin kuzey duvarının doğu ve han kesimlerinde, mukarnaslı kavsara ile örtülü, yarım daire kesitli iki dış mihrap vardır. Duvarın ortasında harime girişi sağlayan açıklık yer alır. Basık kemerli giriş açıklığının üst kesiminde, duvardan hafif çıkıntılı, yukarıya doğru kademeleşerek yükselen zikzaklı profile sahip, bir üçgen alınlık görülmektedir. Alınlığın üzerinde üç satırdan oluşan inşa kitabesi bulunmaktadır. Giriş açıklığı, basit geometrik motiflerle süslü ahşap kapı kanatlarına sahiptir (Çakmak 2007).
Harim, iki sıra halinde dörderden sekiz ahşap destekle kıble duvarına dik uzanan üç sahına ayrılmıştır Desteklerden ikisi kuzey duvarına bitişik, altısı bağımsızdır. Duvara bitişik destekler kare kesitli, bağımsız destekler silindir kesitlidir. Bağımsız destekler birer devşirme altlık üzerine oturmaktadır. Destekler birbirlerine dilimli ahşap kemerler1e bağlanmıştır. Harim, düz ahşap tavanla örtülüdür. Tavanın orta sahın üzerine denk gelen kesimi bir tekne tavan şeklinde düzenlenerek, yanlara oranla yükseltilmiştir. Tavanın tüm yüzeyi ahşap ve kalem işi süslemelerle bezenmiştir. Harim duvarları sıvalı ve beyaz badanalıdır. Doğu duvarının kuzeyinde dikdörtgen şekilli bir dolap nişi vardır. Aynı duvarın güney ucunda, yarım daire kesitli bir başka niş ve önünde ahşaptan yapılmış basit bir vaaz kürsüsü yer almaktadır (Çakmak 2007).
Harimin kuzeyinde ahşap bir kadınlar mahfili vardır. Mahfile, kuzey duvarının doğusundaki ahşap merdivenle çıkılmaktadır. Mahfilin ortasında, harime doğru taşıntı yapan bir balkoncuk bulunmaktadır. Ahşap minber herhangi bir özelliğe sahip değildir. Mihrap, yakın bir tarihte yenilenmiş, mukarnaslı kavsara ve kavsara köşeliklerindeki kabaralar dışında kalan yüzeyler fayansla kaplanmıştır. Kabara ve mukarnaslar alçıdandır. Mihrabın girişle aynı eksende olmadığı, doğuya doğru kaydırılmış olduğu dikkati çekmektedir (Çakmak 2007).Kuyucak Köyü Camii:Denizli İli, Çal İlçesi, Kuyucak Köyü’nde yer almaktadır. Yapım tarihi 1952’dir. Kare planlı yapının ahşap tavanı, dört ahşap destek ile taşınmaktadır. Harimin kuzeyinde, altı ahşap destek üzerine oturan kadınlar mahfili bulunmaktadır. Yapıda yer alan vaaz kürsüsü ve minber ahşaptandır. Mihrap yarım daire kesitli bir nişten oluşmaktadır.Camiye kuzey cephede yer alan dikdörtgen şekilli açıklıktan girilir. Girişin iki yanında dikdörtgen şekilli birer pencere vardır. Güneyde mihrabın iki yanında yuvarlak kemerli pencerelere yer verilmiştir. Son cemaat yeri iki kattan oluşmaktadır.
Çarşı Camii :Denizli İli, Çal İlçesi’nde bulunmaktadır. Camii 19.yy ortalarına tarihlenir. Kareye yakın dikdörtgen planlı olan yapının kuzeyinde bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Cami taşlarla, minaresi ise tuğlalarla inşa edilmiştir. Harimin üzeri ortada büyük bir çapraz tonozla, köşelerde ise dört adet küçük çapraz tonozla örtülüdür. Minberi sahte kündekari tekniklidir. Alçı mihrabı oldukça basit bir işçiliğe sahiptir. Kitabesinden, minarenin 19. yy da yapıldığı anlaşılmaktadır. Giriş açıklığının hemen üzerinde yapının sonradan onarım geçirdiğini gösteren bir kitabe mevcuttur. Cami mermer ve moloz taşlar kullanılarak yöre mimarisine uygun olarak inşa edilmiştir. Caminin kuzey-batı köşesinde tek şerefeden oluşan minaresi bulunmaktadır.
Kayı Pazarı Cami: Çal ilçesine bağlı Süller Kasabası yolu üzerinde Şapcılar Köyü yakınlarında eski adıyla Kayı Pazarı olarak bilinen alanda bir minare vardır. Minarenin ait olduğu cami tamamen yok olmuştur. Kare bir kürsü üzerinde yükselen silindirik bir gövdeden oluşan minarenin, külah kısmı yıkılmıştır. Kürsü kısmı kaba yonu taşlarla, gövde ve yukarısı tuğla ile inşa edilmiştir.Kayı Pazarı adıyla bilinen bu mevki, çeşitli yerleşim birimlerine hizmet veren bir Pazar yeri niteliği taşımaktaydı. Kaymakçı Mustafa paşa’ya ait 1727-28 tarihli vakfiyeden, bu alanda han, hamam, iki cami ve çok sayıda dükkan bulunduğu anlaşılmaktadır. Kayı Pazarı Camii’nin minaresi, İzmir II nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan alınan izin çerçevesinde 2005 yılında Valiliğimizce restore edilmiştir (Çakmak 1991).
Emirhisar Dedeköy Camii:Denizli İli, Çivril İlçesi, Emirhisar Kasabası, Balçıkhisar Mahallesi, Dedeköy Mevkii’de bulunan Dedeköy Camii’nin plan ve malzeme özelliklerinden XV. ya da XVI.yüzyılda yapılmış olabileceği anlaşılmaktadır. Cami, 14 x 14 m ölçülerinde ve kare planlıdır. Kare gövdeden kubbeye geçiş tromplarla sağlanmıştır. Malzeme olarak kubbe, kemer, tromp gibi elemanlarında tuğla; duvarlarında ise devşirme taşlar kullanılmıştır.Caminin pencereleri iki sıra halindedir. Alt sıradakiler dikdörtgen şeklinde olup, yanlarda üç, girişte iki adettir. Üst sırada ise her duvarda sivri kemerli birer penceresi vardır. Fakat kapı üzerine rastlayan pencere dolap olarak değerlendirilmiştir. Kubbe kasnağında ise sekiz adet pencere bulunmaktadır.
