Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eskişehir Turistik Yerler
26 Şubat 2010

Müze ve Örenyerleri

Eskişehir Arkeoloji Müzesi

Adres: Akarbaşı Mahallesi
Atatürk Bulvarı No: 64
Tel : (+90-222) 230 13 71
Faks : (+90-222) 230 17 49
E-Mail : muze2603@kultur.gov.tr
Not: Müzemiz şu an inşşat halinde ve ziyarete kapalıdır.
Yunus Emre Müzesi

Adres:Mihalcık İlçesi Yunus Emre Beldesi
Yunus Emre Mezar ve Külliyesi
Tel/Faks : (+90-222) 647 50 31

Eskişehir Valiliği Lületaşı Müzesi:

Müzede pipoların yanı sıra lületaşından işlenerek yapılan takılar, hatıra ve kullanım eşyaları ile ulusal ve uluslar arası yarışmalara katılan heykelcikler yer almaktadır. Müzede ellinin üzerinde sanatçıya ait dört yüz eser sergilenmektedir.

Tel: (+90-222) 233 05 82

Yazılıkaya Frig Vadisi
Dağlık Frigya Bölgesi içinde kalan Yazılıkaya Frig Vadisi, bugün Seyitgazi ve Han İlçeleri sınırları içindedir. Vadi, Arkeolojik Sit alanı ve egzotik görünümlü tüm çevresi ile Doğal Sit Alanı olarak tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Yazılıkaya Frig Vadisi, Prehistorik Çağlardan günümüze kadar iskan görmüştür. Arkeolojik çalışmalar ve tarihi kaynaklar, tarihin çok eskilere, Paleolitik Çağ’ a değin uzandığını ortaya koymaktadır. Vadi M.Ö. 3 binde Erken Tunç çağı yerleşimi, M.Ö. 2 binde Hitit yerleşimi görmüştür, M.Ö. 8 inci yüzyıldan sonra Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu,Osmanlı çağlarına ait anıtsal eserler günümüze kadar ulaşmıştır

Antik Yazılıkaya Kenti
Bölgemizde önemli yapıtları olan Frigler, dini merkez olarak Antik Yazılıkaya Kentini seçmişlerdir. Yazılıkaya, Eskişehir İli, Han İlçesi, Yazılıkaya Köyündedir. Kayalık bir platform üzerinde olup, Erken Tunç Çağlarında yerleşim görmüştür. Antik şehirde, Hitit Kültürüne ait kendi stilleri ile yaptıkları kaya kabartmaları ele geçmiştir. Hititlerden sonra bir Frig kenti olarak gelişen Yazılıkaya’ da, Frig Kültürüne ait kale duvarları, yerleşim yerleri, kaya kabartmaları, kaya anıtları, su sarnıçları, sunak yerleri, karlıklar, kaya mezarları, basamaklı anıtlar, nişler, antik yollar, tabiat şartlarından etkilenmişlerse de günümüze ulaşabilmişlerdir. Yoğun Frig yazıtlarını bu bölgede görmekteyiz. Roma ve Bizans Çağlarında Frig yapıtları, dini amaçlarla genelde tahrip edilmiş, kaya barınakları ve kaya mezarları ilave edilmiştir. Dünya Kültürel ve Doğal Mirası listesine dahil edilmek üzere aday gösterilmesi uygun görülen Yazılıkaya Ören yerinin Dünyada eşi ve benzeri yoktur.

Frig Kaya Anıtları (Açık Hava Tapınakları)
Tanrıçalarının çıplak yarlarda olduğuna inanan Frigler; Tapınak cephesi biçiminde işledikleri kayalar önünde dinsel törenlerini yaparlardı.

Yazılıkaya (Midas Anıtı)
Antik Yazılıkaya Platformunun kuzeydoğu yamacında, 17.00 m. yüksekliğinde ve 16.50 m. genişliğinde, doğuya bakan anıt üzerinde yazılar olması nedeniyle “Yazılıkaya” olarak isimlendirilmiştir, Frig Kralı Midas’ a dayandırılarak “Midas Anıtı” da denmektedir. Antik şehir ismini bu anıttan almıştır. M. Ö. 6. yy. ilk çeyreğine tarihlenmektedir. Frig Kaya Anıtlarının en görkemlisi, bölgenin ve dünyanın önemli, ünik yapılarındandır. Üzerindeki çatlakları ile yıkılma tehlikesi arz eden anıtı kurtarabilmek için bilimsel inceleme ve araştırma yapılmaktadır.

Bitmemiş Anıt
Antik Yazılıkaya Platformunun batı yamacında, Yazılıkaya Anıtının yaklaşık 200 m. güneybatısında yer almaktadır. Tamamlanmayarak yarım bırakıldığından arkeolojide “Bitmemiş Anıt” olarak adlandırılır. Tamamlanmamış olması bize Frig Kaya Anıtlarının yapımındaki çalışma metotlarını anlamamızı sağlar. Böylelikle anıtların oluşturulan doğal terasta, iskele kurulmadan yapıldıklarını düşünebiliyoruz. Anıtın batıya bakması ayrı bir özellik arz eder. Frig Kaya Anıtlarının özünü teşkil eden niş, bitirilmemiş olmasından dolayı, anıt yüzeyine işlenmemişse de anıtın sol alt kısmına işlenmiştir. Frizinde lotus – palmet motifi bulunmaktadır.

Bitkisel Motifli Anıt (Sümbüllü Anıt – Damalı Anıt)
Antik Yazılıkaya Platformunun doğu yamacında yer alan bu anıtsal niş, stilize bitkisel motifli akroterinden dolayı Arkeolojide “Hyacinth Anıtı”olarak adlandırılır. Anıtsal niş içinde dama motifleriyle dikkati çeker, diğer anıtlardan ayrıcalıklı olarak, üçgen alınlık altında sadece niş olmasıyla sanki niş’in Friglerce ne denli kutsal olduğunu vurgulamak ister.

Küçük Yazılıkaya (Arezastis) Anıtı
Yazılıkaya Köyünün 2 km. kuzeyinde, Yazılıkaya – Çukurca yolunun 100 m. batısındadır. Anıtın üst cephesindeki Frigçe yazıtlardan dolayı Arezastis Anıtı olarak da bilinir. Frig Kaya Anıtlarının tüm özelliklerini taşıyan bu anıt, tam olarak bitirilmemiştir. Tanrıça Kybele’ nin Frigleri gözlediği inancıyla ufak da olsa anıt yüzeyine, muhakkak bir niş yapılmıştır.

Bahşeyiş Anıtı (Bahşeyiş – Bahşiş Anıtı)
Seyitgazi İlçesi, Kırka Bucağı, Gökbahçe Köyünün hemen yanında ,Kurtkoca Deresi ağzında bulunmaktadır. Üç boyutlu olan Anıt; Frig Kaya Anıtlarının genel özelliklerini taşıması yanında, kapı nişinin ortasında bulunan oyuğun, arkada üçgen alınlığın üstünden aşağı inen bir oyuk ile birleşmesi, “Sıvı Sunak”, “Kült Anıtı” olduğunu anlamamıza yardım eder. Frigler bu anıtı yapmakla; “Kybele” in kendilerine bahşettiği nimetleri tekrar Kybele’ye sunarak, şükran duygularını dile getirmek istemiş olabilirler.

Anıtsal Frig Kaya Mezarı
Antik Yazılıkaya Kentinde, platformun kuzeybatı yamacında, 1970′de tespit edilen Anıtsal Frig Kaya Mezarı, Frig ahşap mimarisini en güzel şekilde temsil etmektedir .Frig mimarisinin iç yapısının en ince detayına kadar işlenmiş olan bu kaya mezarı anakayaya yekpare oyulmuştur, girişi kuzeydendir, yastıklı iki klinesi vardır. 1990 ve 1998′de Eskişehir Müze Müdürlüğünce restore edilmiştir.

Gerdekkaya Mezar Anıtı
Bölge halkının “Kızlar Manastırı” olarak adlandırdığı bu anıt, Seyitgazi, Çukurca Köyünün 500 m. kadar batısındadır. Grek mimarisi içinde Dor Mimari stilinde, iki sütunlu bir tapınak cephesi biçiminde, volkanik tüf kayalığa oyularak, yekpare bir şekilde işlenmiş arcosoliumlu iki mezar odalı anıtsal bir kaya mezarıdır. Dor mimarisinin en ince detayları kayaya işlenmiştir. Hellenistik Çağ’a tarihlenen anıtın üçgen alınlığının altında triglif-metop sıraları bulunmaktadır. 1991 yılında Eskişehir Arkeoloji Müzesi tarafından restore edilmiştir.

Hamamkaya Anıtı
Seyitgazi İlçesi, Çukurca Köyündedir. Mezar kapı nişi altında zor seçilen küçük kabartma figürler vardır. Ancak anıt tahribat görmüştür.

Aslanlı Mabet
Seyitgazi İlçesi, Kümbet Köyü içerisindedir. Frizinde aslanlar olduğu için Aslanlı Mabet olarak bilinir. Mezar odasında “solon” kelimesi okunduğundan “Solon Mezarı” denilmektedir.
Dış cephe ve iç mezar odası tahribata uğramıştır. Frizinde; ortada krater (vazo) ve iki yanında karşılıklı birer aslan figürü kabartma olarak betimlenmiştir. Tepe ve yan akroterleri stilize bitki motifli olup, üçgen çatıyı kaplamaktadır. Giriş tahrip olduğundan, iki yanda bulunan kabartma figürler belirlenememektedir. Hellenistik Çağa ait olmalıdır.

Büyükyayla (Seyircek) Nekropolü
Kırka – Afyon Karayolu üzerinde Büyükyayla Köyü’ nde, ormanlık alanda, Roma ve Bizans çağlarına tarihlenen, ana kayaya oyulmuş oda ve büyük lahit tipi mezarlar bulunmaktadır.

Frig Kaleleri
Kaya yüzeyine tapınak cephesi biçiminde işlenen kaya anıtları ve kaya anıt mezarları yanında, askeri soylular sınıfının yaşadığı, kayalıklar üzerine kurulmuş, tahkimli Frig kaleleri bölgemizde yoğunluk kazanmaktadır.

Genellikle bölgeye hakim tepelere kurulan Frig Kalelerinde, örülmüş sur duvarları yanında, doğal kayaya oyulmuş mazgal delikli sur duvarları, kale girişleri, gizli merdivenler önemli geçitler, dinsel amaçlı anıtsal nişler, kaya mezarları, anıtsal basamaklar, kaya anıtları, kaya rölyefleri, sunaklar, sosyal amaçlı sarnıçlar, karlıklar, ahşap mimari izleri ile Frig kaya işçiliğinin bütün detaylarını görebilmekteyiz. Ufak çaptaki kaleler ise haberleşme kuleleri olarak kullanılmış olmalıdır.
Frig Kaleleri, Hellenistik, Roma ve Bizans Çağlarında, orijinal kullanımları yanında, zamanının kültürünü yansıtan değişik tipte kaya mezarları, kaya anıtları ve kaya barınakları ile kayaya oyulmuş irili ufaklı kiliselerin yapılması ile değişikliklere uğramışlardır. Buna rağmen Frig kaya işçiliğinin detaylarını Frig kalelerinde gözleyebiliriz. Seyitgazi, Çukurca Köyünde; Doğanlı Kale, Çukurca-Yazılıkaya arasında sıralanan, Antik Yazılıkaya’ nın kuzeyinde bulunan: Akpara Kale, Gökgöz Kale, Pişmiş Kale, Kocabaş Kale, Seyitgazi Kümbet Köyünde: Kümbet Vadisi, Kümbet Asar Kale ve Berberini Kaya Kilisesi, Körestan Nekropolü, Delik Kaya, Seyitgazi Yapıldak Köyünde:Yapıldak Kale ve İnli Yayla, Seyitgazi Göcenoluk Köyünde: Zahran Yeraltı Şehri ile Eskişehir Merkez Gökçekısık Köyü Gökçekısık Kale, Han İlçesi Akhisar Köyünde; Akhisar Kale, Dübecik Kale, Sivrihisar Zey Köyü’ nde Zeykale, Merkez Uluçayır Köyü’ nde Keskaya önemli Frig Kale ve yerleşimlerindendir.

Han Antik Kenti
İl Merkezinin güneydoğusundadır. Çifteler İlçesi üzerinden ve tamamı asfalt olan yoldan 104 km., Seyitgazi İlçesi üzerinden 72 km.dir. İlçe Merkezinde 1992 yılında Eskişehir Müzesi tarafından kazı ve araştırma yapılmıştır. Han yeraltı yerleşimi: Doğal kayalıklarda, yeraltına oyularak yapılmıştır. Yeraltına yapılan kat kat mekanlar ile mekanları birbirine bağlayan koridorlar, en alt seviyede, kuzeyden gelen bir temiz su kanalına bağlanmaktadır.