Mihrabı beş kenarlı bir niş şeklinde ve beş sıra mukarnas kavsaralıdır. Mihrap bir sıra kaval silme ile süslenmiştir. Üzeri ise bir sıra palmet dizisiyle taçlandırılmıştır. Ahşap olduğu zannedilen minberinin sadece yerine ait izi kalmıştır. Caminin, süsleme bakımından pek özelliği bulunmamaktadır. Sadece tromp kemerlerinde ve kubbenin bazı bölümlerinde palmet dizisi izleri görülmektedir. Sivri kemerli pencere alınlıklarında ise şimdiki haliyle bir süsleme izi yoktur.
Minare, caminin kuzeydoğu köşesinde yer almaktadır. Minarenin kaide yüksekliği, caminin duvar yüksekliği ile aynı seviyededir. Kare kaideden silindirik tuğla gövdeye geçiş piramidal pabuç ile sağlanmıştır. Minarenin girişi cami içinde, kuzeydoğu köşededir. Külahı yıkılmıştır.Caminin kuzey duvarına 5 m kadar mesafede, kare planlı ve üzeri kubbe ile örtülü bir türbe yer alır. Duvarları camide olduğu gibi devşirme taş ile inşa edilmiştir. İçinde kime ait olduğu bilinmeyen dört adet mezar bulunmaktadır. Cami ve türbeye yaklaşık 30 m mesafede bulunan 3×3 m ölçülerindeki mekanın bir hamama ait olduğu anlaşılamaktadır. Cami ve türbenin bulunduğu parselin bitişiğinde bir Hazire bulunmaktadır (Çakmak 1991).
Bayat Köyü Camii:Denizli İli, Çivril İlçesi, Bayat Köyü, Köyiçi Mevkii’nde bulunan cami, kuzey-güney doğrultusunda kare planlı ve tek mekanlıdır. Kuzeyde dikdörtgen şeklinde bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Minaresi yoktur. İbadet mekanı iki ahşap kolonla üç salon oluşturulmuştur. Tavanda diklemesine atlan büyük ahşap kirişler sayesinde tüm tavan hasırla kaplanmıştır. Son cemaat yerinde de aynı hasır örgü kullanılmıştır. Son cemaat yerini ise dört ahşap kolon taşımaktadır. Ancak iki kenardaki ahşap kolonların işlevi yoktur. Bunlar beden duvarlarına hemen hemen birleştirilmiş durumdadır.
Camide güney duvarda yarım daire şekilli mihrap nişi vardır. Bunun her iki yanında iki küçük pencere, doğu duvarda iki, kuzey duvarda da bir küçük pencere olmak üzere toplam beş pencere açıklığı yer almaktadır. Ancak camide aydınlık bir mekan yaratılmamıştır. Güneybatı duvarda ahşaptan bir minber, güneydoğu duvarda ise ahşap bir vaiz kürsüsü yer almaktadır. Caminin tabanı toprak olup, fazla düzgün olmayan bir zemin oluşturulmuştur. Son cemaat yerinde giriş kapısının batısında yarım daire şeklinde bir mihrabiye vardır.
Caminin beden duvarları son derece kalın tutulmuş olup, yığma kerpiç şeklinde yapılmıştır. Üzeri kireç harcı ile sıvanmıştır. Toprak dam olan çatısı kırma çatı olarak 1963 yılında yapılmış ve üzeri Marsilya Tipi kiremitle örtülmüştür. Caminin içindeki mihrap duvarları da dahil olmak üzere bütün duvarlar ve ahşap kirişlerin üzerleri renkli boya ile yapılan bezemelerle süslüdür. Bu bezemeler arasında Mekke tasvirleri, vazodan çıkan stilize çiçek motifleri ve eski yazı ile oluşturulan madalyonlar yer almaktadır. Tavandaki kirişlerden birinin üzerinde H.1289 yılı yazılıdır.Savran Köyü Camii:Çivril ilçesine 5 km. uzaklıkta bulunan cami, giriş açıklığı üzerindeki kitabesine göre “Ömer Ağa” adlı bir kişi tarafından 1798-99 yılında yaptırılmıştır. Yapı, uzunlamasına dikdörtgen planlı bir harim ve kuzeyindeki son cemaat yerinden oluşmaktadır. Harim, iki sıra halinde üçerden altı ahşap destekle üç sahına ayrılmıştır. Taş temel üzerine kerpiçle inşa edilen yapı, dıştaki sade görünümüne karşılık içte oldukça zengin süslemeleriyle dikkati çekmektedir. Harim duvarları, bitkisel örnekli süslemeler ve mimari tasvirlerden oluşan duvar resimleriyle bezelidir. Ahşap tavan, hem ahşap işçiliği hem de kalem işi süslemeleriyle döneminin karakteristik unsurlarını barındırmaktadır. Yapı günümüzde harap durumdadır (Çakmak 1991).
Hacı Hüseyin Camii, Minaresi ve çeşmesi:Güney İlçesi’nde bulunan cami, düz ahşap tavanla örtülü kare planlı bir yapıdır. 1867 yılında inşa edilen yapının minaresi dörtgen prizmal kaideli ve silindirik gövdelidir. Tuğla örgülü olan minare gövdesi, zikzaklarla süslenmiştir Tek şerefeli olan minarede, silindirik gövdeden şerefeye dışa taşkın silindirik silme-bilezikle geçilmiş olup, şerefenin altında dışa taşkın üçgen süslemeleri vardır. Son cemaat yerinin kapı ve pencereleri, plastik doğramadır. Caminin dış kapısı demir doğrama olup, demir korkulukları mevcuttur. Yapının son cemaat yerinde beton sütunlarla taşınan sivri kemerli bir giriş ve kemer aralarında baklava dilimli süslemeler vardır. Yuvarlak kemerli olan ve kitabesi bulunan çeşmesi ise 1188 tarihlidir.