Yapılan araştırmalarda, bugünkü ilçe merkezinde, kayalıklara oyularak yapılmış gömü ve benzeri mekanların yerleri saptanmıştır. Yeraltı şehrinin yakınındaki mezar odası 1992 yılında Eskişehir Müzesi tarafından temizlenmiştir. Gömü odasının girişi güneydoğudandır. Yeraltına oyularak yapılmış üç odadan oluşmaktadır. Odalarda arcosoliumlu sandukalar bulunmaktadır. Oda duvarının özellikle üst seviyesinde ve tavanda rozet, baklava dilimi, fiyonk, yaprak ve fırıldak motifleri bulunmaktadır. Bu bölgede bilinen tek örnektir. Ayrıca ilçe merkezinde kolosal gömü taşları bulunmaktadır. Kent, Müze Müdürlüğü başkanlığında 1992-1993 yılında kazılmaya başlamış, 2004 yılından bu yana Eskişehir Müze Müdürlüğü Başkanlığında, Anadolu Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi, Yrd. Doç. Dr. A. Oğuz ALP danışmalığında kazılmaktadır.

Seyitgazi Kervansarayı ( Eski Han )
Seyitgazi İlçe Merkezi, Derebenek Mahallesindedir. 1635 yılında Erivan Seferine giderken, IV.Murat tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgen planda, kargir olarak inşa edilmiştir. Tamiratlar nedeniyle orijinal görünümünü kaybetmiştir.

Develik Han
Seyitgazi İlçe Merkezi ,Derebenek Mahallesindedir. Seyit Battal Gazi Külliyesinin yaklaşık 150 m. güneyinde yer almaktadır. Kareye yakın dikdörtgen planda, kargir olarak inşa edilmiştir. Selçuklu Dönemi mimari özellikleri taşıyan Han harabe halindedir. Bugünkü haliyle sadece dış duvarlar görülebilmektedir.

Selçuklu Hamamı
Seyitgazi İlçe Merkezi, İkiçeşme Mahallesindedir. Selçuklular Devresinde; 1207-1208 yıllarında Ümmühan Hatun tarafından yaptırılmış, Cumhuriyet Döneminde restore edilmiştir. Bugünkü görünümüyle; kesme taş malzemeden, kubbeli, kubbe kasnağı dıştan çokgendir.

Sücaattin Hamamı
Seyitgazi İlçe Merkezine 7 km. uzaklıkta Arslanbeyli Köyündedir. 1515 yılında Osmanlılar devrinde yapılmıştır. Bir sıra taş, bir sıra tuğla malzemeden, dikdörtgen planlı, üzeri tuğla kubbe örtülüdür. Giriş kapısı kuzeybatı tarafta, yuvarlak kemerli, tuğla örgülüdür. Soğukluk, sıcaklık, külhan bölmeleri ihtiva eder. Hamam harap durumdadır.

Uyuz Hamamı
Seyitgazi İlçe Merkezine 15 km. toprak yolla bağlı Aşağısöğüt Çiftliği Karaağıl Mevkiindedir. Kükürtlü suyu bulunan hamam harap vaziyettedir.

Alpanos Hamamı
Seyitgazi İlçe Merkezine 15 km. asfalt yolla bağlı Sarayören Köyündedir. Bizanslılardan kalmadır.

Çırçır Çeşmesi
Seyitgazi İlçe Merkezi, Çarşı içindedir. Osmanlı Dönemine aittir.

Menimhane ( Ulupınar ) Çeşmesi
Seyitgazi İlçe Merkezi, Çarşı içindedir. Osmanlı Dönemine aittir.

Santabaris Antik Kenti
Bugün antik şehir üzerinde Seyitgazi İlçesine bağlı Bardakçı Köyü yerleşmesi vardır. Güneye inen antik yol üzerindedir. Roma çağında kurulmuş olup, Bizans çağında da önemini muhafaza etmiş piskoposluk merkezi olmuştur. Daha sonra önemini kaybetmiştir.

Fethiye Örenyeri
Seyitgazi İlçesi, Kırka Beldesine bağlı Fethiye Köyü sınırları içindedir. Fethiye Köyünden Büyükyayla Köyüne giden toprak yolun sağ tarafında, Örenlik Mevkiindedir. Özellikle Roma ve Bizans Çağına ait kaya mezarları ile bir kiliseye ait kalıntılar mevcuttur.

Midaion / Karahöyük
Midaion/Karahöyük Eskişehir İlinin 30 km doğusunda,Alpu ovasına hakim bir alanda kurulan höyük Tunç Çağından Bizans Çağına kadar kesintisiz yerleşim görmüştür. Yerleşim alanı höyüğün eteklerinde yaklaşık 500 m. Çapında bir alana yayılmakta ve kuzey doğu eteklerinde nekdopolle son bulmaktadır. Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü’nün maddi ve manevi destekleri ile Doç.Dr.A.Nejat Bilgen başkanlığında arasında Karahöyük(Midaion) yüzey araştırması yapılmıştır.

Özel Müzeler

Cumhuriyet Müzesi
Cumhuriyet döneminin Eskişehirdeki en eski binalarından biri olan eski askerlik şubesi olarak bilinen, Odunpazarı semtindeki tarihi bina Anadolu Üniversitesine tahsis edildikten sonra restore edilmiş ve Cumhuriyet Müzesi olarak düzenlenmiştir. Cumhuriyet Tarihi Müzesi, 23 Nisan 1994 günü düzenlenen bir törenle hizmete açılmıştır.

Batılı emperyalist güçlerin Osmanlı Devletini haritadan silmek, ulusu köleleştirmek için Birinci Dünya Savaşından sonra başlattığı işgalci harekete karşı Türk Ulusu, yaşlısıyla genciyle, kadınıyla erkeğiyle, zenginiyle fakiriyle, askeriyle siviliyle, kentlisiyle köylüsüyle bütünleşip Mustafa Kemal Atatürkün önderliğinde bir Kurtuluş Destanı yazarak onlara fırsat vermediği gibi, Türk Ulusunu çağ dışı bırakan Osmanlı İmparatorluğunu da ortadan kaldırarak çağdaş, demokratik, laik, tam bağımsız ulusal yeni bir devlet kurdu. Anadolu Üniversitesi Cumhuriyet Müzesinde bu devletin kuruluş öyküsü belgelerle yer almaktadır. Müzede, Türkiyenin kuruluşunu anlatan 130 fotoğraf, Mustafa Kemal Atatürkün çeşitli dönemlere ait 51 portresi bulunmakta, bunların her biri tarihe tanıklık etmektedir.

Müzede, Eskişehir yöresine ait çok sayıda etnoğrafik eser de yer bulunmaktadır. Müze, özellikle yakın tarihimizle ilgili araştırma yapanlar için de zengin bir kitaplığa sahiptir. Bu kitaplıktaki yapıtlar arasında Prof. Dr. Emre Kongar tarafından bağışlanan kitaplar özel bir öneme sahiptir

Çağdaş Sanatlar Müzesi

Anadolu Üniversitesi Yunusemre Kampüsü’nün merkezinde yer alan ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi örneklerinden olup, döneminde Askeri Kışla ve Talimgah Binası olarak kullanılmıştır. Bu yapı, Anadolu Üniversitesi’nin isteği üzerine T. C. Kültür Bakanlığı Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 09.12.1988 tarih ve 358 sayılı yazısı ile tescillenmiştir. 1998 yılında başlayan ve otuz ayda onarılan tek katlı dikdörtgen planlı yapı, dıştan dışa 13,25 x 43,15 m. boyutunda olup ahşap tavanlı iç yüksekliği 3,80 m’ dir. Dış cephe orijinale bağlı kalınarak sarı-beyaza boyanmıştır.