Sait Ağa Camii :Enine dikdörtgen planlı camilerden olan yapı, düz ahşap tavanlıdır. Kiremit örtülü ve iki katlıdır. Harimi kuzey, doğu ve batı yönünde çevreleyen, ahşap direkler üzerine oturan ahşaptan bir kadınlar mahfili vardır. Mahfili taşıyan ahşap direkler ile kıble yönüne doğru gelişen nefler oluşturulmuştur. Yarım daire kesitli mihrabının yanları, sütun ve sütun başlıklarıyla hareketlendirilmiştir. Son cemaat yeri, sonradan yapılan plastik doğrama kapıyla harimden ayrılmıştır. Yine son cemaat yerindeki duvarlarda sonradan yapılan, bitkisel motifli alçı süslemeler vardır. Yapının ön cephesine bitişik denecek kadar yakın yapılan minaresi; sonradan boyanmış olup, dörtgen prizmal kaideli ve silindirik gövdelidir. Tuğla örgülü olan minare tek şerefelidir ve şerefesinde mukarnaslı süslemeler vardır. Ayrıca yapının hemen önünde tek katlı, düz çatılı, kiremit örtülü ve ön cephesi fayans kaplı tuvaletleri ve abdest alma birimleri bulunan müştemilatı yer alır.
Çarşı Camii ve Minaresi :Derinlemesine, tek bölümlü ve üzeri düz tavanla örtülü camilerden olan yapı, kırma çatılı ve kiremitle kaplıdır. Yapının ahşap tavanında sekizgen formlu ve içerisinde baklava dilimleri bulunan süslemeleri vardır. Yarım daire kesitli bir nişi bulunan mihrabın, silmeli payelere sahip çerçevesi vardır. Mihrabın batısında, ahşaptan bir minber yer alır. Harimin kuzeyinde, ahşap direkler üzerine oturan bir kadınlar mahfili mevcuttur. Yapının pencereleri dikdörtgen formlu ve ahşap doğramadır. Üst kattaki pencereler daha küçük boyutludur. Ayrıca altta yer alan pencerelerin ferforje korkulukları vardır. Harime girişi sağlayan kapı, ay-yıldız süslemeli demir doğramadır. Harime açılan kapının üzerinde yer alan 1935 tarihli ve Türkçe yazılı kitabe yapının inşa tarihi olmalıdır. Yapının hemen önünde çokgen prizmal kaideli ve silindirik gövdeli, tek şerefeli bir minare vardır. Kaidesinde yuvarlak kemerli nişleri mevcuttur.
Güney Mesten Camii ve Minaresi:Kare planlı, üzeri düz ahşap tavanla örtülü olan yapı, kırma çatılı ve kiremit kaplıdır. Son cemaat yeri demir doğrama kapı ve pencerelerle kapatılmıştır. Yarım daire kesitli bir nişe sahip olan mihrabı fayanslarla kaplanmıştır. Mihrabın batısında ahşaptan, süslemesiz bir minber yer alır. Harimin kuzeyinde ahşap direkler üzerine oturan bir kadınlar mahfili mevcuttur. Yapının pencereleri kare formlu ve demir doğramalıdır. Son cemaat yerinde asılan tabeladan, yapının 1956 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca kıble duvarında kare formlu ve küçük ebatlı demir doğramalı pencereler vardır. Yapının hemen önünde yer alan bahçe içinde, çokgen prizmal kaideli, silindirik gövdeli ve tek şerefeli minare vardır.
Güney Dere Camii:Kare planlı yapı, düz ahşap tavanla örtülü ve kırma çatı ile kaplıdır. Son cemaat yeri bulunmayan yapının ahşap direkle desteklenmiş geniş saçaklı giriş bölümü vardır. Sadece kapısı ahşap doğrama olan yapının dikdörtgen formlu pencereleri sonradan plastik doğrama ile değiştirilmiştir. Ayrıca yapıya bitişik olarak inşa edilmiş, kiremit örtülü ve demir doğrama pencereleri ile kapısı bulunan müştemilatı vardır. Çokgen prizmal kaideli, silindirik gövdeli ve tek şerefeli bir minaresi vardır. Minarenin gövdesi baklava dilimi şeklinde süslenmiştir. Şerefe altı mukarnaslarla dolgulandırılmıştır. Sonradan yenilenmiş olan caminin 1227 tarihli (1802) kitabesi vardır.
Güney Çolacık Camii:Enine dikdörtgen planlı, düz ahşap tavanla örtülü, kırma çatılı ve üzeri kiremit kaplı bir yapıdır. Bahçesinde kiremit örtülü ve ahşap doğrama kapı ve pencereleri olan müştemilatı vardır. Yapının ahşap tavanında, sekizgen tavan göbekleri içerisinde yer alan stilize bitkisel süslemeler bulunmaktadır. Dikdörtgene yakın planlı mihrabı ve süslemesiz ahşap minberi mevcuttur. Kıble yönünde bulunan kare formlu pencerelerden üst katta bulunanlar küçük boyutlu, alt kattakiler büyük boyutludur ve yuvarlak kemerli alınlıklıdırlar. Kapısı sonradan plastik doğramayla değiştirilmiştir. Son cemaat yeri ahşap direkler üzerine oturan yuvarlak kemerlerle sonlandırılmıştır. Dörtgen prizmal kaideli ve silindirik gövdeli minaresi tuğla örgülü olup, çift şerefelidir. Cami 1958 yılında yapılmıştır.
Sultan Murat Camii:Denizli’nin 20 km doğusundaki Honaz ilçesindedir. Bugünkü yerleşim merkezinin dışında olan yapı oldukça harap durumdadır. XV. yüzyılda Osmanlı Sultanı II Murat tarafından inşa ettirildiği kabul edilmektedir. Duvarlarının büyük bölümü ve örtüsü yıkılmıştır. Güney-kuzey doğrultuda eğimli bir arazi üzerinde yer alan cami, bugünkü şekliyle kare planlı bir harimden ibarettir. Harimin kuzey-batı köşesindeki tromp ve kubbe yuvarlağından bugüne ulaşabilen bölüm, üst örtünün kubbe olduğunu göstermektedir. İnşa malzemesi olarak duvarlarda kabayonu taş, moloz taş ve tuğla, tromplarda tuğla, kasnakta ve kubbede ise dönüşümlü olarak yerleştirilmiş kabayonu taş ve tuğla kullanılmıştır. Harim bugün moloz yığınlarıyla doludur. Özellikle kuzey-batı köşedeki duvarlarda kalan izlerden duvarların sıvalı ve beyaz badana olduğu anlşılmaktadır. Güney duvarının ortasında yer alan mihrap kabayonu taşla inşa edilmiştir. Beşgen kesitli mihrap nişi sivri kemer şekilli bir kavsara ile örtülüdür.