Otoparka yakın yeşil alan içerisinde yer alan müze binasında her biri 110 m² olan 3 adet sergi salonunun yanı sıra belgelikler ve yönetim bölümleri yer almaktadır.

Müze koleksiyonu yıllar içinde oluşan sanatsal birikimin sonucu gerçekleşmiştir. Önce Uygulamalı Güzel Sanatlar Yüksek Okulu, daha sonra Güzel Sanatlar Fakültesi’nin denetiminde Türk sanatına aralıksız 10 yıl hizmet veren Palet Sanat Galerisi, burada ürünlerini sergileyen yerli, yabancı sanatçıların yapıtlarını üniversite koleksiyonuna kazandırmıştır. Üniversite koleksiyonundan seçilen yapıtlarla da Çağdaş Sanatlar Müzesi’nin koleksiyonu oluşturulmuştur.

Zaman içerisinde zenginleşecek müze koleksiyonunda 172 Türk , 51 yabancı , 223 sanatçının yapıtı bulunmaktadır.

Termal Turizm

Yeraltı suları açısından nitel ve nicel olarak, son derece zengin olan Eskişehir’de Termal Su, çok eski çağlardan beri yaygın olarak kullanılmaktadır. Pek çok bilimsel ve akademik tartışmada antik Dorlaion kentinin kuruluş yeri olarak, Eskişehir merkezindeki sıcak sular bölgesi gösterilmektedir.

Eski Yunanlı yazar Athenaus, M.Ö. 200 yıllarında yazdığı kitabında, içilebilen sıcak sulardan söz etmektedir. Bizans döneminde Eskişehir, şifalı sıcak suları nedeniyle, Bizans imparatorlarının dinlenme merkezlerinden birisi olmuştur.

Roma döneminde Köprübaşı ve Sıcak Sular bölgelerinde bulunan hamam ve kaplıcalar nedeniyle Eskişehir, tercih edilen bir yerleşim yeri olmuştur. Eskişehir bir su kentidir. Eskişehir’e su kenti olma onurunu sağlayan öğelerden birincisi, ilin merkez ve çarşısındaki şifalı su kaynaklarıdır. Bu nedenle Eskişehir, tarih boyunca şifalı Frigya-Phreygia Salutaris olarak bilinen bölgenin önemli yerleşimlerinden birisi olmuştur.

Termal turizm potansiyeli açısından oldukça zengin olan Eskişehir’de Çardak Kaplıcası maden suyu, birinci derecede önemli ve öncelikli termal kaynak suları arasındadır. Yine, Kızılinler, Yenisofça, Hasırca termal kaynağı ve Sakarcılıca termal kaynağı, Türkiye’nin üçüncü drece önem ve öncelikli termal su kaynaklarındandır.

Kent merkezi, halen yıkanma amaçlı hamamlarda kullanılan termal sular açısından çok zengin olan Eskişehir’de, termal kaynaklar İl merkezi de dahil olmak üzere il yüzeyinin tamamına dağılmış haldedir. Merkez İlçe, Alpu, Beylikova, Çifteler, Günyüzü, İnönü, Mihalgazi, Mihalıççık ve Sarıcakaya İlçelerinde termal olanaklar belli ölçülerde değerlendirilmektedir.

Eskişehir Kaplıcası (Merkez): İl merkezinde, Porsuk Çayı’nın güney kıyısında, geniş bir alandaki 5 kaynaktan oluşmaktadır. Merkez’deki hamamlar kaplıca suyundan kendi açtıkları artezyen kuyuları ya da belediyenin açmış olduğu kaptaj kuyusu yoluyla yararlanmaktadır. Suyun ana kaynağı, kaptaj kuyusu olup, sıcaklığı 38-45 ˚C arasında değişmektedir. 30lt/sn miktarında çıkan su, Merkezde Odunpazarı semtinde verilen kullanma suyuna katılmaktadır.

Eskişehir merkez kaplıcaları, tıbbi amaçlı olduğu kadar mevcut konaklama imkanları ile turizm amaçlı da kullanılmaktadır. Böbrek taşları, safra kesesi, gut ve cilt hastalıklarına iyi gelmektedir. Bu Hamamlardan bazılarının adları Has Otel Termal, Yeni Hamam, Erkekler Hamamı, Bahçeli Hamam v.b.dir.

Hasırca Kaplıcası (Merkez): Türkiye’nin 3. derece önemli ve öncelikli kaplıcaları arasında yer almaktadır. İl merkezinde 30 km. Kızılinler köyüne 15 km. uzaklıkta çiftlik içerisinde bulunan yuvarlak bir havuzun içinden kaynaklanmaktadır. Dışarıda büyük bir yüzme havuzunda toplanan su, sonradan toprağa bırakılmaktadır. Yüzme sporu için yararlanılan suyun kimyasal ve fiziko-kimyasal tahlili yapılmıştır. Bikarbonat, sülfat, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve bromür içeren kaplıca suyunun debisi 4 lt/sn., sıcaklığı 32 ˚ C dir ve oligometalik bir maden bulunur. Romatizmal hastalıklara, dolaşım ve kalp hastalıklarına, sinir sisteminin uyarılmasına ve metobalizma bozukluklarına iyi gelmektedir.

Kızılinler Kaplıcası (Merkez): Eskişehir’e 13 km. uzaklıkta Merkez, Kızılinler köyündedir. Köyde bitişik nizamda pansiyon tipinde 4 odada kaplıca hizmeti verilmektedir. Kimyasal ve fiziko-kimyasal analizi yapılan su bikarbonat, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve bromür içermektedir. Debisi 0.4 lt/sn olan suyun sıcaklığı 38˚ olup, mide, böbrek, bağırsak, romatizma, kadın hastalıkları ve cilt hastalıkları tedavisinde yararlıdır.

Kızilinler Mevkii, 08.12.2006 tarih ve 26370 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.11.2006 tarih ve 11264 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Termal Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir.

Aşağı Ve Yukarı Ilıca (Merkez): İl merkezinin 30 km güneyinde, Kalabak deresine karışan Ilıca suyu kenarındadır. Kaynaklar basit duvarlar içindedir. Suları sıcak, doğal lezzette hafif kükürtlüdür. Ağrılı hastalıklar ve en çok yıkanmak için kullanılır.

Uyuzhamam Kaplıcası (Alpu): Alpu’nun 16 km. güneydoğusunda aynı isimli köyden çıkan su, üzeri 1.5 m.derinliğinde ve 5×4 m. boyutlarında duvarla çevrili iki havuzun birinden kaynayıp diğerinden taşmaktadır. 29 ˚C sıcaklığındaki kaplıca suyunun debisi 1 lt/sn.dir. Toprak alkali hidrokarbonatlı sular gurubuna giren uyuz hamamı suyundan içme ve bonyo uygulamalarıyla yararlanılır. Kaplıca suyu özellikle deri hastalıklarında olumlu etki yapmaktadır. Ayrıca suyun yatağındaki çamur da bu hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Kaplıcada tesis bulunmamaktadır.

Çifteler Hamamı (Çifteler): Kırkızbaşı köyünün yakınında Sakarya başındadır. Basit bir hamamı vardır. Sular dere oluşturacak kadar boldur. Sıcak doğal tatda kükürt kokuludur. Ağrılı hastalıklara iyi gelir.

Çardak (Hamamkarahisar) Kaplıcası (Günyüzü): Sivrihisar Polatlı yolundan Günyüzü’ne ayrılan yolun 15.km’sinde Hamamkarahisar adlı köyün yakınında bulunan kaplıcanın suyu hafif eğimli bir tepenin yamacındaki tek bir kaynaktan çıkmaktadır. 35˚ C sıcaklıktaki suyun debisi 45 lt/sn’dir. Kaplıcada yer alan ve tarihsel değeri de olan iki hamamın içinde 1.5 m derinliğinde ve 6×6 m boyutlarında biri erkeklere biri kadınlara ayrılmış iki havuz vardır. Günyüzü İlçesi’nin malı olan suyun bulunduğu alandaki konaklama tesisleri İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğince kiraya verilmektedir.Çardak Hamamı Kaplıca suyu, kükürtlü ve toprak alkali hidrokarbonatlı bir su olup, özellikle deri hastalıklarında olumlu etki yapmaktadır.

Sakarılıca Kaplıcası : İl merkezinin 32 km kuzeyinde Sakarya vadisinde bir sel yatağından kaynaklanmaktadır. Sıcaklığı 43-48 ˚C arasında değişen ve debisi 3 lt /sn olan kaplıca suyu, yörede bulunan hamamlara tümüyle örtülü bir kaptaj kuyusundan üstü kapalı bir kanalla gelmektedir. Suyun analizi yapılmıştır. Akan suyun sıcaklığı 53 ˚ C’dir. Nevrit, nevralji, kronik romatizmel hastalıklar, kırık-çıkık sekelleri, kadın hastalıkları, lumbago, diabet, şişmanlık ve böbrek hastalıklarına iyi gelmektedir. Aynı yörede 25.5 ˚C sıcaklıkta ve maden suyu niteliğinde bir su daha kaynamaktadır. Ancak bu su yeterince değerlendirilmemektedir. İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğine ait termal bir otelin yanı sıra Sakarıılıca Belediyesine ait değişik konaklama imkanları da bulunmaktadır.
Sakarıılıca Mevkii, 17.10.1993 tarih ve 21731 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi ilan edilmiş ve 16.12.2006 tarih ve 26378 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 04.12.2006 tarih ve 11354 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Termal Turizm Merkezi sınırları genişletilmiştir.

Yarıkçı Kaplıcası (Mihalıççık): Mihalıççık İlçe Merkezinin güneydoğusunda Sazak İstasyonunun kuzeyinde, Yarıkçı köyünün doğusunda, Hamam Dağının eteğinde, Hamam Deresinin kenarındadır. Denizden yüksekliği 900 m’dir. Sıcak ve soğuk hamamları vardır. Suları kalsiyum karbonat biriktirmekte, bunların örnekleri vadide taşlaşmış çağlayanlar şeklinde görülmektedir. 39 ˚C deki sular fazla kükürt kokuludur. İçinde kükürt de bulunmaktadır. Karbondioksitten yana çok zengindir. Romatizma, yara ve felçlere iyi gelir. Pek çok sayıda kaynak bulunmaktadır. İki kaynağın üstü kubbe ile örtülerek kaplıca haline getirilmiştir. Sıcak sular banyo binasındaki havuzların dibinden ve köşelerden çıkmaktadır. Havuzlar dört köşelidir.

Laçin Maden Suyu (Sarıcakaya): Sarıcakaya ilçe merkezinin 13.km. doğusunda Laçin köyünde bulunan maden suyu şişelenerek bir süre üretim ve pazarlaması yapılmışsa da işin devamlılığı sağlanamamıştır. Bu gün atıl durumda bulunmaktadır.

Korunan Alanlar

Eskişehir Mihalıççık, Alpu ve Sarıcakaya Yabanıl Hayatı Koruma Sahası : Kuzeyi Mahmuthisar, Sarıyar Barajı, Gökçekaya Barajı ve Sakarya Nehri’nin güney kıyısını takiben Mayıslar Köyü, güneyi ise Kozyu, Çardak, Bahçekuyu, Ağaçhisar, Yukarıdereköy, Kozlubel, Sepetçi, Tandır ve Yarımca Köylerini birleştiren hat. Batısı Yarımca, Dağküplü’den Mayıslar Köyü. Doğusu Kozlu, Gözeler, Obruk, Mahmuthisar’ı takiben Sarıyar Barajı güney kıyısı.

Eskişehir Günyüzü-Kayakent Yaban Hayatı Koruma Sahası : Batısı Sakarya mahallesi, Musluk Boğazı mevkii, yolu takiben Karacaören Köyüne kadar; Kuzeyi Karacaören Köyünden başlayarak yolu takiben Kuzuören Köyü, Selbelik, Üçcevizler sırtını takip eden stabilize yol, Kayakent-Gümüşkonak asfaltı, Karaağaç Ağılı mevkii, Sakarya Nehrinin birleştiği yere kadar. Güneyi Çakmak Yaylası yolu, Sakarya Nehrini takiben Sakarya Mahallesi arasında kalan saha.

Eskişehir Sivrihisar-Balıkdamı Yaban Hayatı Koruma Sahası : Kurtşeyh-Ahiler yolu, Karaçayır mevkii, Sakarya Nehri Karabent köprüsü; buradan Balıkkaya sırtı, Kurtşeyh Köyüne ulaşan yol arasında kalan saha.