Cevherpaşa Camii:Denizli-Muğla karayolu güzergahındaki Tabae Ören Yeri içinde bulunan Cevher Paşa Camii, dikdörtgen planlı bir yapıdır. Kuzeyinde son cemaat yeri, kuzeybatı köşesinde minaresi yer almaktadır. Harimin doğu ve batı duvarında dörder, güney ve kuzey duvarlarında ikişer pencere vardır. Dikdörtgen formlu pencerelerin kesme taştan söve ve atkı taşları ile sivri kemerli alınlıkları bulunmaktadır. Son cemaat yerinin kuzey batısına bitişik minarenin kürsü kısmı yüksek tutularak caminin çatı seviyesine getirilmiştir. Kesme taşla kaplı minarenin birinci şerefesinin üzerindeki petek kısmından yukarısı eski yıllarda yıkılmış olduğundan üzeri metal külahla örtülerek bodur bir minare görünümü kazandırılmıştır. Caminin harimi dörder adet ahşap iki sütun sırasıyla üç sahına ayrılmıştır. Sütunlar, ahşap kompozit başlıklara sahiptir.
Harimin kuzey bölümünde altı adet ahşap sütunun taşıdığı kadınlar mahfili yer alır. Bu sütunlar da harimin diğer sütunları gibi dekore edilmiştir. Mihrap yarım daire kesitli bir niş ve çeyrek küre şekilli bir kavsaradan oluşmaktadır. Niş içinde bir perde motifi ve ortada mizan terazisi motifi yer almaktadır. Mihrabın üzerinde bitkisel motifli üçgen bir tepelik oluşturulmuştur. Harim duvarları, boya ile meydana getirilmiş kare ve daire şekilli panolarla süslenmiştir. Panoların içleri, bitkisel geometrik desenler ve yazılarla doldurulmuştur. Son cemaat yerinde altı adet ahşap sütun yer alır. Sonradan dışa karşı kapatılmıştır. Son cemaat yerinin iki tarafından ahşap merdivenle mahfile geçiş sağlanır. Son cemaat yerinden harime yuvarlak kemerli bir giriş kapısından geçilir. Kapının üzerindeki yazı bandında Hicri 1235 tarihi okunmaktadır. Yapının üzeri kırma çatıyla örtülü olup Marsilya kremidi ile kaplanmıştır. Orijinal örtüsü düz dam örtü olmasına rağmen daha sonraki yıllarda kırma çatı yapılarak yapının korunması sağlanmıştır. Ancak Eski Kale yerleşiminin başka yere taşınması nedeni ile cami uzun süre kullanılmadığından çatısında büyük açıklıklar oluşmuştur. Osmanlı döneminde 19 yy. batılılaşma sürecinde yapılan ahşap destekli kalem işi süslemeli camilerden olan Cevher Paşa Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce 2006 yılında restore edilmiştir.
Aydoğdu Köyü Camii :Tavas İlçesi, Aydoğdu Köyü’nde bulunan cami; ahşap hatıllı, moloz taş örgü ile örülmüştür. Kare planlı, altı ahşap direkle dışa açılan son cemaat yeri mevcuttur. Cami içte de altı ahşap direkle sahınlara ayrılmıştır. Caminin iç duvarları ve son cemaat yeri duvarları stilize bitki, cami, perde motifleri ve madalyonlar içinde eski yazılarla süslenmiştir. Caminin kapısı yalancı kündekari tekniği ile yapılmış, oldukça sağlam olarak günümüze gelebilmiştir.
Kapının üzerinde bulunan, kitabesi olması muhtemel yazı sıvanmış, ancak okunabilen kısmında; “ Sahibil hayratı Abaslı Süleyman oğlu. ” yazmaktadır. Zamanla cami, üst katta kadınlar mahfilinin hizasından ahşap hatıllarla ikiye bölünmüş ve üst kısım kullanılmamaya başlamıştır. Duvar süslemeleri ve planı açısından önemli olan cami, bir yangın geçirmiştir.Avdan Köyü Eski Camii:Tavas İlçesi, Avdan Köyü’nde bulunan Avdan Eski Camii, kare planlı, ahşap destekli-ahşap tavanlı, alaturka kiremitli bir camidir. Caminin yanındaki hazirede, cami girişinin sağında merdivenle inilen bir türbe bulunmaktadır. Kubbe ile örtülü türbede bir sanduka vardır. . Kubbenin ortasında bir sarık motifi yer alır. Cami ve türbenin dış duvarlarında bol miktarda devşirme malzeme kullanılmıştır. Ayrıca bahçedeki hazirede eski mezar taşları yer almaktadır. Cami ve türbe ile yeni yapılan cami aynı bahçe içindedir. Eski cami şu anda kullanılmamaktadır. Türbe halen ziyarete açıktır.
Solmaz Kasabası Çarşı Camii ve Haziresi:Tavas İlçesi, Solmaz Kasabası’nda bulunan cami; kare planlı, düz ahşap tavanla örtülü kırma çatı ile kaplı bir yapıdır. Minaresi tuğladandır. Mihrabı ve işlemeli tavan göbeği ile döneminin özelliklerini yansıtan bir camidir. Harimde ahşap ayakların taşıdığı kemerler üzerinde kadınlar mahfili yer almaktadır. Pencereleri dikdörtgen formludur. Zaman içinde bazıları alüminyum doğrama ile değiştirilmiştir. Bahçesinde yer alan hazirede 1242 ve 1244 tarihli iki eski mezar bulunmaktadır. Ayrıca cami bahçesinde yer yer devşirme taşlar görülmüştür.