Geyik Alanı Tabiat Anıtı


Yelinüstü Mağarası: Sivrihisar ile Günyüzü-Sakarya Nehri arasında uzanan Sivrihisar Dağları’nın son bölümünü oluşturan Arayit Dağı’nın (1819m) doğu yamacında bulunan Yelinüstü Mağarası; Kayakent(Holanta) kasabasının hemen kenarında yer alır. Günyüzü ovasına hakim bir noktadaki mağaraya Ankara-Eskişehir veya Ankara-Polatlı-Yunak(Konya) karayollarından gidilmektedir. Ankara-Eskişehir karayolundan ayrılan Günyüzü-Yunak yolunun üzerinde bulunan Kayakent’in hemen kenarındaki Yelinüstü Mağarası’na herhangi bir vasıta veya yaya olarak gidilebilmektedir. Yarı yatay-yarı dikey uzanımlı olan Yelinüstü Mağarası, birbirine bağlı iki kat ve dört büyük salondan meydana gelmiştir. Girişteki salonda tahrip edilmiş su havuzları(sarnıç)yer alır. Eğimli Büyük Salon’da bulunan dev sarnıç hiç tahrip olmamış ve çok muhteşemdir. Bu salonun sonunda bulunan ve girişe göre (0 m) – 83 m ve – 90 metrede yer alan iki salon ise görünümleri son derece güzel sarkıt, dikit, sütun, duvar ve perde damlataşları ile kaplıdır. Bu arkeolojik kalıntı ve ilginç oluşum ve gelişim özellikleri nedeniyle; Yelinüstü mağarası, turizm amaçlı kullanıma uygundur. Ayrıca askeri amaçlarla lojistik alan ve sığınak olarak, depolamacılık ve kültür mantarcılığı için de kullanıma uygundur.

Yelini Mağarası: Sivrihisar ile Günyüzü-Sakarya Nehri arasında uzanan Sivrihisar Dağları’nın Sakarya Nehri’ne bakan ve ovada kaybolan güneydoğu uç noktasında yer alır. Mağaraya Ankara-Eskişehir veya Ankara-Polatlı –Yunak karayollarından gidilmektedir. Ankara-Eskişehir karayolunun Günyüzü ilçesine ayrılan ve Kayakent Kasabasından geçerek Yunak(Konya)’a giden asfalt yol ile mağaranın yakınına kadar gidilmektedir. Üst Paleolotik dönemden beri insanlar için sığınak ve ibadet yeri olarak kullanılan Yelini Mağarası’nın içi, görünümleri son derece güzel sarkıt, dikit, sütun, makarna sarkıtlar, duvar ve perde damlataşları ile kaplıdır. Büyük boyutlara ulaşan bu oluşumların yanı sıra mağara dışında ve içerisinde antropolojik ve arkeolojik kalıntı veya izler mevcuttur. Tüm bu özellikler, Yelini Mağarası’nı turizm amaçlı kullanım için cazip bir mağara haline getirmişlerdir. Ayrıca ulaşımı da kolaydır.

Beyyayla Düdeni : Eskişehir’in kuzeyinde, Sakarya Nehri’nin tabanında bulunan Sarıcakaya ilçesinin kuzeyindeki Beyyayla Köyü’nün 1,5 km kuzeybatısında yer alır. Sakarya Nehri tarafından 900-1000 m yarılan yüksek bir karstik plato üzerinde, kuzeye(Yenipazar Polyesi) doğru gelişen mağaraya Sarıcakaya-Beyyayla köyü yolundan gidilmektedir. Bu yol, köye kadar düzgündür. Buradan sonra, 1,5 km’lik dar bir yolda, herhangi bir araçla mağaranın önüne kadar varılır. Akarsularca derince yarılarak askıda kalmış yüksek bir bölgede bulunan Beyyayla Düdeni, iki ucundan açık yerköprü özelliğinde bir mağaradır. Mağaranın içinde yer altı deresi, göller ve yer yer damlataş şekilleri yer alır. Bu özellikleri turizm amaçlı kullanıma uygundur. Ayrıca doğal çevrenin vahşi güzelliği görülmeğe değerdir.

Ulubük Mağarası : Alpu ilçesinin yaklaşık 30 km kuzey batısında, Alpınar Köyünün 2 km güneyindeki Ulubük Yaylası’nda yer alır. Mağaranın bulunduğu alan Sakarya Nehri ve Porsuk Çayı(Eskişehir) akarsu havzalarını birbirinden ayıran yüksek bir sırt halindedir. Sakarya’ya bakan mağaraya Eskişehir-Alpu-Gökçekaya Barajı yolu ile gidilmektedir. Alpu’dan Gökçekaya Barajı’na giden yolun 20. kilometresinden sola ayrılan 10 km.lik stabilize yol, önce Ulubük Yaylası’na daha sonra da Alapınar Köyünden geçer ve Sakarı Karacaören’e gider. Mağaranın önüne kadar herhangi bir vasıtayla gidilebilir. Sakarya Nehri’ne bakan ormanlık yüksek bir alanda bulunan Ulubük Mağarası’nın içi, zengin damlataşlarla kaplıdır. Ancak mağara çok küçük ve basık olduğundan, insan zorlukla yürüyebilmektedir. Bu nedenle turizm amaçlı kullanıma fazla uygun değildir. Buna karşın Prehistorik Dönemlerde insanlar tarafından kullanıldığından dolayı antropolojik önemi son derece fazladır. Bölgede, tarih öncesi devirlerde kullanılan mağaralar çok azdır. Burada yapılacak kazıda, ilk insanın özellikleri ve hareketlerini aydınlatacak eserler bulunabilir.

Kara Mağara : Alpu’nun yaklaşık 25 km kuzeydoğundan bulunan Karacaören köyünün 2 km kuzeyindeki Sulununkıran Tepe’sinin Sakarya Nehri’ne bakan kuzey yamacının başlangıcında yer alır. Kanyon şekilli derin vadi içinde akan Sakarya’nın sol yamacının en üst kesiminde bulunan mağaraya, Alpu-Gökçekaya Barajı yoluyla gidilmektedir. Bu yoldan ayrılan stabilize yol, Kuzayva ve Gümele köylerinden geçerek Karacaören’e varır. Bu yol, daha sonra Otluk ve Kandamlamış köylerinden geçerek Eskişehir-Alpu-Mihalıççık-Nallıhan yoluna bağlanır. Karacaören köyünden yarım saatlik yürüyüşle Kara Mağara’ya ulaşılmaktadır. İçeri görünümleri son derece güzel sarkıt dikit, sütun ve duvar damlataşları ile kaplı olan Kara Mağara, turizm amaçlı kullanıma son derece uygun fiziksel özelliklere sahiptir. Ayrıca gerek mağara çevresinin vahşi güzelliği(Sakarya Nehri ve Gökçekaya Barajı hemen önündedir.) ve uçaktan bakıyor hissi vermesi ve gerekse ulaşımın kolay olması, önemini daha da artırmaktadır.