Dedeli Camii:Tavas İlçesi, Orta Mahalle’de bulunan cami, kare planlı ve tek katlı bir yapıdır. İçerisinde ahşap sütunlarla taşınan kadınlar mahfili vardır. Sütunlar arası geçiş bağdadi kemerlerle sağlanmıştır. Harimin tavanında kalem işi süslemelere sahip bir göbek bulunmaktadır. Alçıdan, süslemeli bir mihrabı vardır. Harim duvarları kalem işi süslemelidir. Yapı günümüze çeşitli onarımlar geçirerek ulaşmıştır.
Kızılcabölük Dere Camii : Kızılcabölük Kasabası, Yukarı Mahalle, Köyiçi Mevkii’nde bulunan cami, kare planlı, düz ahşap tavanla örtülü, kiremit kaplı bir yapıdır. Güney, kuzey ve doğu cephelerinde iki sıra halinde, batıda ise tek sıra olarak yerleştirilmiş, dikdörtgen şekilli, ahşap doğramalı pencerelerle aydınlanmaktadır. Yapının çatısı dışa taşarak geniş saçaklar oluşturmuştur. Bu saçaklar ahşap kaplamadır. Son cemaat yeri sonradan örülerek kapatılmıştır. Bahçe içindeki yapının kuzey cephesi avluya bakmaktadır. Diğer cephelerden yol geçmektedir. Bahçe içinde tek katlı geleneksel nitelikte inşa edilmiş bir yapı mevcuttur.
Harime son cemaat içindeki ahşap iki kanatlı kapıdan girilmektedir. Ahşap kapı kanatları, içleri işli dikdörtgen panolardan oluşmuştur. Ahşap kadınlar mahfili ahşap ayaklar ile taşınmaktadır. Ayaklar birbirine kemerler ile bağlanmaktadır. Yığma tarzda inşa edilen yapı, içten ve dıştan sıvalıdır. Kuzey cephede alt sıradaki pencereler içten basık kemerlidir. Yeni inşa edilmiş olan minare taştandır ve camiye göre oldukça yüksektir. Silindirik gövdeli minarenin şerefe altı süslüdür. Konik bir külahla örtülüdür.
Sofular Köyü Camii:Tavas İlçesi, Sofular Köyü Camii tek mekanlı ahşap tavanlı bir yapıdır. Altı sütunla taşınan bir son cemaat yeri mevcuttur. Ahşap tavanda ortada aynalı ve iç içe geçme yıldız motifi oluşturulmuştur. Duvarlarda eski yazı rozetler, mihrapta ise perde motifi yer almaktadır. Malzeme olarak kerpiç ve taş örgü kullanılarak üzeri sıvanmıştır.Çarşı Camii:Tavas İlçesi, Orta Mahalle, Basmacılar Sokak’ta bulunan caminin güney ve batı cepheleri sokağa, doğu ve kuzey cepheleri avluya açılır. Kuzey cephe ortasındaki yarım daire kesitli muhrabiyenin iki yanında yer alan iki dikdörtgen kapıdan camiye girilir. Kareye yakın dikdörtgen planlı iç mekan, göbekli ahşap bir tavan ile örtülüdür. Cephelere iki sıra halinde açılan pencerelerden alt sıradakiler yuvarlak kemerli, üst sıradakiler dikdörtgen şekillidir. Kuzeyde sepet kulplu kemerlerle birbirine bağlanan dokuz ahşap sütunun taşıdığı kadınlar mahfili yer alır. Güney duvarı ortasında yer alan yarım daire nişli mihrabın tepeliğine bitkisel kabartma motifler işlenmiştir. Kuzeybatı köşede yer alan kare kaideli, silindirik gövdeli taş minarenin kapısı üzerinde 1277 H. (1860 M.) tarihli üç satırlık taş kitabe bulunur.
Ovacık Köyü Çarşı Camii :Denizli İli, Tavas İlçesi, Ovacık Köyü’nde yer alan cami, dikdörtgen planlı, kırma çatılı olup, duvarları moloz taş çamur harcı ile örülmüş, üzeri çamur + saman karışımı harçla sıvanmıştır. Ahşap tavanı onarılarak yenilenmiştir. Kuzeyinde ahşap direklere oturan Bursa kemerlerle birbirine bağlı son cemaat yeri yer almaktadır. Yapıyı tüm cephelerde geniş bir ahşap saçak çevrelemektedir. Yapıdaki pencereler basit dikdörtgen açıklıklar şeklindedir. Ön cephenin solunda taş malzeme ile inşa edilmiş minare yer almaktadır.
Horasanlı Köyü Camii: Denizli İli, Tavas İlçesi, Horasanlı Köyü, Köyiçi Mevkii’nde bulunan cami, kare planlı, düz ahşap tavanlı, dört yöne eğimli kırma çatıyla örtülü bir yapıdır. Güney duvarında yer alan mihrap basit olmasına karşın boyut ve görünüşü ile yöresel mimari özellikler taşımaktadır. Harimin altına yerleştirilen yola cepheli, yan yana sıralanan dükkanları, bu tip yöresel eserlerde nadir rastlanan bir mimari tasarım olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm doğramaları ahşap olan yapının son cemaat yeri oldukça sadedir ve sonradan ilave edilmiştir. Yapının minaresi çokgen kaideli, pabucu bilezikli, silindirik gövdeli ve tek şerefelidir.
Nikfer Hasan Feyzi Efendi Camii:Kare planlı yapının, taşıyıcı unsurları ve saçakları kagir olarak inşa edilmiştir. Türbe ile camii aynı çatı altındadır. Dış cephelerdeki pencerelerin dış kenar süsleri cami ve türbenin iç kapıları ile son cemaat yerinde alt ve üst katta görülen kemerli geçişler orijinal yapıya ait kısımlardır. Şimdiki örtüsü semerdan şeklinde, Marsilya tipi kiremitle örtülüdür. Tavan düz ahşap olarak yapılmıştır.