Koçakkıran Mağarası : Kötüfatma, Karamıkini ve Kara Mağaralarının çok yakınında bulunur. Mihalıççık ilçesine bağlı Otluk Köyü’nün Açtım mahallesinin yakınındaki Koçakkıran Tepe(1358 m)’nin 1 km kuzeyinde, Sakarya Nehri’nin sol yamacının hemen hemen orta kesiminde yer alan mağaraya, Alpu-Karacaören-Otluk veya Alpu-Bozan-Büğdüz-Kandamlamış-Otluk yollarından biriyle gidilebilir. Açtım mahallesine kadar herhangi bir vasıtayla, buradan da dik bir yamaçla bir saatlik yürüyüşle mağaraya ulaşılır. Fiziki özellikleri ve görünümleri son derece güzel ve ilginç yoğun damalataşların (sarkıt, dikit, sütun, duvar ve perde damlataşları, damlataş havuzları, patlamış mısır şekilli damlataşlar) varlığı nedeniyle turizm amaçlı kullanıma son derece uygundur. Mağaranın hemen önünde bulunan Sakarya Nehri ve Gökçekaya Baraj gölü ve doğal çevrenin güzelliği bu önemini iyice arttırmaktadır. Ayrıca depolamacılık ve askeri amaçlarla da değerlendirilebilir.

Karakaya Mağarası : Mihalıççık ilçesinin kuzeybatısında bulunan Yalımkaya (Domya) köyünün 1 km doğusunda, Sakarya Nehri’nin kolu olan Domya Deresi’nin sağ yamacında yer alır. Yüksek dağlar arasında batıdan doğuya doğru(ters yönde), derin gömülü vadi içinde akan Domya (Gürleyik) Deresi, bölgeyi yararak parçalamıştır. Mağaraya Eskişehir-Mihalıççık yolundan ayrılan Büydüz-Sasa-Yalımkaya köyüne kadar araçla, buradan da bir saatlik yürüyüşle mağaraya ulaşılır. Kayabaşı Tepe’nin(1263m) kuzeyindeki dik yamaçta bulunan mağaraya, çoğu yerde ip kullanılarak inilmektedir. Akarsularca derince yarılmış bir bölgede bulunan Karakaya Mağarası’nın içi, oluşum ve gelişimleri son derece ilginç sarkıt, dikit, sütun duvar ve perde damlataşları, örtü damlataşları(akma taşlar), sulu damlataş havuzları, makarnalar, patlamış mısır şekilli damlataşlar ile kaplıdır. Kahverengi, siyah, gri-kurşuni, gri ve beyaz renkli olan bu şekillerin üzeri gri, beyaz ve siyah renkli yeni oluşumlarla sıvanmaktadır. Ülkemizde bu tür gelişimi olan damlataşlara hemen hemen rastlanmamıştır. Bu özelliği ile Karakaya Mağarası, turizm amaçlı kullanıma son derece uygundur. Ayrıca mağaranın bulunduğu bölgenin doğal güzelliği, yayla ve dağ turizmine elverişli alanların çokluğu önemlidir.

Sarıkaya Mağarası : Karakaya Mağarası’nın 1,5 km doğusunda, Domya Deresi’nin kolu olan ve boğaz şekilli derin bir vadi içinde akan Çatalkaya Deresi’nin sol yamacında yer alır. İki mağara arasında Yarılgan Sırtı bulunur. Bu mağaraya da Eskişehir-Mihalıççık yolundan ayrılan Büydüz-Sasa-Yalımkaya ve Mihalıççık-Gürleyik-Yalımkaya yollarıyla veya Gürleyik’ten başlayan Domya Deresi’nin derin kanyonu içinde 1 saatlik yürüyüşle gidilmektedir. Sarıkaya Mağarasının içi, görünümleri son derece güzel sarkıt, dikit, sütun,duvar ve perde damlataşları ve damlataş havuzları ile kaplıdır ve mağaranın fiziki özellikleri insanların girip-çıkmasına uygundur. Bu nedenlerle turizm amaçlı kullanıma çok elverişlidir. Ayrıca bundan önceki bölümde anlatılan ve ilginç damlataşlara sahip olan Karakaya Mağarası’na çok yakın oluşu ve doğal çevrenin güzelliği, bu önemi daha da arttırmaktadır.

İnönü Mağarası : Eskişehir’in güneybatısında bulunan İnönü ilçesinin yaslandığı büyük dikliğin orta bölümünde gelişmiştir. Çok uzaklardan bile fark edilen ilçeye bakan büyük ağzı olan mağaranın bulunduğu alan; Sarısu Deresi’ne karışan Baca, Alikaya ve Kaldıra Dereleri tarafından derince yarılan bir plato şeklindedir. Bu platoluk alanın kuzeyinde İnönü Ovası yer alır. Eskişehir-İnönü-Kütahya karayolu veya Ankara-Eskişehir-İstanbul demiryoluyla gitmek mümkündür. Geniş ağızlı, yarımay şeklinde büyük bir boşluktan oluşan İnönü, gelişememiş bir mağaradır. İçerisinde mağaralara görsel güzellik veren herhangi bir damlataş oluşumu yoktur. Bu özellikler turizm amaçlı kullanım için olumsuz bir faktördür. Ancak mağaranın basamaklar halinde yükselmesi, yerli kaya sütunları arasından farklı mekanlara geçişler ve mağaradan Sarısu Deresi havzasının muhteşem görünüşü, bu olumsuzluğu bir ölçüde ortadan kaldırmıştır. Bu nedenle küçük düzenlemeler yapılarak İnönü Mağarası turizme açılabilir.

Hava Sporları

İnönü Planör Kampı : Atatürk’ün emri ile 1936 yılında kurulan İnönü Türk Hava Kurumu Planör ve Paraşüt Kampı ülkemizde paraşüt ve planör eğitiminin verildiği önemli merkezlerden biridir. Yaz aylarında paraşüt, planör, yelken kanat, yamaç paraşütü, mikrolayt ve balon kursları verilmektedir. Tesis hem havacılık eğitimi hem de piknik için idealdir.

Türk Hava Kurumu Eğitim Merkezi’ nin bulunduğu bu kampta dünya standartlarında eğitici ve öğreticilerinin eşliğinde her türlü hava sporunu yapılabilmektedir.

Kuş Gözlem Alanı

Türkmenbaba Dağı,Aliken,Balıkdamı,Sarıyar Barajı ve Hamam Dağı Kuş Alanları Eskişehir ilde bulunmaktadır.