Cami bugünkü kitabesinden anlaşıldığına göre 1872 yılında inşa edilmiştir. Tüm taşıyıcı unsurları ile saçak kısımları kagir olarak yapıldığı sonradan sıva ile kaplandığı anlaşılmıştır. Kare planlı olan yapının bünyesi içinde cami ve türbe bulunmaktadır.Hırka Köyü Camii:Tavas–Kale karayolunun 17. kilometresinde, yolun 1 km güneyindeki Hırka köyündedir. Üzeri kubbe ile örtülü kare planlı bir harim,harimin kuzeyindeki son cemaat yeri kuzey-batı köşesindeki minareden oluşmaktadır.İnşa malzemesi olarak, duvarlarda kabayontu taş, moloz taş ve yer yer kesme taş, pencerelerin atkı taşlarıyla sövelerinde ve harimin giriş açıklığında mermer kullanılmıştır. Duvarlar kısmen sıvalıdır. Doğu ve batı cephelerinde altta üç, üstte iki, güney cephesinde ise altta ve üstte ikişer, pencereden oluşan bir düzenleme görülmektedir. Üst sıra pencereleri cephelerin ortalarına açılmış, bunların iki yanına birer sağır pencere yerleştirilmiştir. Alt sıra pencereleri düz atkı taşlı ve dikdörtgen şekillidir.Atkı taşlı ve söveleri devşirme mermerden yapılmıştır. Harimi örten kubbe sekizgen bir kasnağa sahiptir. Kasnağın her kenarının ortasında, sivri kemerle örtülü birer sağır pencere yer almaktadır. Harimin kuzeybatı köşesindeki minare, kare kesitli bir kürsü üzerinde yükselen silindirik bir gövdeden oluşmaktadır. Kürsü kısmının serbest iki köşesinde kesme taş, diğer kesimlerinde kaba yontu taş kullanılmıştır. Gövde ve yukarısı tamamen kesme taşla inşa edilmiştir.
Arazideki meyil nedeniyle son cemaat yerine altı basamaklı bir merdivenle ulaşılmaktadır. Ahşaptan yapılmış açıklığın önünde dört ahşap destek üzerine oturan ahşap çatılı bir sundurma yer almaktadır. Giriş açıklığının üzeri yuvarlak kemerle örtülüdür. Doğu-batı yönünde uzanan iki sahın halinde düzenlenmiş olan son cemaat yeri, düz ahşap bir tavanla örtülüdür. Yakın bir tarihte yenilenmiş olan ahşap tavanı yirmi iki ahşap destek taşımaktadır. Kuzey cephesi simetrik bir düzene sahiptir. Ortadaki giriş açıklığının iki yanında birer dış mihrap ve birer pencere açıklığı yer alır. Dış mihraplar, mukarnaslı kavsara ile örtülü yarım daire kesitli birer nişten oluşmaktadır. Pencereler ise düz atkı taşlı ve dikdörtgen açıklıklar şeklindedir. Cephenin üst kesiminde, ilk inşaattaki son cemaat yerine ait oldukları anlaşılan dört konsol görülmektedir. Böylece ilk inşaattaki son cemaat yerinin üç birimden oluştuğu saptanabilmektedir. Ancak, örtü şeklini saptamaya yarayacak herhangi bir izi yoktur.
Cephenin ortasında harime girişi sağlayan açıklık yer alır. Yuvarlak kemerli giriş açıklığı, karnı testere şeklinde düzenlenmiş üç dilimli kemer şeklinde bir çökertme içine alınmıştır. Giriş açıklığını örten yuvarlak kemerin üstünde, üç ayrı kartuş içine boya ile yazılmış altı satırlık bir kitabe görülmektedir. Arimin duvarları sıvalıdır. Pencere alınlıklarında ve kubbe göbeğinde yakın tarihlerde yapılmış alçı ve kalem işi süslemeler bulunmaktadır. Harimin kuzeyinde kadınlar mahfili yer alır. Mahfil betonarme olarak yakın bir tarihte yenilenmiştir. Güney duvarının ortasında yer alan mihrap, mukarnaslı kavsara ile örtülü yarım daire kesitli bir niş şeklindedir. Kavsarayı örten yuvarlak kemerin içi istiridye kabuğu şeklinde yivlenmiştir. Kavsaranın üst kesiminde iki selvi ağacı arasına alınmış bir âlem’den oluşan basit bir süslemeye yer verilmiştir. Mihrap dirilnişi içbükey kavisli bir silme ile belirlenen dikdörtgen bir çerçeve içine alınmıştır. Mihrap kesme bir taşla inşa edilmiştir.Minber mermerden yapılmıştır ve sonradan yağlıboya ile boyanmıştır. Kare gövdeden kubbeye geçiş iri tromplarla sağlanmıştır. Tromplar istiridye kabuğu şeklinde yivlendirilmiştir.
Son cemaat yeri alınlığı üzerinde ahşaptan oyulmuş barok karakterli bitkisel süslemeler yer almaktadır. Süslemelerin arasında dinsel içerikli yazılar da bulunmaktadır. Harimin girişinin sövelerinde, üç dilimli çökertme kemerinin yüzeyinde, sütun başlıklarında ve dikdörtgen pervazlar üzerinde barok karakterli çeşitli bitkisel süsleme örnekleri görülmektedir. Minber girişini örten yuvarlak kemerin köşelerinde, şerefe kısmının kemer köşelerinde ve şerefe altı kısmında iri birer gül bezek yer almaktadır.
Yapıda biri harem girişinde, diğer son cemaat yeri girişinde olmak üzere iki kitabe bulunmaktadır. Bunların yanı sıra, yapıya ait olup olmadığını bilemediğimiz, ancak köylülerce son cemaat yerinde bulunduğu ifade edilen ve bugün yapının kuzey batısındaki dış avlu duvarına yerleştirilmiş olan üçüncü bir kitabe vardır. Harimin girişinin üstünde yer alan altı satırlık Osmanlıca kitabe boya ile yazılmıştır. Lütfi adlı bir kişi tarafından yazıldığı anlaşılan kitabede, yapının inşa tarihi ya da inşa ettiren kişi hakkında bilgi verilmemiştir. Ayrıca böyle özenle hazırlanmış mermer bir levha üzerindeki kitabenin boya ile yazılmış olması, bir inşa kitabesi olmadığı izlenimi uyandırmaktadır.Son cemaat girişindeki kitabe, yalnızca “sene 77” yazısının okunduğu bir tarih kitabesidir. Sadece son iki rakamının verilmiş olması, bu tarihin 1077, 1177 ya da 1277 yıllarından birisi olabileceğini düşündürmektedir. Şeklini ve girişi üzerindeki süslemeleri dikkate aldığımızda, bugünkü son cemaat yerinin inşası için 1077/1666–67 ya da 117/1763–64 tarihlere uygun görülmektedir. Bu nedenle söz konusu tarihin 1277/1860–61 olduğunu kabul etmek yerinde olacaktır. Köylülerce yapının son cemaat yerinde bulunduğu ifade edilen ve bu gün dış avlu duvarına yerleştirilmiş olan diğer kitabe, ait olduğu yapının türü ve yaptıranın adı geçmektedir. 1255/1839–40 tarihi, incelemiş olduğumuz cami için uygun bir tarihtir. Ancak, böyle bir kitabe için camide uygun bir yer bulunmamaktadır.Yapıdaki Barok karakterli süslemelerin benzerlerinin batı Anadolu’da XVIII. Yüzyıl ortalarından itibaren görülmesini ve bugünkü son cemaat yerinin 1860–61 tarihinde inşa edilmiş olmasını dikkate alarak, yapının XVIII. yy. ortalarından XIX. yy. ortalarına uzanan bir zaman diliminde inşa edildiğini kabul edebiliriz (Çakmak 1991).Hükümetönü Camii: Sarayköy İlçesi’nde bulunan cami, uzunlamasına dikdörtgen planlı bir harim, sundurma şeklinde ahşap tavanlı son cemaat yeri ve kuzeybatı köşede yer alan minareden meydana gelmiştir. Küçük bir avlu içinde yer alan caminin güney ve batı cepheleri sokağa, kuzey ve doğu cepheleri avluya açılmaktadır.
Kuzey cephe ortasında yer alan dikdörtgen kapıdan harime girilmektedir. Kuzey-güney yönünde dikdörtgen planlı harim, içten düz ahşap tavan, dıştan kiremit kaplı kırma çatı ile örtülmüştür. Mekan; doğu, batı ve ve güney duvarlarda açılmış yuvarlak kemerli, dikdörtgen formlu dokuz pencere ile aydınlanmaktadır. Güney duvarında, yarım daire kesitli, çeyrek küre kavsaralı mihrap nişi yer almaktadır. Mihrap, yanlardan akantus yapraklı sütuncelerle çevrelenmiş, üstte yarım daire tepelikle sonuçlanmıştır. Mihrap nişine, iki yana açılmış perdemotifi, alınlık kısmına kartuş içinde Allah, tepelik kısmına ise 1323 H. Tarihi kalem işi olarak işlenmiştir. Güneybatı köşede ahşap minber yer almaktadır.
Kuzeyde yer alan son cemaat yeri, onarımlar sırasında kısmen kapatılarak oda haline getirilmiştir. Üzeri ahşap çatı ile örtülüdür. Kuzeybatı köşede yer alan minare, kübik bir kaide ile başlamaktadır. Kaidenin doğu cephesinde minareye çıkış kapısı açılmış, üzerine beş satırlık inşa kitabesi yerleştirilmiştir. Metin kısmı net olarak okunamayan kitabenin sonunda 1234 H./ 1906 M. tarihi yer almaktadır. Minare silindirik gövdeli olup, pahlanarak genişleyen şerefe altı, demir parmaklıklı şerefe korkuluklarından sonra silindirik petek ve konik külah ile sonuçlanmaktadır.
Yapıda malzeme olarak, beden duvarlarında moloz taş yığma tekniğinde kullanılmış, duvarlar içten ve dıştan sıvanmıştır. Minare kaidesinde kesme taş, gövdede ise tuğla kullanıldığı gözlemlenmektedir. Harim ve son cemaat yeri örtü sistemlerinde ise ahşap malzeme karşımıza çıkmaktadır.Medreseler :İlin kültür hayatını etkileyen medreselerden, günümüze intikal eden kalmamıştır. Ancak il merkezi Pelitlibağ mahallesindeki, Musa Efendi ve Hadimi Ahmet Efendi Medreseleri ile Musa Mahallesindeki Şirvanlı Şeyh Medresesi, en çok sözü edilenler arasındadır. Halen Acıpayam-Yatağan Kasabasında eski bir medrese kalıntısı ayakta durmaktadır.
Kale Tabea Yalnız Minare :
Baklan Tekke Camii:
Denizli Ulu Camii:
Denizli Delikçınar Yeni Cami:
Denizli Fatih Camisi :
Kayalık Camii:
Eumania Tek Minare:PAMUKKALE EFSANESİ:
Oduncu güzelinin öyküsünü yüzlerce yıldır insanlar anlatırmış. Ben de geleneği bozmayayım. Çok çok eskiden Çökelez Dağı eteklerinde yaşayan, fakir oduncu bir aile varmış. Bu ailenin kızı, o kadar çirkinmiş ki erkek çocuk anneleri onu görünce yollarını değiştiriyormuş. Fakirliği,genç kızın umurunda bile değilmiş ama çirkinliği canına tak etmiş. Çökelez Dağının eteklerinden kendini boşluğa bırakmış.
Su ve tortu dolu havuza hızla düşmüş.Burada uzun süre suların içinde baygın kalmış. O esnada bu su o çirkin kızı güzelliğe boğmuş.Oradan geçmekte olan Denizli Beyinin oğlu, kanlar içinde güzel kızı görmüş. Atına oduncu kızı alıp evine götürmüş. Kız iyileşmiş ve evlenmişler. O günden sonra kadınlar güzelleşmek için bu ılıcaları ziyaret etmeye başlamış. O gün bu gündür güzelleşmek isteyen tüm kadınlar bu suyun içine atarlar kendilerini.
GELİN DİLEK TUTMA TAŞI :
Geçmiş bir zamanda güzeller güzeli geç bir kız, gönlünü köyün çobanına kaptırmış. Ama talihsizliktir ki köyün beyinin oğlunun da kızda gözü vardır. Bir gün evlilik hazırlıklarında olan kız atla nişanlısı olan çobana yemek götürürken yolda arkasındaki beyin oğlunun atıyla ona doğru geldiğini görür. Kız başına gelecekleri anlamıştır. Kendini çobandan başka birine yar etmemek için tanrıdan ona yardım etmesi için dua eder ve ” Tanrım taş olayım ama beni bu beyoğluna yar etmedirder. O arada kızın duası kabul olur ve oracıkta atı ile birlikte taşa dönüşürler.