Fidanlık Orman İçi Dinlenme Yeri: Eskişehir kent merkezine 7 km. uzaklıkta bulunan Orman Fidanlığı, Karacaşehir Köyü’nün hemen yakınındadır. 1962 yılında tesis edilen Fidanlığın güneyinde yer alan yamacın üst kısımlarında ise Karacaşehir Kalesi’nin yıkıntıları bulunmaktadır. Porsuk çayı kenarında, ağaçlık bir alan olup, toplu taşıma araçları ile ulaşım mümkündür. Eskişehir halkının dinlenme ve eğlence gereksinimini karşılamada önemli bir yere sahiptir. 12 hektar büyüklüğündeki Orman Fidanlığı’nın piknik alanlarında, masalar ve banklar, çocuk oyun bahçeleri, büfe,ocaklar,su ve tuvalet bulunmaktadır.

Bademlik : Odunpazarı semtinin üst kısımlarında yer alan Bademlik piknik alanı, kent merkezine yakınlığı dolayısıyla özellikle gençler tarafından tercih edilen bir piknik alanıdır. Bölge badem ağaçlarıyla kaplı olduğu için bu adla anılır. Bademlik’te çay bahçeleri, yemek servisi de yapılan bir restaurant ve son yıllarda kullanılmayan bir yüzme havuzu bulunmaktadır. Tüm Eskişehir Ovası’na hakim bir noktada kurulmuş olan Bademlik piknik alanı aynı zamanda iyi bir seyir terasıdır.

Musaözü Barajı : Eskişehir-Kütahya yolu üzerinde Merkez İlçe’ye 21 km uzaklıkta 50 hektar büyüklüğünde bir piknik alanıdır. D.S.İ. Sulama göletinin çevresinde oluşturulan dinlenme alanından günübirlik yararlanılabilir. 1967 yılında tesis edilmiştir. Karaçam, meşe , söğüt ve ardıç türlerinden oluşan yeşil örtüsü ve olta balıkçılığına imkan veren sazan, yayın kerevit bulunan göleti, dinlenme yerinin doğal değerleridir.

Şelale (Kalabak) Orman İçi Dinlenme Yeri : Kalabak köyü yakınlarındaki orman içi dinlenme yeri, adını aldığı şelalesi ve karaçam, ardıç, çınar, akçaağaç, fındık, söğüt, alıç, kavak, kızılcık, böğürtlen, yabani gül, meşe, sarmaşık türlerinden oluşan zengin floryasıyla güzel bir doğal görünüme sahiptir. 10 hektar büyüklüğündedir. 1988 yılında tesis edilmiştir. İl merkezine 42 km. uzaklıktadır.

Karataş Orman İçi Dinlenme Yeri : Şehir merkezine 20 km. uzaklıktaki orman içi dinlenme yeri, Eskişehir-Sarıcakaya yolu üzerindedir. Bitki örtüsünü oluşturan meşe ağaçlarıyla piknik yapmak için ideal bir alandır. 1998 yılında tesis edilmiştir.

Çatacık Orman İçi Dinlenme Yeri : 4 hektar büyüklüğünde, Mihalıççık ilçesi sınırları içerisindedir. 1967 yılında tesis edilmiştir. 1.350.m. rakımdaki alan günübirlik kullanım tesislerine sahiptir. Sarıçam ormanı ve bitişiğindeki Geyik üretme istasyonundaki geyikler görülmeye değer güzelliktedir. İl merkezine 85 km., Mihalıççık ve Alpu’ya 40 km. uzaklıktadır.

Hasırca : Eskişehir merkezine 30 km. uzaklıkta bulunan piknik alanı, aynı zamanda Hasırca Çiftliği olarak da bilinir. Porsuk Barajı yakınlarındaki piknik alanında Kızılay’ın bir gençlik kampı bulunur. Çam ormanı içerisinde cilt hastalıklarına iyi gelen biri açık, diğeri kapalı iki kaplıcası vardır.

Kalabak Başı : Türken Dağı eteklerinde yer alan ve Eskişehir’in içme suyu kaynaklarının bulunduğu Kalabak Mevkii, temiz havası ve lezzetli içme sularıyla, orman içinde tercih edilen bir piknik alanıdır.

Şoförler Çeşmesi : Eskişehir merkezine 17 km. uzaklıkta olan bu orman içi dinlenme yeri, özellikle kaliteli içme suyu ve doğal güzelliğiyle Eskişehir’lileri çeker.

Regülatör : Eskişehir-Kütahya karayolunun 5.km.sindedir. En çok tercih edilen piknik alanlarından biridir. D.S.İ.’nin büyük bir regülatörünün hemen yanında yer alır. Piknik için her türlü olanak vardır.

Yabanıl Hayat

İlin kuzeyinde yer alan Çatacık ormanları yabanıl hayat bakımından oldukça zengindir. Porsuk, Seydisuyu ve Sakarya Nehri ile, Sarıyar ve Porsuk Barajlarında bol miktarda sazan,yayın,karagöz gibi tatlısu balıkları bulunur. Sivrihisar yakınlarındaki Yakapınar ve Balıkdamı da gerek göçmen kuşlara barınak olması, gerekse yabanıl hayat açısından oldukça önemlidir:

Omurgasız Fauna Örnekleri: Tüylü arı, yedi noktalı uğur böceği, mayıs böceği, kırlangıç kuyruk, lahana kelebeği,limon kelebeği, gümüşçizgi, amiral kelebeği ve bağ salyangozu.

Omurgalı Fauna Örnekleri: Küçük semender, ova kurbağası, kara kurbağası, kara kaplumbağası, kör yılan, sarı yılan, sarı sucul yılan, hazer yılanı (ok yılanı), kedigözlü yılan, şeritli engerek, yeşil kertenkele ve cüce kertenkele.

Kuşlar: Küçük batağan, alaca balıkcıl, erguvani balıkçıl, leylek, angıt, atmaca, kızıl şahin, kara akbaba, küçük akbaba, şah kartal, kerkenez, kınalı keklik, bıldırcın, kaya güvercini, gökçe güvercin, kumru, üveyik, ishak kuşu, kukumav, ebabil, ibibik, alaca ağaçkakan, boğmaklı toygar, tepeli toygar, orman toygarı, kulaklı toygar, tarlakuşu, kuyrukakan, boz kuyrukakan, taş kızılı, karatavuk, benekli sinekkapan, kızılsırtlı örümcek kuşu, karaalın örümcek kuşu, saksağan, ekin kargası, leş kargası, kuzgun, sığırcık, ispinoz, küçük iskete, saka ve tarla kiraz kuşu.

Memeliler: Farekulaklı küçük yarasa, kör fare, tarla faresi, tarla sincabı, yabani tavşan, kirpi, kızıl tilki, kurt, çakal, su samuru, step vaşağı, ulugeyik, yaban domuzu.

Bu haber toplam 50 defa okunmustur
YORUM EKLE
Ad Soyad: *
E-Mail Adresiniz: *
Yorumunuz: *
DIGER HABERLER
reklam
site ekle film izle film izle erotik film izle online film izle film izle film izle program indir dizi izle oyun oyna Online Hd Film İzle Metinsarac.Com film izle