O günden bu yana yeni gönlünün muradına eren gelinler bu kayaya gelerek evlilik yaşantılarında mutlu olmak için buraya gelerek tanrıdan dilekte bulunurlar. Bu gün bile genç kızlar Karahayıt kasabasında bulunan bu kayaya gelip ziyaret ederler.Tiyatro Frizlerinde İşlenen Mitolojik Konular
APOLLON-MARSYAS GRUBU
Eserin orjinali Helenistik dönemde yapılmıştır. Roma dönemine ait Marsyas repliklerinden de anlaşılacağı gibi, bu iki eserin bir grup olarak yapıldığı bugün kesin olarak saptanmıştır. Kabartmada Marsyas’ın karşısında ise bir İskitli diz çökmüş, büyük bir taş üzerinde bıçağını bilemektedir. Bu sırada da başını kaldırıp karşısında duran Marsyas’a bakmaktadır. Bu olayı arkadan Tanrı Apollon izlemektedir.
Mitolojiye göre; Marsyas Tanrı Apollon ile müzik yarışmasına girme cüreti gösterir. Yarışta en iyi müziği Apollon yapmış ve Marsyas’ı yenmiştir. Neticede Tanrı Apollon ile müzik yarışmasına girme gibi ölçüsüz davranışlarından dolayı Marsyas’ın derisi yüzülecektir.
Bu görev için bir İskitli bulunur. Eserin orjinali M.Ö. 3. yüzyılda yapılmıştır. Kabartmanın devamında Apollon’a Marsyas’ı yendikten sonra (Delphinios) defne ile iki Nimphe tarafından tacı giydirilir. Apollon elinde zafer palmiyesi tutmakta, şerefe içki içerek olayı ve başarısını kutlamaktadır.
APOLLON VE ARTEMİS’İN DOĞUŞU
Apollon ve Artemis, Leto ile Zeus’un çocuklarıdır. Bu iki tanrı daha çok Anadolu kökenli oldukları için Anadolu’da tapınım görmüşlerdir. Apollon ve Artemis, Truva Savaşları’nda da Anadolu tarafını tutmuşlardır.Mitolojiye göre Zeus’tan gebe kalan Leto, Zeus’un karısı Hera’dan korktuğu için Apollon’u Delos Adası’nda doğurur. Yaygın olan mitolojiye göre Leto Artemis’i İzmir yakınlarındaki Klaros’ta doğurmuş ve orada saklamıştır. Onun için Artemis Efes’te baş tanrıça olarak tapınım görmüştür. Apollon’un ise Likya Bölgesi’nde Patara’da doğduğu ve büyüdüğü daha yaygındır. Kabartmada Leto, Apollon’u doğurmak için yatağa uzanmıştır.
Hizmetçiler doğum için yardım etmektedirler. Artemis’in doğumunda ise genç kızlar (Horai) ellerinde lavanta çiçekleri ve afyon kozaları ile kutsal doğum olayını izlemektedirler.
NİOBİDLER EFSANESİ
Niobe efsanesi Anadolu’ya özgüdür. Niobe babasının kral olduğu Sipylos (Manisa) Dağı yöresinde doğmuştur. Tanrıça Leto ile birlikte büyümüş, onunla arkadaşlık etmiştir. Thebai Kralı Amphion ile evlenmiş altı kız, altı erkek olmak üzere oniki çocuk doğurmuştur.
Efsane, Niobe’nin çok çocuklu olmasından kaynaklanır. Niobe kendisini tanrıça Leto ile bir tutmuş, tanrıçanın iki çocuğu var bende ise bir düzine diye gururlanmıştır. Anneleri Leton’un olaya çok üzüldüğünü gören Apollon ve Artemis Niobe’ye çok kızmışlar, oklarıyla Niobe’nin tüm çocuklarını öldürmüşlerdir. Çocuklarını kaybetmenin üzüntüsü ile Niobe taş kesilmiştir.
Efsane Manisa yöresinde bugün hala yaşamaktadır. Burada kadın yüzü şeklinde bir kaya vardır ve göz şeklindeki iki oyuğundan sular sızmaktadır.
HERAKLES-ANTAİOS MÜCADELESİ
Antaios denizler tanrısı Posedion ve toprak ana Garia’dan doğma bir devdir. Antaios Makedonya’daki Devler Savaşı’na katılmıştır.Mitolojiye göre Antaios’u yere sermek olanaksızdır. Her yere düştüğünde toprak ana Garia’dan güç alarak doğrulur ve kalkar. Herakles bu yüzden Antaios’u tutup sırtlar, başka bir ülkeye götürerek öldürür.
HADES’İN PERSEPHONE’Yİ KAÇIRMASI
Persephone, Zeus ile Demeter’in kızıdır. Mitolojiye göre Persephone bir gün kırlarda çiçek toplarken, aniden toprak yarılır. Abrasıyla çıkan Tanrı Hades kızı yakalayıp yeraltına kaçırır. Demeter kızı Persephone’yi her yerde arar ama bulamaz. Sonunda her şeyi gören Güneş Tanrısı Helios, Persephone’nin bulunduğu yeri Demeter’e gösterir.Yeraltına kaçırılan Persephone yüzünden kıtlıklar başlamış, toprağın bereketi kalmamış, mevsimler hep kış olmuştur.
Persephone, Hades’in kendisine verdiği nar meyvesini yemiş ve büyü ile tanrıya bağlanmıştır. Bu olay üzerine Baş Tanrı Zeus araya girerek yılın yarısını, yani çiçek açma ve meyve zamanlarında yer üstünde Demeter’in yanında kalmasını sağlamıştır.Persephone yılın diğer yarısını ise kocası Hades’in yanında geçirecektir. Mevsimlerin oluşması ile Hades’in Persephone’yi kaçırması arasında bu mitoloji ile bağlantı kurulmuştur.
İl İl Türkiye Tanıtım